Anahtar kelimeler: Dumanların İstese Alevler Frenlerinin Kenara Sesler Çevirerek Davatazminat Öğle Yükseldiğini

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı aracı satın aldığını, █████/2021 tarihinde öğle saatlerine doğru müvekkili şirket yetkilisi ...'in sevk ve idaresindeki aracın motor kısmında belirsiz sesler geldiğini, kaportasından alevler ve dumanların yükseldiğini, ...'in aracını kenara çekmek istese de aracın frenlerinin tutmadığını, müvekkili sürücünün yayaların olmadığı kaldırıma doğru aracı çevirerek araçtan kendisini attığını, aracın da kaldırıma çarparak durduğunu, aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi ile iletişime geçerek aracı çekiciye teslim ettiğini, aracın yetkili servisi olan ... ... Anonim Şirketine götürüldüğünü ve aracın tamir edilmesinin talep edildiğini, yetkili servis tarafından şifahi olarak arızanın motor iç kısmı ile ilgili olduğunu, kronik bir sorun olduğunu ve kullanıcı hatasından kaynaklanmış olamayacağının beyan edildiğini, buna rağmen arıza nedeniyle doğmuş olan zararların yetkili servis tarafından üstlenilmediğini, araçta meydana gelen zararların tespiti için ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, ilgili bilirkişi raporunda arızanın servisin ayıplı hizmeti söz konusu olduğu ve arızanın kaynağı olarak servis tarafından değiştirilen enjektörlerin sabitlenmesinde kullanılan cıvataların gevşek bırakılması olarak tespit edildiğini, yetkili servisin %100 kusurlu olarak ayıplı hizmetten kaynaklandığının tespit edildiğini, davalılara .... Noterliğinin █████/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, aracın misli ayıpsız hali ile değiştirilmesinin mümkün değil ise ücretsiz onarım yapılarak eskisi gibi çalışır vaziyette teslimini ve kaza tarihine kadar olan süreye ilişkin araç kiralama bedelinin müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, taraflarca herhangi bir dönüş alınmadığını, davalıların ayaptan müteselsil olarak sorumlu olduğundan davanın hem Türkiye distribütörüne hem de yetkili servisine yöneltildiğini, müvekkilinin kaza sonrasında aracını kullanamamasından dolayı araç kiraladığını bu yüzden toplam da 34.423,55 TL araç kiralama bedelini ödediğini, bu bedelin de tahsilini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, aracın ayıpsız misli hali ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise aracın ücretsiz olarak tamir edilerek eskisi gibi çalışır vaziyette derhal müvekkiline teslimini, müvekkilinin araç kiralama bedeli olan 34.423,55 TL'nin ve söz konusu bedelin doğumundan itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte kendilerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yasal garanti ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, davacının taleplerinin terditli ve belirsiz olduğunu, bu hususun davacıya açıklattırılması gerektiğini, delil tespitinde alınan raporun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kendilerine tebliğ yapılmadan gıyapta yapıldığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıbın bulunmadığını, davanın belirttiği hususların kullanım hatasından ve/veya müşteri memnuniyetsizliğinden kaynaklandığını, dava konusu aracın █████/2016 tarihinde satın alındığını, iddia edilen kazanın oluşumuna kadar ki geçen süre de aracın tam ve verimli çalıştığını, 5 yıldan fazla dava konusu aracın kullanıldığını, 5 yıldan fazla kullanılan araçta kaynaklanan sorunların sorumluluğunun müvekkili şirkette olmadığını, aracın servis geçmişine bakıldığı zaman aracın bakımlarının düzensiz olarak yapıldığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;"4.1 Dava konusu ... plakalı araç hk.;Enjektör değişimine dair gerçekleştirilen servis hizmetinin Ayıplı Hizmet konumunda olduğu, bu ayıbın, enjektörlerin uygun bir şekilde değiştirilmesi ile giderilebileceği anlaşılmakla, dava konusu aracın misli ile değişiminin söz konusu olmayacağı, sadece enjektör değişimi ile ilgili olan bu ayıbın Gizli Ayıp niteliğinde olduğu,Aracın enjektör değişimi ile ilgili ayıbın, araç üretimi hatası olmadığı, kullanım hatasından kaynaklanmadığı, dolayısıyla;Davacı yanın berhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı,Davalı ... ... ve Ticaret A.Ş.'ne, aracın üreticisi konumunda olduğundan, herhangi bir kusur atfedilemeyeceği,Diğer davalı ... ... A.Ş.'ne, Ayıplı Hizmet'in gerçekleşmesinde tam ve asli derecede kusurlu olduğu,4.2 Davacı Zararının Tespiti Hk.;Ayıplı Hizmet ile ilgili arızanın, enjektör cıvatalarının, enjektör bağlantı kablo ve soketinin, motor üst koruma kapağının değiştirilmesi ile giderilebileceği, dava tarihi itibariyle malzeme ve işçilik dahil değişim maliyetinin toplam (KDV dahil) 2.819,87 TL olduğu,Her ne kadar, 19.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, yapılacak onarımın süresinin 1 iş günü olacağı ve bu süre zarfında araç mahrumiyet bedelinin 1.000,00 TL olacağı tespit edilmiş ise de, dava dilekçesinde faturalandığı anlaşılmakla, uyuşmazlık nedeni olduğu anlaşılan, kaza tarihi 29.11.2021 tarihinden, dava tarihine (09.08.2022) değin aracı kullanamaması nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığı iddiası göz önünde tutulduğunda, ikame araç -hak mahrumiyeti- zararının (KDV dahil) 34.423,55 TL olduğu.Dolayısıyla,Aracın, davalılar tarafından tamir edilmesi halinde davacının zararının sadece ikame araç bedeli olan (KDV dahil) 34.423,55 TL olacağı,Aksi halde, (34.423,55+ 2.819,87=37.243,42) şeklinde hesaplama ile davacının toplam zararının (KDV dahil) 37.243,42 TL olacağı...." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;"Dava tarihi itibariyle aracın 2.El değerinin 1.000.000 TL olabileceği.Revize davacı Zararı;Aracın onarımının yapıldığı, onarımını yapan ... isimli şahıs işletmesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 01.09.2022 tarihli- 151.512 TL tutarındaki fatura incelendiğinde, yukarıda detaylı izahatı yapuldığı üzere, dava tarihi itibariyle;1)Araçta meydana gelen enjektör arızasıyla ilgili onarım bedeli tutarının (KDV dahil) 30.800 TL olduğu,2)Kaza tarihi olan, 29.11.2021 tarihinden, dava tarihine (09.08.2022) değin aracı kullanamaması nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığı iddiası göz önünde tutulduğunda, ikame araç -hak mahrumiyeti- zararının (KDV dahil) 34.423,55 TL olduğu.3)Dolayısıyla, (30800+34423,55=65223,55) şeklindeki hesaplama ile aracın davacı tarafından tamir edildiği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle davacının toplam zararının (KDV dahil) 65.223,55 TL olduğu...." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca mahkemece mahkemece oluşan çelişkilerin giderilmesi için dosyanın bilirkişi heyetinde yer alan makine mühendisine tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Görevlendirme metninde yer aldığı üzere;Davaya konu aracın makul onarım süresi hk.;Dosya içeriği bir bütün olarak incelendiğinde, dava konusu yangın olayının dayandırıldığı, enjektör değişimine dair gerçekleştirilen ve Ayıplı Hizmet olduğuna kanaat edilen servis hizmetine yönelik olarak, yangın sonrası aracın onarımını yapan ...-... isimli şahıs işletmesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 01.09.2022 tarihli- 151.512 TL tutarındaki fatura içeriğinden alıntılanan ve sadece, detayları yukarıda görülen enjektör değişimi ile ilgili parçalarının değişimine dair onarım süresinin, normal şartlarda 1 gün olabileceği.Muadil aracın kaza tarihi itibari ile kiralama bedeli hk.;Muadil aracın, kök raporda da değinildiği gibi, kaza tarihi itibari ile kiralama bedelinin 1.000 TL/gün olduğu.Davacının mahrum kalınan araç için gerçek zararı hk.;Böylece, yangın olayı öncesi yapılan enjektör değişimi ile ilgili olarak sadece ayıplı hizmetle sınırlı -hizmet ayıpsız olsaydı- davacı zararının (30.800+ 1.000)= 31.800 TL olarak hesaplanabileceği.Kök rapordaki Onarım bedeli için, kök rapor ile ek rapordaki çelişki hk.;Kök raporda yer alan ve enjektör değişimi ile ilgili olarak (KDV dahil) 2.819,87 TL tespitinin 19.03.2022 tarihli bilirkişi raporundan alıntılandığı, EK.1 raporunda ise sonradan dosyaya sunuluna ve aracın tüm onarımını fiilen gerçekleştiren ... isimli işletmenin düzenlediği 01.09.2022 tarihli faturaya dayandırıldığı görülmekle, daha gerçekçi bulunduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile araç tamir bedeli olarak 30.800,00 TL'nin ve ikame araç bedeli olarak 34.423,55 TL olmak üzere toplam 65.223,55 TL'nin en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği ve bildirdiği görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacının, davalıya servis işlemlerini yaptırdığı ... plakalı ... marka model aracın, araç ve servis hizmetlerinden kaynaklı ayıplar nedeniyle █████/2021 tarihinde kaza oluştuğu ve bu nedenle aracın ayıplı ve tam kusurlu olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ücretsiz olarak tamir edilerek eskisi gibi çalışır vaziyette tekrar teslimi, davacının █████/2021 tarihinden itibaren araç kiralamak zorunda kaldığı iddiasıyla şimdilik 34.423,55 TL tazminat bedeli ve ticari faizinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, akabinde dosyanın alanında uzman 1 otomotiv konusunda uzman makine mühendisi, 1 borçlar-tüketici hukuku alanında uzman bilirkişi ve 1 yangın alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; davaya konu araçta gizli ayıp bulunup bulunmadığı, araç ayıplı ise bu ayıbın zaman içerisinde mi ortaya çıkacağı yoksa açık ayıp niteliğinde mi olduğu, araçta meydana gelen arızanın neden kaynaklandığı, meydana gelen zarar ile davalıların eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, aracın bakımlarına ve önceki tarihteki kayıtları da incelenerek davacının zararının meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, aracın kendisinden beklenen faydayı sağlayıp sağlamadığı, misli ile değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, aracın dava tarihindeki piyasa değerinin ve aracın onarımı için gerekli giderin ne olacağı, aracın onarımı için ne kadar süre gerekeceği ve bu doğrultuda davacının ikame araç bedeli için ne miktarda talepte bulunabileceği hususlarında, dosya arasında bulunan delil tespiti dosyası da değerlendirilerek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve █████/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.İlgili raporda " 4.1 Dava konusu ... plakalı araç hk.;• Enjektör değişimine dair gerçekleştirilen servis hizmetinin Ayıplı Hizmet konumunda olduğu, bu ayıbın, enjektörlerin uygun bir şekilde değiştirilmesi ile giderilebileceği anlaşılmakla, dava konusu aracın misli ile değişiminin söz konusu olmayacağı, sadece enjektör değişimi ile ilgili olan bu ayıbın Gizli Ayıp niteliğinde olduğu,• Aracın enjektör değişimi ile ilgili ayıbın, araç üretimi hatası olmadığı, kullanım hatasından kaynaklanmadığı, dolayısıyla; Davacı yanın berhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, Davalı ... ... ve Ticaret A.Ş.'ne, aracın üreticisi konumunda olduğundan, herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, Diğer davalı ... ... A.Ş.'ne, Ayıplı Hizmet'in gerçekleşmesinde tam ve asli derecede kusurlu olduğu,4.2 Davacı Zararının Tespiti Hk.;• Ayıplı Hizmet ile ilgili arızanın, enjektör cıvatalarının, enjektör bağlantı kablo ve soketinin, motor üst koruma kapağının değiştirilmesi ile giderilebileceği, dava tarihi itibariyle malzeme ve işçilik dahil değişim maliyetinin toplam (KDV dahil) 2.819,87 TL olduğu,• Her ne kadar, 19.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, yapılacak onarımın süresinin 1 iş günü olacağı ve bu süre zarfında araç mahrumiyet bedelinin 1.000,00 TL olacağı tespit edilmiş ise de, dava dilekçesinde faturalandığı anlaşılmakla, uyuşmazlık nedeni olduğu anlaşılan, kaza tarihi 29.11.2021 tarihinden, dava tarihine (09.08.2022) değin aracı kullanamaması nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığı iddiası göz önünde tutulduğunda, ikame araç -hak mahrumiyeti- zararının (KDV dahil) 34.423,55 TL olduğu.• Dolayısıyla,- Aracın, davalılar tarafından tamir edilmesi halinde davacının zararının sadece ikame araç bedeli olan (KDV dahil) 34.423,55 TL olacağı,- Aksi halde, (34.423,55+ 2.819,87=37.243,42) şeklinde hesaplama ile davacının toplam zararının (KDV dahil) 37.243,42 TL olacağı." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Kök raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce, bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin ara kararda, bilirkişi raporunda tespiti yapılan hususlara ilaveten, "aracın kendisinden beklenen faydayı sağlayıp sağlamadığı, misli ile değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, aracın dava tarihindeki piyasa değerinin" de hesaplanmasının talep edildiği ancak kök raporda bu hususlarda değerlendirme yapılmadığı görülmekle ilgili hususlarda değerlendirme yapılması ayrıca tarafların rapora itiraz dilekçeleri içeriğinde yer alan hususların incelenerek bu hususlarda da ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.█████/2025 tarihli ek raporda " Sonuç:- Dava tarihi itibariyle aracın 2.El değerinin 1.000.000 TL olabileceği.- Revize davacı Zararı;Aracın onarımının yapıldığı, onarımını yapan ... ... ... ... isimli şahıs işletmesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 01.09.2022 tarihli- 151.512 TL tutarındaki fatura incelendiğinde, yukarıda detaylı izahatı yapuldığı üzere, dava tarihi itibariyle;1) Araçta meydana gelen enjektör arızasıyla ilgili onarım bedeli tutarının (KDV dahil) 30.800 TL olduğu,2) Kaza tarihi olan, 29.11.2021 tarihinden, dava tarihine (09.08.2022) değin aracı kullanamaması nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığı iddiası göz önünde tutulduğunda, ikame araç -hak mahrumiyeti- zararının (KDV dahil) 34.423,55 TL olduğu.3) Dolayısıyla, (30800+34423,55=65223,55) şeklindeki hesaplama ile aracın davacı tarafından tamir edildiği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle davacının toplam zararının (KDV dahil) 65.223,55 TL olduğu." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Ek raporun incelenmesi sonrasında ; eksikliklerin giderilmesi için yeniden ek rapor alınmasına ihtiyaç duyulmuş ve dosyanın rapor tanzim eden heyetteki makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile; davaya konu aracın makul onarım süresinin ne kadar olduğu, kaza tarihi itibari ile aracın nitelikleri dikkate alındığında muadil bir araç için gerekli kiralama bedelinin ne kadar olacağı ve onarım süresi dikkate alınarak davacının mahrum kalınan araç için (onarım süresi de dikkate alınarak) gerçek zararının ne kadar olacağı hususunda hesaplama yapılmasının ayrıca kök rapordaki onarım bedeli ile ek rapordaki onarım bedeli arasında miktar itibari ile çelişki oluştuğundan bu çelişkinin açıklanmasının istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz ara kararı üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda " ... ... isimli şahıs işletmesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 01.09.2022 tarihli- 151.512 TL tutarındaki fatura içeriğinden alıntılanan ve sadece, detayları yukarıda görülen enjektör değişimi ile ilgili parçalarının değişimine dair onarım süresinin, normal şartlarda 1 gün olabileceği.• Muadil aracın kaza tarihi itibari ile kiralama bedeli hk.;Muadil aracın, kök raporda da değinildiği gibi, kaza tarihi itibari ile kiralama bedelinin 1.000 TL/gün olduğu.• Davacının mahrum kalınan araç için gerçek zararı hk.;yangın olayı öncesi yapılan enjektör değişimi ile ilgili olarak sadece ayıplı hizmetle sınırlı -hizmet ayıpsız olsaydı- davacı zararının (30.800+ 1.000)= 31.800 TL olarak hesaplanabileceği.• Kök rapordaki Onarım bedeli için, kök rapor ile ek rapordaki çelişki hk.;Kök raporda yer alan ve enjektör değişimi ile ilgili olarak (KDV dahil) 2.819,87 TL tespitinin 19.03.2022 tarihli bilirkişi raporundan alıntılandığı, EK.1 raporunda ise sonradan dosyaya sunuluna ve aracın tüm onarımını fiilen gerçekleştiren ... isimli işletmenin düzenlediği 01.09.2022 tarihli faturaya dayandırıldığı görülmekle, daha gerçekçi bulunduğu. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.6098 sayılı TBK’nun 227/4. Maddesinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.6098 sayılı TBK’nun 227/4. maddesindeki “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” şeklindeki hükümle kanun koyucu tarafından öngörülmüş olup, birbirini tamamlayan bu iki hüküm ile yasa koyucu temel hukuk prensibi olarak iyiniyet kurallarının hayata geçirilmesini hedeflemekte ve her ne kadar seçimlik hakları yasa ile sayılmış ve bu seçimlik hakların içerisinde herhangi birini tercih etme bakımından alıcı serbest bırakılmış ise de, bunun sınırı olarak iyiniyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesi nazara alınmak suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması sağlanırken varlığı tespit ve kabul edilen ayıp nedeniyle alıcının bir kayıp veya zarara uğramasının da önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Her iki düzenlemede esas olarak kullanılan seçimlik hakkın ortaya çıkaracağı sonucun karşı taraf için orantısızlık yaratması ve durumun bunu haklı göstermemesi gibi özünde Türk Hukuk sisteminin temelini oluşturan hakkaniyet ilkesine dayanmakta olup; somut olayın yapısı ve bu ilkenin uygulanırlığı noktasında takdir hakkını da hakime yüklemiştir (Y.13. HD. 25.2.2020 T, ████████-█████████ syk).Türk Borçlar Kanununun 209 ve devamı hükümlerinde taşınır satışı düzenlenmiştir. Bu kapsamda kanunun 219. Maddesinin "(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.(2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü ile aynı kanunun 227. Maddesinin "(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindeki düzenlemelerinin bulunduğu ve somut olay yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Kural olarak satılan malda meydana gelecek ayıptan satıcı ve ...veren distrübütör olarak sorumludur. Davaya konu aracın faturası incelendiğinde █████/2015 tarihinde dava dışı şahıs tarafından davacıya satışının yapılmış olduğu görülmüştür.Davacı , davalıların servis hizmeti veren firma ve distribütör firma sıfatları ile sorumluluğu bulunduğunu bildirmiştir.Davalıların meydana gelen zarardan sorumlulukları yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu uyuşmazlığın servis tarafından verilen hizmetin ayıplı ifasından kaynaklandığı kanaatine varılmış olup bu doğrultuda yapılan inceleme yapılmıştır.Satış sonrası hizmetler, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Yasa'nın 58.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre; "(1) Üretici veya ithalatçılar, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorundadır.(2) Üretici veya ithalatçılar, yönetmelikle belirlenen mallar için Bakanlıkça onaylı satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi almak zorundadır. (3) Bir malın yetkili servis istasyonlarındaki tamir süresi, yönetmelikle belirlenen azami süreyi geçemez. (4) Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarını kendileri kurabileceği gibi servis istasyonlarının verdiği hizmetlerden sorumlu olmak şartıyla kurulu bulunan servis istasyonlarından veya servis organizasyonlarından da faydalanabilir. (5) Herhangi bir üretici veya ithalatçıya bağlı olmaksızın faaliyette bulunan servis istasyonları da verdikleri hizmetten dolayı tüketiciye karşı sorumludur. (6) İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi hâlinde bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasından garanti süresi boyunca satıcı, üretici ve yeni ithalatçı müteselsilen sorumludur. Garanti süresi geçtikten sonra ise kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini üretici veya yeni ithalatçı sunmak zorundadır. (7) Servis istasyonlarının kuruluşu, işleyişi, sayısı, özellikleri ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir."Bahsi geçen yasa maddesi hükmüne istinaden çıkartılmış bulunan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 5.maddesinde şu şekilde düzenlemeye yer verilmiştir;"(1) Üretici veya ithalatçılar, ekli listede yer alan her mal grubu için belirtilen kullanım ömrü süresince, satış sonrası hizmetleri sağlamak üzere yine ekli listede tespit edilen yer, sayı ve özellikte yetkili servis istasyonunu, yeterli teknik kadroya sahip şekilde kurmak zorundadır.(2) Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarını kendileri kurabileceği gibi verilen hizmetlerden sorumlu olmak şartıyla kurulu bulunan servis istasyonlarından veya servis organizasyonlarından da faydalanabilir."Yine aynı yönetmeliğin 14.maddesine göre;"(1) Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur."Yukarıda belirtilen düzenlemelerden anlaşılacağı üzere satış sonrası hizmetler sebebiyle üretici ve ithalatçı firmalar, yetkili servislerle birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle davalı ... ... A.Ş.'nin vermiş olduğu servis hizmetinden ithalatçı ... ... ve Ticaret A.Ş. nin de müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce kabulüne karar verilen alacaklardan davalılar müşterek müteselsilen sorumlu tutulmuştur. (emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı kararı)Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ; aracın misli ile değiştirilmesi, değişimin objektif olarak mümkün olmaması halinde; TBK 227. ve TKHK 15. Maddelerine istinaden; aracın ücretsiz olarak tamir edilerek “eskisi gibi çalışır vaziyette” teslimi talebinde bulunmuş, ayrıca kaza tarihinden itibaren araç kiralamak zorunda kalınmasına istinaden tazminat isteminde bulunmuştur.Davacı dava dilekçesinde ilk olarak her ne kadar aracın misli ile değiştirilmesi isteminde bulunmuş ise de ; yargılama sırasında davaya konu edilen aracın davacı tarafından dava dışı kişiye devredilmiş olması nedeniyle davacının terditli şekilde ileri sürdüğü ilk talebi olan aracın misli ile değiştirilmesi talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davacının ilk talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden terditli olarak ileri sürülen ikinci talep olan aracın ücretsiz olarak tamir edilerek “eskisi gibi çalışır vaziyette” teslimi talebi değerlendirilmiştir. Bu talep yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli dilekçede; davacının dava açıldıktan sonra aracı davalıdan çekici ile teslim aldığı, █████/2025 tarihinde ise tamir ettirdiği ve buna ilişkin faturanın dosyaya sunulduğu bildirilmiş ve aracın tamiri için ödenen bedellerin tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.Dosya kapsamında yer alan hüküm kurmaya elverişli █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı ... ... A.Ş.'nin, Ayıplı Hizmet'in gerçekleşmesinde tam ve asli derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş ve davacı tarafından aracın yargılama sırasında gerçekleştirildiği anlaşılan onarımına ilişkin faturalar incelendiğinde; faturalarda gösterilen ve rapor içeriğinde tablo halinde alıntılanan ve listede görünen kalemlerin, araçta meydana gelen enjektör arızasıyla ilgili olacağına ve tutarının (KDV dahil) 30.800 TL olacağına dair kanaatin oluştuğu böylece, "Ayıplı Hizmet" sebebiyle araçta meydana gelen enjektör arızasının giderilmesi için ödenen 30.800 TL tutarının davacının zarar kalemi olduğu hususunda değerlendirme yapılmıştır. Davacı tarafın aracın ücretsiz onarılması talebi bulunduğundan ve esasında bilirkişiler tarafından bulunan bu bedel aracın tamiri için gerekli bedel olduğundan ve davacının zararını oluşturduğundan, onarımın yargılama sırasında yapılmış olduğu da değerlendirilmekle gelinen aşamada davacının ücretsiz onarım talebinin de, onarım bedelinin tahsiline dönüştüğü değerlendirilmekle ve meydana gelen zararın davalı servisin kusurlu hizmetinden kaynaklandığı bu hali ile davalıların yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının zararının karşılamakla yükümlü oldukları değerlendirilmekle bu alacak kalemine ilişkin istemin kabulü gerekmiştir.Davacının diğer istemi aracın serviste kaldığı günlere ilişkin ikame araç bedeline ilişkindir. Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi █████████ E., ████████ K. Sayılı kararında " Ancak , davacının aracı garanti süresi dışında arızalanmış olup,anılan yönetmelik uyarınca davalının ikame araç verme zorunluluğu yok ise de ,ayıplı hizmet sebebiyle davacının tamir süresince aracından mahrum kaldığı,bu yönden de zararının bulunduğu, bu süre zarfında araç kiralama bedeline eş bir tazminattan davalının sorumlu tutulmasına hukuken engel bulunmamaktadır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının, davalı servisin ayıplı hizmetinden kaynaklı olarak meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihinden dava tarihine kadar aracı kullanamaması nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığı, davacının buna ilişkin belgelerini dosyaya sunduğu, bilirkişi raporu içeriğinde yapılan teknik incelemede; dava konusu araçta 29.11.2021 tarihinde seyir halindeyken motor kısmında belirsiz sesler çıkması akabinde kaportasından alev ve dumanlar yükselmesi ile bu esnada frenlerin tutmaması nedeniyle aracın kaldırıma çarparak durması şeklinde meydana gelen kazaya neden olarak tanımlanan araç yangını sebebinin, 19.03.2022 tarihli bilirkişi raporundaki "...davalı servis tarafından değiştirilen enjektörlerin sabitlenmesinde kullanılan cıvataların gevşek bırakılması" şeklindeki tespite iştirak edildiği, aynı raporda yer aldığı üzere, yetkili servisin %100 oranında tam kusurlu olduğu şeklindeki tespitine de iştirak edildiği şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğu bu hali ile davalının kusurlu servis hizmeti nedeniyle kazanın meydana geldiği ve zararın oluştuğu değerlendirildiğinden davalıların, davacının ikame araç bedeline ilişkin meydana gelene zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda her ne kadar makul onarım süresinin 1 gün olacağı değerlendirilerek seçenekli hesaplama yapılmış ise de; aracın bu süre içerisinde onarımının yapılmadığının ve davacının dava tarihine kadar araç kiralama durumunda kaldığının da dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı bu nedenle davacının gerçek zararının 34.423,55-TL olduğu değerlendirilmek ve kabul edilmekle; davacının 34.423,55-TL ikame araç bedeli zararı ve 30.800,00-TL onarım zararı olmak üzere toplam 65.223,55-TL zararının 29.498,00-TL sinin ihtarnamenin davalılara tebliğ tarihinden (ihtarname içeriğinde bu miktar belirtildiğinden bu miktar için bu tarihte temerrüde düşüldüğü kabul edilmekle) , bakiye kısmının ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacının davalılara yöneltiği aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemi yönünden açılan davanın konusuz kalması nedeniyle bu talep hakkında KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-) Davacının davalılara yönelik terditli taleplerinin KABULÜ ile; toplam 65.223,55-TL araç onarım ve ikame araç bedelinin ; 29.498,00-TL sinin █████/2022 tarihinden, bakiye kısmının ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ili birlikte davalılardan müşterek mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine,3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 4.455,42 TL harçtan peşin alınan 1.137,87 TL harcın ( 587,87 TL dava açılırken + 550,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 3.317,55 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına.4-) Davacı tarafından yatırılan 1.137,87 TL harcın ( 587,87 TL dava açılırken + 550,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,6-) Davacı tarafça yapılan 260,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 12.750,00 TL bilirkişi ücreti ile 92,20 TL ilk masraf (80,70 TL başvurma harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 13.102,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-) Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,9-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 840,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...