Anahtar kelimeler: Tapulama Köyünde Vasfıyla Tarla İli İlçesi Asli Müdahil Temsilcisi Kesinlik
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
KARAR
: Davanın reddine
Taraflar arasında taşınmazın orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar asli müdahil Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre 1979 yılında yapılarak 1980 yılında kesinleşen kadastro çalışmasında, dava konusu 653 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edildiği, taşınmazın bulunduğu köyde orman kadastrosunun yapılmadığı, sınırındaki ... köyü 1 01... sayılı orman parselinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre 2008 yılında yapılan çalışmayla orman vasfıyla tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 653 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanuna göre yapılan ve 11.11.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmalarında tarla vasfı ile davalı adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın memleket haritası ve orman amenajman haritalarında orman olarak görüldüğünü, taşınmazın Devlet ormanı olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlik ve diğer sebeplerle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, zamanaşımıyla iktisap edilemeyeceğini, tespit ve tescilin iptali ile davaya konu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil Hazine temsilcisi; 08.06.2010 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı ... İdaresinin, ... köyü 653 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tescilinin iptalini talep ettiğini, kolluk araştırmasında davalının ölü olduğunun anlaşıldığı, 8 celse davalının verasetini sunmadığı, mirasçılarını davaya dahil etmediği, davacı idarenin talebi üzerine başka bir ...'a tebligat çıkarıldığı, şahsın dava konusu yerde taşınmazı olmadığını belirttiğini, mahallinde keşif icra edildiği, mahalli bilirkişilerin beyanına göre taşınmazın ... isimli kişinin kullanımında olduğunun belirtildiği, ... köyü Muhtarlığından gelen cevabi yazıda da ... adlı kişinin davalı ... mirasçısı olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin ...'ın veraset belgesi için süre istediği, Mahkemece de 12.02.2013 tarihli 25.celsede bu konuda davacı vekiline tapuda isim tashihi açmak için yetki ve süre verildiğini, 26.02.2013 tarihli 26. celsede davacı vekilinin talebi üzerine davaya dahil edilen davalı ... davalı listesinden çıkarıldığını. tekrar tapuda isim tashihi davası açmak için yetki ve süre verildiği, 28.05.2013 tarihli 27.celsede davacı kurum tarafından ... isimli yeni bir şahsın bulduğunu ve ... mirasçılarının davalı olarak davaya dahil edildiği, dava konusu taşınmazın ... kızı ... adına kayıtlı olduğu, uzunca bir yargılama sonrasında taraf teşkilinin sağlanmadığını, bir an taraf teşkilinin sağlandığı düşünülse dahi, işin esasına girildiğinde dava konusu edilen yerin uzun zamandan beri şahısların kullanımında olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, bu hususun hava fotoğraflarında da görüldüğü belirtilerek davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ile müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; davacı ... İdaresinin, davasını 653 parsel sayılı taşınmazın tapuda maliki olarak gözüken ...'a yönelterek açtığını, yargılama sırasında tapuda ... olarak gözüken kişinin aslında ... olduğunu bildirdiğini, Mahkemece bu durum kabul edilerek ... mirasçılarına tebligat çıkartıldığı, davacı ... İdaresine ilgili Mahkemede, 653 sayılı parsele ilişkin tapuda isim düzeltme davası açmak üzere süre verilip eldeki davada isim düzeltme davasının bekletici mesele yapılması, dava sonuçlandıktan sonra taraf teşkili sağlanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, tapu maliki tam olarak belirlenmeden usûlünce taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmiş olmasının doğru görülmediği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı vekiline tapuda isim tashihi yapmak üzere yetki ve süre verilmiş, davacı vekili bu konu ile ilgili İlçe Tapu Müdürlüğüne başvurmuş ve gelen cevaba göre dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ... olan malik adının ... olarak düzeltildiği, ... mirasçılarının daha önceden davaya dahil edilmiş olduğu, dava konusu yerden orman kadastrosunun geçmediği, uygulanan hava fotoğrafı neticesinde düzenlenen orman yüksek mühendislerinin raporuna göre taşınmazın açık alanda kaldığı ve orman olmadığı, ... köyünde yapılan orman tahdidinin ... köyünde ilan edilmediği, bu suretle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirtilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Asli müdahil Hazine Temsilcisi; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını, mahalli bilirkişilerin imar-ihyanın ne zaman başladığını, nasıl yapıldığını, ne şekilde sürdürüldüğünü beyan etmediğini, ... bilirkişi raporunda imar-ihyanın ne zaman başladığını, nasıl yapıldığını, ne şekilde sürdürüldüğünü, ne zaman tamamlandığının belirtilmediğini, 20 yıllık zilyetliğin tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmeden karar verildiği iddiasıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 24.09.2009 tarihli duruşma tutanağında Hazinenin asli müdahil olarak davaya dahil edildiği, asli müdahil olmasına rağmen karar başlığında hatalı şekilde dahili davacı olarak gösterildiği, 08.06.2010 tarihli duruşma tutanağında Hazinenin, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tescilini talep ettiğini belirttiği ve Hazinenin harçtan muaf olduğu, Hazinenin tescil talebine yönelik bir karar verilmesi gerekirken karar verilmediği, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve Kanun'a aykırı olduğu anlaşılmakla hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Asli müdahil Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!