Anahtar kelimeler: Süreç Takvim Görüşü Hukukî Sahte Beraatine Olmaması Yüklenen Belge Sabit

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Sahte belge düzenlemeHÜKÜM
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; "... suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan, gerek sanığın gerekse sanığın faturalarını kullanan yukarıda isimleri belirtilen kişi ya da şirketlere ait defter, belge, fatura, karşıt inceleme raporları ile soruşturma ve kovuşturma dosyalarıyla birlikte dava dosyasının bilirkişiler kuruluna tevdi edilerek, temin edilen defter ve belgelere göre rapor alınması gerekirken, bu yönde yeterli araştırma ve delil toplama işlemi yapılmadan, sadece dosya üzerinden alınan ve vergi müfettişi raporlarının tekrarı niteliğindeki bilirkişi raporunun hukuka uygun yöntemler ile elde edilmiş delil niteliğinde olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, bu durumun da Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-i maddesine göre hukuka kesin aykırılık hali olup, bu aykırılığın aynı Kanunun 280/1-e-f maddesi uyarınca bozmayı gerektirdiği" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanunun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 213 sayılı Kanunun 359/2-ek fıkra, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 5271 sayılı Kanunun 231/5 maddesi gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; dosyadaki mevcut delillerle sanığın üzerine atılı suçu işlediği “sabit olupsanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, mezkur kararla kamu zararı karşılanamamış olduğundan ve verilen kararda suçun sanık/sanıklar veya toplumun başka bireyleri tarafından tekrar işlenmemesi adına önemli olan caydırıcılık ilkesine uyulmadığından kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; istinaf bozma ilamı doğrultusunda sanık tarafından sahte olarak adına fatura düzenlenen firmalara ilişkin olarak yapılan araştırmada ... Plastik isimli firma yönünden █████/2020 tarihli Adana Denetim Daire Başkanlığı cevabi yazısına göre; inceleme yapılmadığı, ... Ltd. Şti. hakkında ise başka firmalardan kaynaklı olarak inceleme yapıldığının █████/2020 tarihli Vergi Dairesi Başkanlığının yazısından anlaşıldığı, ... Kozmetik ve San. Ltd. Şti. hakkında herhangi bir karşıt inceleme ve vergi raporunun düzenlenmediği, ... Tel Çivi San. Tic. Ltd. Şti. hakkında herhangi bir incelemenin yapılmadığı, ... Tarım Tic. Ltd. Şti. hakkında herhangi bir incelemenin yapılmadığı, ... Demir Çelik yönünden yine bir incelemenin bulunmadığının bildirildiği, sanığın █████/2023 tarihli Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısına göre sanık tarafından vergi dairesi tarafından tarh edilen vergi ve cezaların tümünün ödendiğinin mahkemeye bildirildiği, mahkemece dinlenen tanık ... ve tanık ...'in sanıkla iş yaptıklarını beyan ettikleri ve mahkemece tanık ...'nin dosyaya sunduğu ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında sunulan █████/2023 tarihli ek rapora göre de tanık ...'nin bu faturaları ticari defterlerine işlediği, bu durumda mahkemece tanıkların beyanı ve ek bilirkişi raporuna göre sanık ile fatura kesilen şahıslar arasında bir ticari ilişkinin olduğuna dair kanaat oluştuğu ve sanığın sahte fatura düzenleme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter somut delil bulunmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 8...2 vergi kimlik numaralı mükellefi olarak █████/2014 tarihinde mükellefiyet kaydı yaptırdığı, faaliyet alanını karayolu yük taşımacılığı ve sıvı yakıtların toptan ticareti olarak belirlediği, sanığın işletmesi ile ilgili faaliyetinin █████/2014 tarihinde re'sen terkin ettirildiği, sanığın bu süre zarfında toplamda 291 faturada 2.798.310,00 TL satış yaptığının mal ve hizmet alan mükellefler tarafından bildirildiği, sanık tarafından bildirilen KDV matrah tutarlarının ise 1.804.148,84 TL olduğu, vergi dairesince aralıklarla yapılan yoklamalarda işyerinde numuneler haricinde ticareti yapılacak emtianın bulunmadığı, herhangi bir işçinin işyerinde çalışmadığı, ticari faaliyete tahsis edilmiş nakliye aracının ve deponun bulunmadığı, yüksek miktardaki meblağların dahi elden tahsil edildiğinin tespit edildiği, sanık savunmasında özetle; ...'nin, kendisi adına şirket kuracağını bilmediğini, adına şirket kurulduğunu ilk kez soruşturma evresinde öğrendiğini, ...'nin kredi sicilinin bozuk olduğu, bu konularda yardımcı olmasını istemesi üzerine ona, kredi ve banka işlemlerinde yardımcı olmak için bankaya gittiğini, sahte fatura düzenlemediğini, şirketi temsilen herhangi bir işlem yapmadığını beyan ederek atılı suçlamaları reddetmişse de, █████/2018 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği savunmasında; maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle, komşusu olan ...'nin teklifini kabul ederek ondan aldığı 1.250 TL karşılığında, yargılamaya konu işletme ile ilgili mükellefiyet kaydını adına yaptırdığını belirtmesi, sanığın yine kovuşturma evresinde █████/2017 tarihinde ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmada da benzer savunmalarda bulunması, sanığın işletmesinden mal aldığı için sanığı tanıdığını söyleyen ...'in beyanı, sanığın tesis ettirdiği mükellefiyet nedeniyle para alması, açılan iş yerine gitmiş olduğu bir bütün olarak nazara alındığında, adına açılan işletmeden ve düzenlenen sahte faturalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, Vergi Tekniği Raporu ve kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın 2014 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül vergilendirme aylarında sahte fatura düzenlediği, dolayısıyla █████/2014 tarihinden █████/2014 tarihine kadar, birden fazla vergilendirme döneminde sahte faturalar düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği sabit olduğundan, sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.01.2026 tarihinde karar verildi.