Anahtar kelimeler: Avanos Manevî Erkeğin Kayseri Yoksulluk Erkek Kadının Nafakası Davalıkarşı Tedbir
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Avanos 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve iştirak nafakası miktarları yönünden yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçe kısmında taraflara yüklenen kusurlu vakıalar açıkça belirtilmediğinden kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve iştirak nafakası miktarları yönünden temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen 12.12.2024 tarihli karara karşı davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf yoluna başvurmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı-karşı davacı erkeğin tazminat miktarları dışında Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı-karşı davacı erkek vekilinin "kusur, kadının kabul edilen boşanma davası, hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı" yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair hususlarda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince; kadına " erkeğin ailesi ile görüşmediği, kendi ailesinin müdahalesine izin verdiği," kusurları; erkeğe ise; "ağır hakaretler ve aşağılayıcı sözler sarf ettiği, psikolojik ve ekonomik şiddete maruz bıraktığı, davacı karşı davalı kadının kendi ailesi tarafından maddi destek aldığı" kusurları yüklenmiş, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilmiştir. Erkek, 12.12.2024 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığından; usuli kazanılmış hak ilkesinin sonucu olarak erkeğe yüklenen kusurlar kesinleşmiş olup ayrıca kadına da yüklenen kusurlar dışında başkaca kusur yüklenemeyecektir.
Kadına yüklenen " erkeğin ailesi ile görüşmediği, kendi ailesinin müdahalesine izin verdiği," kusurlarına erkeğin dilekçelerinde dayanmadığı, erkek, istinaf yoluna başvurmadığından kadına başkaca da kusur yüklenemeyeceği, bu haliyle belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, açıklanan nedenlerle erkeğin davasının reddi gerekirken, kanun hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek erkeğin davasında boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, kadının davasında verilen boşanma hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. O halde, erkeğin davası yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti konusunda dava tarihindeki haklılık durumuna göre hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin, " "kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası, hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarına" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2. Sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü yönünden davacı-karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3. Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Murat'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Rabia'ya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!