Anahtar kelimeler: Karşıyaka Kazasından Kesinlik Şartı Eksiklikleri İzmir İstemi Sayisi Esastan Adliye
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının, davalı Bakanlığa bağlı...Tersanesi Komutanlığı'nın Tersane .... Sk. No:... Karşıyaka/İzmir adresinde armador işçisi olarak çalıştığını, iş kazasının meydana geldiği 08.03.2018 tarihinde, konteynerdeki halatların çözümü işini yapmakta iken yere düştüğünü, iş kazasının oluş şekli, iş güvenliği konusundaki eksiklikler ve iş güvenliğine ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin % 100 kusurlu olduğunu, meydana gelen iş kazası neticesinde davacının her iki bacağında maluliyet oluştuğunu, yaşam boyu beden gücü kaybına uğradığını, davacının ücret bordrolarında belirtilen ücret karşılığı çalıştığını, ücret bordroları ile sabit olduğu üzere davacının sendikalı olup, Toplu İş Sözleşmesi sosyal haklarından faydalandığını, her ay fazla mesai yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, davacının gelirinin tespitinde ücret, sosyal haklar, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücretinin esas alınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı T.C. ... vekili cevap dilekçesi ile davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacının talebini dayandırdığı olaylar ve yargısal işlemlerin tarihleri göz önüne alındığında dava konusu edilen taleplerin zarnanaşımına uğramış olduğunu, dava açarkerı davacının ne kadar alacak iddiasında bulunabileceğini hesaplayabilecek konumda olduğunu, bu yüzden bu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacının fazlaya ilişkin hakkı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davalının çalıştığı iş yeri itibarıyla davanın İzmir Adliyesinde açılması gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davada davalı idareye husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira idarenin bir kusuru olmadığını, bu nedenlerden dolayı husumet itirazında bulunduklarını ve davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının ikematgahı Ankara ilinde olduğunu, davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, ...Tersanesi Kornutanlığında 08.03.2018 tarihinde 8W 4000 seyyar vagon tip dizel jeneratörün intikali maksadıyla hazırlanması faaliyeti esnasında C Sınıfı İdareci ve Destek Elemanı Sa.Üc.İşçi ...'un konteyner üzerinden düşme neticesinde yaralanmalı iş kazası meydana geldiğini, kaza sonrası ... Teftiş Kurulu Başkanlığında görevli Askeri İş Müfettişi tarafından 15.02.2019 tarihinde kaza ile ilgili özel teftiş raporu düzenlenmiş olduğunu, Askeri İş Müfettiş Raporunun davalı Kurum görüşü olmadığını, Milli Savurma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında görevli Askeri İş Müfettişinin hazırladığı 15.02.2019 tarihli Özel Teftiş Raporu incelendiğinde, iş kazası kusur oranlarının % 80 işveren ve % 20 kazaya karışan işçiye verildiği UYAP'tan temin edilen dava dilekçesi eklerinden tespit edilmiş olduğunu, davanın usulden reddine, esasa girildiği taktirde davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davanın kabulüne,
1-1.199.009,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının gelirinin ve bakiye ömrünün hatalı tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile tespit edilen gelir ve bakiye ömür hatalı olduğundan buna bağlı olarak yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, SGK tarafından bildirilen PSD miktarının hatalı olduğunu, davacıya yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, davalı Kurumun kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, davacının iş göremezlik oranının ATK raporunda belirlenen orandan yüksek olduğunu iddia ederek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı T.C. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun davadan sorumlu olmadığını, davalı idarenin kazada doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir kusuru yada sorumluluğu olmadığını, kazada müvekkili idarenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranışı söz konusu olmadığını, hesaplanan tazminat miktarlarının hayatın olağan akışına aykırı olup çok yüksek hesaplandığını, bütün raporlarda tazminat miktarının güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılması usül ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişilerce yapılacak hesaplamaların kazanın oluş tarihinde ki tarifelere göre belirlenmesi gerektiğini, Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarını da yüksek olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili ve davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı vekilinin hükmedilen tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2. Davacı vekili ve davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!