Anahtar kelimeler: Görüşü Koruma Tedbirleri Tedbirlerinin Sınırının Kesinlik Neticesinde Talebi Bazı İnfazı

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Davanın kısmen kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, BozmaDavacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "█████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve yatırmış olduğu nakdi kefalet sebebiyle 47.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın nakdi kefaletin dava tarihi olan 27.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, CMK'nın 141-142 maddeleri kapsamında tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada manevi tazminat isteme koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, davanın kısmen kabulü ile 29.01.20 09... .09.2019 tarihleri arasındaki yasal faiz miktarı olan 9.547,40 TL maddi tazminatın 22.11.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz talebi yönünden temyiz isteminin kesinlik sınırı dikkate alınarak reddedilmesi, davacı vekili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi tazminatın gerçek zararı yansıtmadığına, kefalet bedelinin faizi olarak hesaplanan tazminat miktarının enflasyon karşısında değer kaybına uğradığına ve manevi tazminat davasının kabul edilmesi gerektiğine olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve reddedilen kısım üzerinden lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tefecilik ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 29.12.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 10.000,00 TL nakdi kefalet karşılığında adli kontrol şartıyla serbest kaldığı, yapılan yargılama sonunda tefecilik suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.02.2019 tarihinde kesinleştiği, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, gözaltı ve adli kontrol tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARTemyize konu Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde en son bozmaya konu olan hükmün karar tarihi olan 29.01.2020 tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 5.390,00 TL olduğu, davalı vekili yönünden kabul edilen miktar itibarıyla temyize tabi olduğu anlaşılarak tebliğnamede temyiz istemlerinin miktar bakımından kesin olduğundan bahisle reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;İlk Derece Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin faiz işletilmesi talebinde bulunması karşısında, dava tarihi olan 27.11.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihi olarak 22.11.2019 tarihinden tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinim kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin belirlendiği kısımda yer alan "22.11.2019" ibaresinin çıkarılarak yerine "27.11.2019" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2026 tarihinde karar verildi.