Anahtar kelimeler: Rücuen Niyetli Yazim Borca Tllik Kötü Kalmak Den Olmamak Devamına

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketinin, dava dışı ... .... .... ... ... ... ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, icra takibine yapılan itirazın 45.721,60 TL'lik kısmı üzerinden iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davalı davaya cevap vermemiştir.DELİLLER
: Dava dilekçesi, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.Yargıtay İBK'nun █████/1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında, "... Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerektiği" belirtilmiştir.Buna göre, TTK'nun 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda görevli mahkemenin, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.Öte yandan "Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" başlıklı TTK'nun 5/1. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Mutlak ticari davalar TTK'nun 4. maddesinde sayılmış, bunun yanında aynı maddenin "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısına ödediği hasar bedelini, kazaya sebebiyet veren davalıdan TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Bu durumda uyuşmazlığın ...Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava dilekçesi,.... .... .... Esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısına ödediği hasar bedelini, kazaya sebebiyet veren davalıdan TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve özellikle █████/1944 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, sigortacının kanuni halefiyete dayanarak açtığı rücu davalarının sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, temelini haksız fiil veya sigortalının taraf olduğu diğer hukuki ilişkilerin oluşturduğu, bu nedenle görevli mahkemenin de sigortacının halef olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerektiği, somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısı olan gerçek kişinin aracında meydana gelen ve haksız fiilden kaynaklanan zararı tazmin ettiği ve bu zararı haksız fiil sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalıdan talep ettiği, uyuşmazlığın temelinin haksız fiil olduğu, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, tarafların tacir olmasının ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmamasından dolayı nispi ticari dava niteliği de taşımadığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmamasının HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı teşkil ettiği ve bu eksikliğin giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın, HMK'nun 114/1. maddesinin (c) bendi ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin, karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır