Anahtar kelimeler: Hmukun Tutuklama Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin İşleyecek Neticesinde Faizi Cmukun

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.HÜKÜM
: Davanın kısmen kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 11.611,76 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.441,91 TL TL maddi tazminatın ve 22.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve karar 02.12.2019 tarihinde kesinleşmiş, akabinde davacı vekili tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesi tarafından 13.02.2024 tarihli, █████████ başvuru numaralı karar ile hükmedilen manevi tazminat miktarının Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda ödenmesine hükmettiği ya da hükmedebileceği tazminat miktarına göre düşük olduğu sonucuna varılarak Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine hükmedilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 10.311,76 TL maddi ve taleple bağlı olarak 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve davalı idare lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğine ilişkindir.Davacı vekilinin temyiz sebepleri; belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik hesaplandığına, manevi tazminat miktarının oldukça düşük kaldığına ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "kıyafet değiştirmek suretiyle yağma, cürüm eşyasını saklamak, satın almak, buna tavassut etmek ve alıkoyak" suçlarından yargılandığı, 28.03.2002 - 13.07.2005 tarihleri arasında toplam 1203 gün tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 17.03.2009 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARGerekçeli karar başlığında "466 Sayılı Uyarınca Tazminat" olarak yazılması gereken dava türünün yazılmaması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Dava dilekçesinde maddi tazminat için tutuklama tarihinden, manevi tazminat için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması talep edilmiş olmasına rağmen, hükmedilen maddi tazminata dava tarihi olan 11.09.2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün davacı lehine maddi ve manevi tazminat takdir edilen 2. fıkrasının 1. paragrafının, "10.311,76 TL maddi tazminatın, 28.03.2002 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte, taleple bağlı olarak 100.000 TL manevi tazminatın ise 11.09.2014 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.