Anahtar kelimeler: Konuk Ağırlama Anlaşmış Otelin Ekte Çekmek Faturadaki Ödemiş İstirdat Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İstirdat
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalının, ...., .... .... No:.., ... ..../ .... adresinde bulunan otelin anlaşılan alanında ....... Programını çekmek ve konuk ağırlama üzere ekte yer alan 08.06.2023 tarihli .... .... düzenleyerek anlaşmış bulunduklarını, tarafların anlaşmasına göre müvekkilinin davalıya ödemesi gereken tutarın, 7.000,00 TL olduğunu, ancak davalının, 10.07.2023 tarihinde müvekkiline ... numaralı ve 40.319,55 TL tutarında fatura düzenlediğini ve müvekkilinin bu faturadaki bedele itiraz edip, 7.000,00 TL bedeli ödemiş ve kalan bedel için İade fatura düzenlediğini, müvekkilinin itiraz ettiği bakiye bedelin müvekkilinin kullanımına ait olmayıp, sunucu ...'ın şahsi kullanımına ait bir bedel olduğunu, davalının, Sunucu ...'ın kendisine tahsis edilen odaya sipariş etmek ve sipariş formunu imzalamak sureti ile satın aldığı gıda, ürün ve hizmetin ödemesini de müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin, davalının bu talebine itiraz ettiğini ve kendi sorumluluğunda olan bedeli davalıya ödediğini, ancak kötü niyetli davalının dava dışı ...'a ait borcu da müvekkilinden tahsil etmeyi amaçlayarak müvekkiline icra işlemi başlattığını ve müvekkili haciz tehdidi altında bu borcu ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle müvekkilinin dava konusu icra takibinde yer alan bedelde borçlu olmadığının tespiti ve müvekkilinin haksız yere ödediği bedelin müvekkiline yasal faizi ile birlikte istirdadını talep etme amacı ile bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin █████/2024 tarihinde icra tehdidi altında olarak 48.411,02 TL’yi Bakırköy ... İcra Dairesi .../.... Esas sayılı dosyaya ödediğini, işbu davanın açılmasında müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, İİK m. 72/7 uyarınca istirdat davasının borcun tamamen ödenmesinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasının gerektiğini, bu bir yıllık süre hak düşürücü süre olduğunu, yargılamanın her aşamasından ileri sürülebileceği gibi mahkemece resen de dikkate alındığını, istirdat davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü dava açma süresinin, takipte takip konusu borcu doğrudan alacaklıya ya da icra dairesi veznesine veya haciz sonucu ödendiği tarihten itibaren işlemeye başladığını, borcun tamamen ödenmesi bir yıllık sürenin başlamasına ilişkin olduğunu, borcun kısmen ödenmesi halinde de istidat davası açılmasının mümkün olduğunu, borçlunun istirdat davasını açarken ödemiş olduğu paranın tamamını değil de bir kısmını dava konusu yapmışsa, fazla olan kısma ilişkin hakkını saklı tutsa dahi, dava konusu yapmadığı kısım için bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye devam ettiğini, davalı tarafından düzenlenen faturanın usul ve yasaya uygun olmadığını, neticede 3. kişilere dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulü ile, müvekkili davacının, davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Dairesi ..../.... Esası dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 48.411,02 TL’nin ödeme tarihi olan █████/2024 Tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Bakırköy ... İcra Dairesi .../.... E. sayılı dosya kapsamında yapılan tebligatların hukuka aykırı olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, tebligatın iptali kapsamında davacı tarafça tedbir talepli herhangi bir dava açılmamış olmasının da bu duruma delalet ettiğini, davacı tarafın Mersis adresine yapılan ilk tebligatın tebliğ edilemediğini, bu sebeple icra müdürlüğü tarafından Tebligat Kanunu’nun 35/1 hükmü uyarınca tebligat yapıldığını, gerçekleşen tebliğde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar iade faturası düzenlediğini ve faturaya itiraz ettiğini iddia etmiş olsa da söz konusu faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğinden söz konusu faturanın hüküm doğurabilmesi hukuken mümkün olmadığını, tebliğ edilmemiş bir faturanın hukuken sonuç doğurması mümkün olmadığından faturanın içeriğinin davacı şirket tarafından kabul edildiğini, her ne kadar davacı tarafın fatura içeriğindeki hizmetlerin ne olduğunu bilmiyor olduğunu iddia ediyor olsa da borcun neyden kaynaklandığının taraflarınca sunulan ... görüntülerinde görüleceği üzere davacı tarafa bildirildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa borcun ödenmesi için başvuruda bulunduğunu ancak ödeme yapılmadığını, keşide edilen fatura ile başlatılan icra takibi arasında yaklaşık 3 aylık bir süre bulunduğunu, davacı tarafın müvekkilinin talebine rağmen 3 aylık sürede fatura borcunu ödememişken, ayrıca iade faturası düzenlediğini iddia ederken tarafların anlaşmazlığı kendi aralarında çözmesi gerektiğinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirketin otelinde gerçekleştirdiği etkinlikte sorumlu olarak müvekkille iletişime geçen ... sunucu ...’ın siparişlerinin de ödeneceğini belirtmişken, davacı tarafın ödeme yapmaktan imtina ettiğini, neticede haksız ve kötü niyetli davanın reddine, tüm yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, İİK 72 uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .../.... Numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Bakırköy ... İcra Dairesinin .../.... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu fatura nedeni ile davacının borçlu olup olmadığı ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .../... Esas Sayını dosyası incelendiğinde; Davalının davacı aleyhine 33.319,55-TL Fatura alacağı ve 2.075,41-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 35.394,96-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak █████/2023 tarihli fatura gösterildiği görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Netice itibariyle, davacı tarafın davaya konu ettiği istirdat talebi için davalı tarafın icra takip talebine istinaden 33.319,55 TL asıl, 2.075,41 TL işlemiş faiz, 35.394,96 TL toplam alacak olmak üzere icra takip dosyasına toplam bakiye borç miktarı olarak 48.411,02 TL tutarı 24.01.2024 tarihinde ödediği, davacı tarafın istirdat talebi için nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, 4. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafın vermiş olduğu hizmet karşılığı düzenlenen faturadan davacının çalışanı tarafından gıda ürün ve hizmetinden yararlanması sebebiyle davacının sorumlu olduğu, şirketin kendi iç ilişkisinde sunucu harcamalarının nasıl yapılacağının işçi-işveren anlaşmasına bağlı olduğu ve sözleşmenin tarafı olan tüzel kişiliklerden bağımsız olduğu, kaldı ki sözleşme devam ederken talep edilen davacı şirket çalışanı çekim sorumlusu tarafında ödemenin kendileri tarafından yapılacağını kabul ve teyit ettiği, Tarafların iradeleri, yemek hizmetinden sunucu ve konukları muaf tutmak yönünde olmadığı gibi bu harcamaların bedelinin çekim sorumlusu tarafından ödemenin toplu halde yapılacağı belirtilmesi sebebiyle davacı tarafın yapmış olduğu fatura ödemelerinin yerinde olduğu, Bu mesele ancak davacı şirketin kendi çalışanları arasında bir rücu konusu olabilecek bir alacak konusu oluşturduğu kanaatinin doğduğu, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; "Mali ve genel değerlendirmeler açısından kök rapordaki sonuç ve kanaatin değişmediği, Barter sözleşmesinde “Konuk ve sunucunun masraflarının davacı tarafından karşılanacağı” açıkça ve net bir şekilde anlaşılmamakla birlikte davacının çekim sorumlusu kiş tarafından ödeme şekliyle birlikte borcun ödeneceğinin belirtilmesine duyulan güven ticari hayatın olana akışına uygundur ve yapılan ödeme belli bir hizmet karşılığı davacının kontrol ve talimatında çalışan kişilere ait olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle;" Sayın Mahkeme’nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, Barter sözleşmeleri yapısı da dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Davacı şirketin, sözleşme limitlerini aştığını iddia ettiği harcamalar bakımından hizmeti fiilen alan üçüncü kişilere karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı otelin sunduğu hizmetin karşılığını tahsil etmiş olmasının ticari hayatın olağan akışına ve taraflar arasındaki fiili uygulama sürecine uygun olduğu, dolayısıyla yapılan ödemenin haksız bir tahsilat olarak nitelendirilemeyeceği," şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki █████/2023 tarihli barter sözleşmesi olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının dava dışı ...'ın şahsi kullanımına ilişkin siparişlerin bedelinin davacının mı yoksa davalının mı sorumluluğunda olduğuna ilişkindir. Davalı bu kullanıma ilişkin bedeli belirleyerek davalı aleyhine takip yapmış davalı icra tehdidi altında bedeli █████/2024 tarihinde ödemiştir. Tarafların iddiaları ve işin niteliği gereği mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış olup kök ve ek raporlarda Barter sözleşmeleri yapısı da dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Davacı şirketin, sözleşme limitlerini aştığını iddia ettiği harcamalar bakımından hizmeti fiilen alan üçüncü kişilere karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı otelin sunduğu hizmetin karşılığını tahsil etmiş olmasının ticari hayatın olağan akışına ve taraflar arasındaki fiili uygulama sürecine uygun olduğu, dolayısıyla yapılan ödemenin haksız bir tahsilat olarak nitelendirilemeyeceği taraflar arasındaki yazışmalar ve adisyonlar, barter sözleşmesi kapsmında değerlendirmek sureti ile tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının takibe konu dava dışı sunucunun şahsi harcamalarına ilişkin haksız tahsilat iddiasını bu hali ile ispat edemediğinden yemin delili hatırlatılmış olup, yemin metni ile birlikte duruşma gün ve saati şirket yetkilisine tebliğ edilmiştir. Davalının sunduğu yetkilendirme HMK madde 232 dikkate alınarak kabul edilmiş olup yemin tahtında beyanı alınmış olup yemin ve tüm diğer deliler birlikte değerlendirildiğinde davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 826,74-TL'den mahsubu ile bakiye 94,74-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim ......
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!