Anahtar kelimeler: Şifai Madenler Lojistik Emtia Büyükçekmece Edimini İşinde Nakliye Anlaştığnıı Ödemediğini

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... Lojistik A.Ş.,nin uluslararası nakliye işi yaptığını, davacı müvekkilinin, davalı ... Madenler Ticaret Limited Şirketi ile emtia taşıma işinde anlaştığnıı ve taşıma işlerini yaptığını, davacı müvekkilinin, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak edimini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın fatura bedellerini davacı müvekkiline ödemediğini, taraflar arasında yapılan şifai görüşmelerden de sonuç alınamaması nedeniyle Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../.... E. Sayılı dosyasında fatura alacaklarına ilişkin olarak davalı tarafa karşı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden taraflarınca huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak davacı müvekkili tarafından düzenlenen fatura alacaklarının likit alacak olduğunu, bu nedenle davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle davacı müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, neticede Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı icra dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve işlemiş-işleyecek faiz ve faiz oranı yönünden devamına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada ispat yükünün davacı şirkete ait olduğunu, davacı şirket alacak iddiasını hiçbir suretle kanıtlayamadığını, davacı şirketin iddialarının aksine, taraflara arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete borcunun olmadığını, nitekim davacı şirketin, herhangi bir taşıma sözleşmesini ne icra takibine ve ne de huzurdaki davaya ek yapmadığını, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunmadığı gibi, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinin ekinde delil olarak dayandığı faturanın, müvekkili şirket aleyhine kesin bir borç doğurduğu iddiası tamamen maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira sayın başkanlığın bilgi ve takdirlerlerinde olduğu üzere faturanın, hukuki anlamda alacağın varlığını ispat eden tek başına yeterli bir belge olmadığının açık olduğunu, nitekim bu hususun, Türk Ticaret Kanunu’nun 21.Maddesinin 2.Fıkrası uyarınca da faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi faturanın kesin delil olduğu anlamına gelmemekte yalnızca aleyhe karine oluşturmakta olduğu izahtan vareste olduğunu, tek taraflı olarak davacı şirket tarafından hazırlanmış bir hesap ekstresinin müvekkili şirket açısından hukuki bir bağlayıcılığının bulunmadığını, neticede huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı şirket aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin .../... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin .../..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 13.684,50 EURO fatura alacağı ve 43,30 EURO işlemiş faiz olmak üzere 13.727,80 EURO yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.Uyuşmazlık, davacının Büyükçekmece İcra Dairesinin .../.... Esas Sayılı takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı borçluya kesilen faturalar ve cari hesap alacağı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı ile davalının kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı ... Lojistik A.Ş tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Dosya kapsamındaki taşıma belgeleri birlikte değerlendirildiğinde; taşıma yetkilerinin geçerli olduğu, araç ve plaka bilgilerinin belgelerle uyumlu bulunduğu, transit rejiminin usule uygun yürütüldüğü, mühür ve güvenlik ihlali kaydı olmadığı ve taşıyıcı kusuruna ilişkin belgeye rastlanmadığı kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenindir. Davaya konu somut uyuşmazlığa gelindiğinde Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 -2025yıllarına ait yılına ait olduğu, Davacı tarafın ticari Defter ve Detaylıca verilen davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre 2024 -2025 yıllarında fatura kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı yana Ödeme Yapıldığı bu Hususta Davacının yanın davalıdan kaydı olarak Takip Tarihi İtibariyle (29.06.2025 – Kur 45,37) Takip tarihi olan 29.06.2025 itibariyle (1 € = 45,37 TL) 13.684,50 € alacağın TL karşılığı 620.573,77 TL’dir Takip tarihi itibariyle TL karşılığı: 620.573,77 TL Dava Tarihi İtibariyle (11.11.2025 – Kur 48,90) 13.684,50 € x 48,90 TL = 669.179,05 TL, Dava tarihi itibariyle TL karşılığı: 669.179,05 TL Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemenizce davacı tarafın Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa Davacı yanın cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 489,27 Euro hesap edildiği, ancak davacı yan takip talebinde işlemiş faiz olarak 43,30 Euro talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacı yanın davalı yandan 43,30 Euro işlemiş faiz alacaklı olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.Faturaya konu hizmetin ifa edildiğini TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 uyarınca davacı ispat etmelidir.TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Mahkememizce SMM bilirkişisi vasıtası ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen raporda davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği, davacının defterlerinde faturanın kayırlı olduğu, davalı defterlerinin sunulmaması nedeni ile incelenemediği ancak davalının 2024 Yılı BA kaydından 31 adet faturanın kayıtlı olduğu, davacının takibe konu 13.684,50 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, .../... Esas ve .../... Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ve edimin ifa edildiğinin TMK madde 6, HMK madde 190 ve HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca davacı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.Davacı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taşıma hizmetini verdiğini taşınan emtianın teslim edildiğine ilişkin belgeleri, buna ilişkin teslim ve yol güzergah bilgileri ile ispat etmesi gerektiğinden bu yönde sunulan evraklar üzerinde SMM bilirkişisi ile birlikte sektör bilirkişisi vasıtası ile inceleme yapılmış olup düzenlenen █████/2026 raporda parsiyel yükleme şeklinde karayolu taşımacılığı yapıldığı, transit refakat belgesi, CMR taşıma senedi, taşıt kartları ve gümrük kayıtları , araç ve plaka bilgileri ile rejim ve güzergah bilgileri karşılaştırıldığında taşıma işinin yapıldığı, hizmetin ifa edildiği ispatlanmıştır.Neticeten, davacı davalıya faturaya konu 13.684,50-EURO bakımından hizmetin ifa edildiğini, fatura bakımından alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu hali ile takibe konu itirazında davalının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek takibin asıl alacak bakımından devamına karar verilmiştir. Ancak davacı takipte faiz alacağı da talep etmiş ise de TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise davacının ticari defterleri, faturalar, BA-BS kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../..... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 13.684,50-EURO üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,-TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 124.114,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 42.391,39-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 7.544,93-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 34.846,46-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 7.544,93-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.247,83-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 18.110,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 99,34'ü olan 17.990,47-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.569,64-TL'sinin davalıdan, 30,36-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 99.086,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 4.135,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip .....¸e-imzalıHakim .....¸e-imzalı