Anahtar kelimeler: Kodunun Pet Taş Geçmeyen Çıkış Atfıyla İşten Kalması Kesinlik Nihai

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... (Belediye) ile ... Pet. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Şirket) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 49.292,41 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 73.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ücreti ve kötüniyet tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline ve işten çıkış kodunun değiştirilerek düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar Belediye ve Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Kurum ve Belediyeden hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının işten ayrılış bildirgesinin açıkça ortada olduğunu, işten ayrılışta davacının kusurunun olduğunu, bu sebeple dava dilekçesinde talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Dâhili davalı ... (SGK) vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olup açılan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddinin gerektiğini, davacının çıkış bildirgesinin işveren tarafından internet ortamında düzenlendiğini, çıkış kodunu işverenin seçtiğini, davanın muhatabının müvekkil Kurum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Şirket ve Belediye vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işten ayrılış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken tespit talebinin reddinin hatalı olduğu belirtilerek davalılardan Belediye ve Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle alacak davasının kısmen kabulüne ve tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalılar vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.2. Davalılar vekili tespit davasına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde; iş sözleşmesinin sona erme nedeninin devamsızlık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;A. Alacak Davası YönündenDavalılar vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,B. Tespit Davası YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.K A R Ş I O YDavacı işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile birlikte işverence bildirilen çıkış kodunun da düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 9/3 hükmü gereğince iş sözleşmesi sona eren sigortalı hakkında işten ayrılmasını takip eden on günlük süre içerisinde işveren tarafından işten ayrılış bildirgesinin düzenlenmesi gerekir. Aynı husus, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin .... maddesinde de öngörülmüştür. İşten ayrılma bildirgesinde işaretlenmesi gereken hususlardan biri de işten çıkış kodudur.İşten ayrılma bildirgelerinde yer alan işten çıkış kodları, iş sözleşmesinin kim tarafından ve hangi sebeple sonlandırıldığını gösteren kayıtlardır. İşveren, SGK tarafından belirlenmiş olan işten çıkış kodlarından, iş sözleşmesinin sona erme sebebine uygun olanı seçerek işaretlemekle yükümlüdür. İşten çıkış kodunun gerçeğe uygun bildirimi, işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanması ya da başka bir işe girmede olumlu referans teşkil edebilmesi bakımından önemlidir.İşveren, işten ayrılış bildirgesinde yer alan çıkış kodunu işten ayrılma tarihini takip eden on günlük sürede e-bildirge sistemi üzerinden düzeltebilir. On günlük süre geçtikten sonra düzeltme yapabilmek için işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Merkezine/İl Müdürlüğüne başvurulması gerekir. SGK'nın ███████ sayılı Genelgesinde, işverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik değişiklik taleplerinin, buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi hâlinde kabul edileceği belirtilmiştir.İşçi, çıkış kodunun düzeltilmesi için işverenle veya işveren temsilcisiyle birlikte Kuruma başvurabilir. İşverenin birlikte başvurmayı reddetmesi durumunda işçi, lehine sonuçlanmış olan ihbar veya kıdem tazminatı talepli alacak ya da işe iade davasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı ile başvurarak düzeltme isteğinde bulunabilir. İşçinin tek başına yaptığı bu tür başvuruların SGK tarafından kabul edildiği de bilinen bir gerçektir. Diğer taraftan işçinin, ihbar veya kıdem tazminatı talepli alacak ya da işe iade davası açmadan, işveren tarafından işten çıkış koduna yönelik yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla dava açması da mümkündür. Ancak işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla ayrı bir dava açabilmesi için güncel hukuki yararının varlığını ortaya koymalıdır.Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan bu tür davalar “çıkış kodunun düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmakta ise de davanın, SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında “tespit davası” niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira söz konusu dava ile işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığı aranacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki; aynı tespit işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı davasında da yapıldığından işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı davası açmış olan işçinin “çıkış kodunun düzeltilmesi” davasını açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Aynı husus, arabuluculukta kıdem veya ihbar tazminatı ödenmesi yönünde yapılan anlaşmalar için de geçerlidir.Somut olayda davacı işçi dava dilekçesinde ödenmeyen işçilik alacakları bulunması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ancak davalı işverenin işten çıkış kodunu işçinin "haklı sebeple feshi" olarak girmesi gerekirken kötüniyetli davranarak "devamsızlık" olarak gösterdiğini iddia ederek kıdem tazminatının tahsili ile birlikte işten çıkış kodunun "haklı sebeple fesih" olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı işverenler cevap dilekçesinde davacının haklı bir neden göstermeden ve önceden bildirimde bulunmadan devamsızlık yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince iş sözleşmesini davacının haklı nedenle feshettiğini ispat ettiği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulüne, çıkış kodunun düzeltilmesi talebinin ise mahkeme kararına gerek olmaksızın değiştirilebilmesi nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vererek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek çıkış kodunun değiştirilmesinin davacının iş sözleşmesinin ne şekilde sona erdiği hususunun tespitine bağlı olduğu ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına karar vererek kod ... olarak bildirilen çıkış kodunun kod ... olarak (işçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle fesih) değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı işçi, kıdem tazminatı talebiyle birlikte işten çıkış kodunun da düzeltilmesini istemiştir. Alacak ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi talepleri iki ayrı dava olup işçinin, kıdem tazminatının kabulüne dair kesinleşmiş mahkeme kararı ile birlikte tek başına SGK’ya başvurarak çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür.Hâl böyle olunca; davacının, çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit talebi yönünden güncel hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Bu nedenle işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu talep yönünden bozulması gerektiği kanaati ile Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.