Anahtar kelimeler: Nafakaya Manevî Ziynet Erkek Maddî Kadın Bakırköy Medeni Kesinlik Boşanma

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ
: Boşanma ve Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 10. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın lehine maddî ve manevî tazminat ile nafakaya hükmedilmesi, ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Erkek tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci maddesinde yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında; kadın karşı dava açarak velayet, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat ile cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini aksi takdirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, akabinde karşı davada boşanma talep etmemiş olduğundan birleştirme talep ederek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci maddesinde yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayalı boşanma, velayet, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat talepli yeni bir dava açmış, açılan davanın da birleştirilmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılamada; 09.05.2022 tarihli celsede erkek tarafından kadının da karşı davasından feragat edeceği bildirilerek davadan feragat edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de aynı celse ''erkeğin feragatinin esas hüküm ile birlikte değerlendirilmesine, karşı davadan feragat dilekçesinin beklenmesine, bu nedenle dosyanın duruşmadan çekilmesine'' karar verilmiş, 11.05.2022 tarihli ara karar ile '' Davalı-davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli celseye katıldığı, bu suretle 09.05.2022 tarihli celseye mazeretsiz olarak katılmadığı, davacı-davalı tarafından davasından feragat ettiği anlaşılmış olup taraflarca takip edilmeyen karşı davanın 6100 sayılı HMK 150 maddesi gereğince yenileninceye kadar 09.05.2022 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına'' karar verilmiş, 12.09.2022 tarihinde ise erkeğin davasıyla ilgili; 09.05.2022 tarihli celsede mahkeme huzurunda asıl davadan ve tüm taleplerinden feragat ettiği, bu nedenle asıl davanın feragat nedeniyle reddinin gerektiği, kadının karşı davası ile birleşen davası hakkında ise kadın vekilinin 28.01.2022 tarihli celseye katılmasına ve bu suretle 09.05.2022 tarihli celse tarihinden haberdar olmasına rağmen 09.05.2022 tarihli celseye mazeretsiz olarak katılmadığı, bu nedenle dosyanın 09.05.2022 tarihli celsede HMK 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın feragat nedeniyle reddine, kadının karşı boşanma, ziynet eşya alacağı ve birleşen boşanma davası hakkında ise HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının önceki vekilinin belirtilen duruşma öncesi █████/2022 tarihi itibariyle kesinleşen hapis cezası nedeniyle ceza evinde bulunduğuna ilişkin müddetname gereğince kadına usulüne uygun dava süreci ve ara kararlar tebliğ edilmeksizin sonrasında birleşen dava 11.05.2022 tarihinde, geriye dönük olarak 09.05.2022 tarihinden geçerli re'sen işlemden kaldırılıp bu ara kararın da usulüne uygun tebliğ edilmemesinin kadının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırı olduğu gerekçesiyle birleşen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın tümden kaldırılmasına, kadının birleşen davası açısından yeniden yargılama yapılarak sonucu uyarınca karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile boşanma ve fer'ilerine, ziynet alacağı davasının kısmen kabul kısmen reddine, birleşen boşanma davasının ise HMK 114/1-h-ı ve 115/1-2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Kararın erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kadının birleşen davası açısından yeniden yargılama yapılması için karar daha önce kaldırılmış ise de mahkemece kaldırma kararı sonrası kadının karşı davasının ve ferilerinin kısmen kabulü, birleşen davanın derdestlik nedeniyle HMK 114/1-h-ı ve 115/1-2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna ancak bu konuda açıkça istinaf bulunmadığından yanılgıya değinilmekle yetinildiğine ve neticeten erkeğin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı erkek tarafından temyiz edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesinde, ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.'' hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda; erkek 09.05.2022 tarihli celsede davasından feragat etmiş, karşı taraf ise davaya katılmamıştır. Mahkemece 09.05.2022 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi tespit mahiyetinde olup hakim tarafından bu hususun duruşmada tespit edilmemesi dosyanın işlemden kaldırılmadığı sonucunu doğurmaz. Kadın vekilinin ceza infaz kurumuna girmesi tek başına geçerli bir mazeret olmayıp kadın veya vekil tarafından duruşma öncesinde mahkemeye sunulmuş bir mazeret dilekçesi bulunmamaktadır. Bu hale göre 09.05.2022 tarihinde kadının karşı dava, ziynet eşya alacağı davası ve birleşen boşanma dava dosyalarının işlemden kalkmış olduğu ve üç ay içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından her üç davanın da açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkek yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.