Anahtar kelimeler: Görüşü Koruma Tedbirleri Tedbirlerinin Sınırının Kesinlik Neticesinde Talebi Bazı İnfazı
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "█████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 200.000 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; 694 sayılı KHK ile değişik CMK'nın 142/9 maddesi gereği, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarına ( 1.200.000,00 TL ) göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretinin, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretin üstünde kaldığından ve ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağından, davalı lehine 48.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sulh ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen 13.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan yargılandığı, 20.03.2018 - 07.05.2019 tarihleri arasında toplam 413 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının mahkumiyetine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli kararı ile davacı hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, sanığın █████/2014 tarihinde işlediği kullanmak üzere uyuşturucu-uyarıcı madde bulundurmak suçundan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından █████/2015 tarihinde, ██████████ Esas numaralı iddianame ile kamu davası açıldığı, İstanbul 78. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2015 tarih ve 2015/5 29... /731 Karar sayılı kararı ile CMK 223/8 maddesi uyarınca davanın durmasına karar verildiği, kararın █████/2015 tarihinde kesinleştiği, dosyadaki suçun ise bu durma kararının verilmesinden sonra işlendiği ve ihlal niteliğinde eylem olduğu, ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı belirlenmekle; sanık hakkındaki kamu davasının değişen suç vasfı dikkate alınarak TCK 191/5 ve CMK 223/8. maddesi 1.cümlesi uyarınca düşmesine karar verildiği, kararın 19.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacı hakkındaki kamu davasının değişen suç vasfı dikkate alınarak TCK 191/5 ve CMK 223/8. maddesi 1. cümlesi uyarınca düşmesine karar verildiği, ancak beraat kararının verilmesi halinde tazminat istenebileceği, dava konusu olayda CMK'nın 142/2 maddesinde belirtilen tazminat isteme koşullarının gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından CMK'nın 144/3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün "Haksız koruma tedbiri nedeniyle tazminat" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tamamen reddedilmesi, davacının toplam 1.200.000,00 TL tazminat talebinde bulunması ve bu miktara göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "48.000,00 TL" vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 13.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, hüküm fıkrasının vekalet ücretinin belirlendiği ikinci fıkrasında bulunan "13.500,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "48.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!