Anahtar kelimeler: Hükmettiğini Araçtaki Ayıbın Satımdan Onandığını Esaskarar Tutulduğunu Gizli Ayıp Rücuen

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:.....KATİP
: .....DAVACI
: .....VEKİLİ
: Av. .....DAVALI
: .....VEKİLİ
: Av. .....DAVA
: İtirazın İptali (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ...... sayılı ilamında davalı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, mahkemenin araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğuna hükmettiğini, bu kararuın istinaf edildiğini, sonrasında .....Dairesinin 16.09.2025 tarih ..... Sayılı ilamı ile onandığını, bu ilam uyarınca ..... E. sayılı dosyasında ilamlı takip yapıldığını, müvekkiliin borcu ödemek zorunda kaldığını, haricen ödeme beyanı ve tahsil harcı dosyaya sunulduğunu, müvekkili tarafından yapılan bu ödemenin TBK m.61-62 uyarınca davalıya rücu hakkı doğurduğunu, ödeme nedeniyle müvekkile, ..... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, takipte asıl ve ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte 320.801,62 TL talep edildiğini, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, alacak yazılı belgelerle sabit olduğunu, itirazın sırf takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, uyuşmazlığın ticari nitelikte olup dava şartı arabuluculuk yerine getirildiğini, anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının borca itirazının haksız ve tamamen kötü niyetli olduğunu, tüm bu sebeplerle davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar alacaklı tarafından müvekkili şirket aleyhine rücuen alacak talebi ile icra takibi başlatılmış ise de takibe mesnet ...... Sayılı dosyasında davacı ... ile ... Oto A.Ş. 'nin birlikte davalı olduğunu, söz konusu ilamın, taraflarından tehir-i icra talepli olarak istinaf edildiğini ve ..... sayılı dosyasına tüm dosya alacağı depo edilerek tehir-i icra kararı alındığını ve ....A.Ş. aleyhindeki takibin durdurulduğunu, dosyanın müvekkil ... A.Ş..nin vaki istinaf talebi üzerine istinaf aşamasında iken anılan .....sayılı takip dosyasına ... tarafından yatırılan paranın aslında yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesinin kararını tehir-i icra talepli istinaf etmemesi nedeniyle ..... E.sayılı kararının ve icra takibinin kendi adına kesinleştiği ve ödeme yapmak zorunda kaldığı bir para olduğunu, bilahare istinaf mahkemesi .....E.sayılı dosyasından verilen kararı ... A.Ş. yönünden de onadığını, kesinleşen ilamın gerekçe kısmı incelendiğinde "... davalılardan ... Otomotiv aracı gizli ayıplı olarak davacıya sattığından, davalı pilot garaj oto ekspertiz ise ayıplı araca ilişkin davacıya gerekli bildirimi yapmadığından her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir." gerekçesi ortaya konmuş ve bu gerekçe ile birlikte davada verilen tümü ile kesinleştiğini, kararın hüküm kısmı incelendiğinde ise "...davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini" dair karar oluşturulduğunu, takip alacaklısının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği ve ödemek zorunda kaldığı bu paranın müvekkilden rücuen tahsilinin mümkün olmadığını, esasen dava dilekçesinde davacı yeni bir kusur araştırmasına girilmesini ya da kendilerinin menfaat temin etmediğini beyanla menfaat temin eden davalı ... A.Ş. nin tüm tazminat ödemesinden sorumlu olduğunu iddia etmesinin artık yersiz ve dayanaksız olduğunu, tüm bu sebeplerle ... Oto. Tic. ve San. A.Ş. vekili olarak davaya cevap ve delil listelerinin kabulüne, davanın reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, İtirazın İptali (Rücuen tazminat alacağı ) davasıdır.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;Gelen cevabi müzekkereler doğrultusunda davacının tacir olmadığı anılan iş bu dava konusu uyuşmazlığın ise ,hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat alacağı istemli itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görülmüştür.Öncelikle görev yönünden yapılan incelemede;Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.Somut olayda davalı tacir ise de;müzekkere cevapları uyarınca davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davanın alacak isteminden ibaret olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere her iki tarafın tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, ayrıca mevcut davanın TTK'nin 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının belirlendiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle bu durumun yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakma yetki ve görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuşHÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE,2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,4)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... Hakim .....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır