Anahtar kelimeler: Levelling Self Şapı Şap Tesviye Davaitirazın Davadavacı Kaplama Satımı Satımdan

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalının talebi üzerine davalıya ...zemin kaplama malzemesi, zemin tesviye şapı ve self levelling şap satımı hususunda anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden 22.06.2020 tarihli 81.047,83 TL bedelli satış faturası ile 860 metrekare ... zemin kaplama malzemesi, 5.000 kg self levelling şap, 18.09.2020 tarihli 55.591,38 TL bedelli satış faturası ile 503 metrekare ... zemin kaplama malzemesi, 2.000 kg zemin tesviye şapı davalıya satıldığını, davalının 22.06.2020 tarihli satış faturasının bakiye bedeli olan 3.968,45 TL'yi ödemediğini, 18.09.2020 tarihli satış faturası için ise toplam KDV dahil 4.791,38 TL bedele tekabül eden 503 metrekare... zemin kaplama malzemesine istinaden 11.800,00 TL'lik ödeme yapıldığını, bu malzemenin bakiye bedeli olan KDV dahil 31.991,38 TL ise ödenmediğini, aynı faturanın toplam 11.800,00 TL'ye tekabül eden zemin tesviye şapı bedeli ise hiç ödenmediğini, anılan iki fatura için toplam bakiye bedel olan KDV dahil 47.759,83 TL davalı şirkete ödenmediğini, bunun üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde iddia ettiği gibi taraflarına tebliğ edilen bir iade faturası söz konusu olmadığını, arz edilen nedenlerle davanın kabulüyle icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak ve asıl alacağa değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, itirazın iptal edilen kısmi yönünden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 22.06.2020 tarihli 81.047,83 TL bedelli faturanın tamamı davacı şirket yetkilisinin hesabına yatırıldığını, ilgili fatura ile davalının hiçbir borcu olmadığını, 18.09.2020 tarihli fatura ile ilgili olarak davacının iddia ettiği gibi davalının ... zemin bedelinin bir kısım ücreti olan 11.800,00 TL bedelini değil ilgili faturadaki sadece 11.800,00 TL'lik zemin tesviye şapını ödediğini, çünkü faturada yer alan mallardan sadece zemin tesviye şapı davacıdan istendiğini, bu mal alındığını, bunun haricinde 18.09.2020 tarihinde düzenlenen... Zemin davalı tarafından talep edilmediği gibi davacı tarafından da asla teslimi yapılmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu faturaya dayanarak davalıya karşı haksız bir şekilde icra takibi başlattığını, davalının ilgili faturayı kendi ticari defterlerine kaydetmediğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, kabul edilmemesi halinde yapılacak yargılama neticesinde davanın esastan reddine, itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının ticari defterlerine göre; Davacı yanın takibe konu ettiği faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (17.11.2020) itibariyle davalı yandan 37.759,83 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davacı yanın takibe konu ettiği faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (17.11.2020) itibariyle davacı yandan 1.952,17 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığına konu tutarın (37.759,83 TL * 1.952,17 TL -) 39.712,00 TL olduğu davalı tarafça davacı tarafa 30.09.2020 tarihli ... nodu 43.791,38 TL tutarlı iade faturası düzenlediği bu kapsamda davacı tarafın davalı yana düzenlediği 18.09.2020 tarihli ... nolu ... Zemin Kaplama Mal açıklamalı 55.591,38 TL tutarlı faturanın 43.791,38 TL'lik ... Zemin Kaplama Mal açıklamlı faturaya ilişkin olarak davacı tarafından takibe konu fatura içeriği ürünlerin davalı yana teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri sunulması gerekmekte olup, davaya konu ürünlerin ve irsaliyesinin davalıya teslim edildiğine dair imza veya ispat vesikası veya fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesine ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı hususu ve davacı vekilinin yemin deliline de dayanmayacaklarına ilişkin beyanı hep birlikte değerledirilmesinde ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı iddiasını ispat edememiş olup ispat edilemeyen davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teslim tutanağı aranmaksızın, davalının malları teslim aldığının kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm tesis edilmesi hükmün hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, malların tesliminin, taraflar arasındaki ticari teamüle istinaden yapılmış olduğunu, davalının fatura içeriğindeki iki kalemden biri olan ''... zemin kaplama malzemesi'' ürününü teslim almadığı yönündeki iddiasının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki ticari teamül uyarınca mal teslimi yapılırken ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmemekte ve herhangi bir teslim tutanağının da imzalatılmadığını, davalının 18.09.2020 tarihli fatura konusu ... zemin kaplama malzemelerinin teslimini tutanakla ispat edilmesi gerektiğini ileri sürmüş, Yerel Mahkeme de bu yönde karar tesis etmiş ise de taraflar arasındaki ticari teamülün bunun aksine olduğunu, daha önce 22.06.2020 tarihinde düzenlenen faturaya istinaden yapılan satışta da fatura içeriği mallar teslim edilirken herhangi bir teslim prosedürüne tabi tutulmadığını, davalı ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı şirket tarafından daha önce yapılan satışta da sevk irsaliyesi düzenlenmeden herhangi bir imza alınmadan mal teslimi yapılmış olup bu durum taraflar arasında bu yönde bir ticari teamül oluştuğunun göstergesi olup, davacı şirketin oluşan bu ticari teamüle istinaden, malları teslim ederken imza almamış olmasının davalı tarafça kötüye kullanılmasına cevaz verilmesi hukuk ilkeleriyle örtüşmediğini, dava konusu 18.09.2020 tarihli fatura içeriği iki kalem üründen oluşmakta olup, davalının, bu fatura içeriğini ikiye böler bir şekilde, zemin tesviye şapına dair herhangi bir teslim itirazında bulunmaksızın ve bu kısmın tesliminin yazılı yapıldığına dair herhangi bir belge sunmaksızın, fatura içeriğindeki ... zemin kaplama malzemesi kısmı için teslime dair imzalı evrak istenmesinin kötü niyetli olduğunu, 18.09.2020 fatura incelendiğinde; içeriğinin 503 metrekare ... zemin kaplama ve 2.000 kg zemin tesviye şapından oluştuğunun görüldüğünü ve davacı şirket, ticari teamül gereği bu malları imza almadan teslim ettiğini, davalı, fatura içeriğinde yer alan ürünlerden 2.000 kg zemin tesviye şapının teslim edilmediği yönünde hiçbir itirazda bulunmamasına rağmen 503 metrekare ... zemin kaplama kısmının teslim edilmediği iddiasında bulunduğunu, davacı şirket fatura içeriğinde yer alan ürünlerden zemin tesviye şapı kalemini teslim ederken de davalıdan herhangi bir imza almadan ürünleri teslim ettiğini, taraflar arasında, herhangi bir yazılı imza alınmasızın mal teslimi yapılabildiği yönünde ticari teamül oluşmasına rağmen davalının, borçtan kurtulabilmek adına ödemesini yapmadığı ürünlerin kendisine teslim edilmediği iddiasında bulunduğunu mahkemece bu durumun göz ardı edildiğini, davalının işbu dava ikame edilmeden önce, malları teslim almadığı yönünde itirazda bulunma imkanının bulunduğu ''keşide etmiş olduğumuz ihtarnameye karşı cevap'' ve ''ilamsız takip ödeme emrine karşı itiraz'' aşamalarında, mal teslimi yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunulmamış olması, bu iddianın, dava ikame edildikten sonra, borçtan kurtulmak maksadıyla ileri sürüldüğünün göstergesi olduğunu, davalıya keşide edilen ihtarnamede, davacının çekişme konusu faturaya istinaden yaptığı 11.800,00 TL'lik kısmi ödemenin, faturadaki kalemlerden ... kısmına istinaden alındığı bildirilmiş olduğunu ve davalı keşide ettiği ihtarnamede de bu durumu kabul ettiğini, davalının, davada ileri sürdüğü ... zemin kaplama kısmının kendisine teslim edilmediği yönündeki iddiasının dikkate alınarak karar tesis edilmesinin hatalı olduğunu, teslim alınmadığı iddia edilen mallar, davalının yüklenici sıfatını haiz olduğu eser sözleşmesine istinaden yapmış olduğu ... Hastanesi işi için kullanılmış olup, Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyasına sunduğu rapora karşı beyan dilekçesinde, işi eksiksiz olarak ifa ettiği yönünde iddialarda bulunan davalının, malları almadığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olmasının açıkça ortada olduğunu, davalının iade faturasını yasal süre içerisinde düzenlemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu, eksik inceleme neticesinde hazırlanan bir rapor olduğunu, raporda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözümü için büyük önem arz eden, davalı tarafından, iade faturasının 8 günlük yasal sürede düzenlenip düzenlenmediğinin anlaşılamadığının beyan edilmesi nedeniyle bu raporun hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını,18.09.2020 tarihli fatura, e-arşiv fatura şeklinde düzenlenmiş olup, bu faturanın ne zaman tebliğ edilmiş sayıldığına dair herhangi bir düzenlenmeden ve uygulamadan bahsedilmeyen raporun hükme esas olmadığını, davalı tarafından düzenlenen e-arşiv fatura, ''irsaliye yerine geçer'' ibaresini faturanın düzenlenme tarih-saat bilgilerini barındırmakla, irsaliye yerine geçme niteliğini haiz olmasına rağmen raporda bu hususların hiçbir şekilde irdelenmediğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturalara konu malların teslim edilip edilmediği ve davacının alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 47.759,83 TL asıl alacağın 197,90 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle █████/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı tacir olmadığını savunmuş ve mahkemenin görevine itiraz etmiş ise de Gelir İdaresi Başkanlığının cevabi yazısına göre davalının 2020 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğu belirtilmiş olup, buna göre...'nın tacir sıfatını taşıdığı ve bu haliyle mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 37.759,83 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturaları davalının kayıtlarında yer almakta olup, takip tarihi itibariyle davacıdan 1.952,17TL alacaklı görünmektedir.Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde, davalının davacı tarafından düzenlenen 55.591,38 TL bedelli faturasına karşı düzenlediği 43.791,38 TL bedelli iade faturasının kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Yani TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur(Yargıtay 23. HD'nin 09.07.2015 Tarih ve █████████ E. - █████████ K sayılı kararı). Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı davacının █████/2020 tarih, ... nolu ve 55.591,38 TL bedelli faturasını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı veya kesin delille ispatlaması gerekir.Davalı tarafça █████/2020 tarih ve 43.791,38 TL bedelli iade faturası sunulmuş ise de, başta itiraz edilmeden davacının faturası benimsenerek ticari defterlerine kaydedildiğine göre, bu aşamadan sonra iade faturasının, kendi ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle düzenlendiğinin ispatlanması gereklidir. Ancak buna ilişkin dosyada herhangi bir ispat bulunmamaktadır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ispat yükünün davacı tarafta olduğundan bahisle hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.Bu halde, ispat yükü üzerinde olan davalının yemin deliline dayandığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince davalıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!