Anahtar kelimeler: Gizliliğini Cümle Hayatın Süreç Görüşü Hukukî İhlal Ertelenmesine Neticesinde Yoksunluklarına

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasıSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2. cümle, 62/1, 53.... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; katılanların rızası dışında fotoğraflarının çekilmesi ile suçun sübut bulduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı temyiz istemleri, sanığın üzerine atılı suçu işlediği, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; tatil amaçlı daire kiralayan katılanların ailece sitenin havuzundan yararlandıkları sırada aynı sitede ikamet eden ve katılanların samimi görüntülerinden rahatsız olduğundan dolayı katılanların rızası dışında fotoğraflarını çeken sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanunun 134. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, suça konu görüntülerin internet ortamında paylaşıldığına ilişkin dosya içerisinde bir tespit ve delil olmadığı gibi bu hususun iddianame içeriğinde de yer almadığı, sanık ...'in görüntüleri şikayet etme, katılanların siteden tahliyesini sağlamak için çektikleri savunmasının aksine, atılı suçu işleme kastı ile katılanların özel hayatlarını ihlal amacıyla havuz görüntülerini çektiklerine ilişkin soyut iddia dışında mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve atılı suçun manevi unsur yönünden oluşmadığından yerel mahkemenin sanığın mahkumiyetine ilişkin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.İlgili kararın temyizi üzerine Dairemizce; "somut olayda görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, havuz içerisinde vakit geçiren katılanların yarı çıplak görüntülerini katılanların rızası hilafında cep telefonu marifetiyle fotoğraf çekerek görüntülerinin kayda alınmasıyla atılı suçun unsurlarının oluştuğu" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve ███████-98 Esas, ████████ Karar sayılı ilamına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.Dosya dışı sanık ile birlikte hareket ederek katılanların özel hayatlarına ilişkin görüntüleri kaydettikleri iddiası ile yapılan yargılama neticesinde dosya dışı sanığın aynı eylem nedeniyle cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup fotoğraf çekme eyleminin dosya dışı sanığın tep telefonundan gerçekleştirilmiş olduğu, sanığın telefonuna ilgili fotoğrafların gönderilmesi eyleminin kim tarafından gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin deliller ile ispatlanamaması nedeniyle sanık hakkında kurulan beraat hükmünün yerinde olduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.