Anahtar kelimeler: İadeli Özetledavalı Kanalıyla Düşündüğü Şahıs İik Cevabı Posta Gönderdiği İhbarnameleri

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı Şirket ile Müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki ve/veya borç ilişkisi bulunmamakta olup, Davalı Şirket ----- Şirketi'nden alacağını almak amacıyla ---. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, müvekkili şirkete, borçlunun üçüncü kişi olduğu gerekçesiyle İİK 89/1, 2 ve 3. maddeleri uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, müvekkili Şirket ise işbu ihbarnamelere posta kanalıyla gönderdiği itirazi yazılarla cevap verdiğini düşündüğü, son olarak gönderilen İİK 89/3 haciz ihbarnamesine verdiği cevabı ise icra dairesine iadeli taahhütlü posta kanalıyla gönderdiği, ancak gelinen noktada Müvekkili Şirket, Davalıya ve/veya Davalının borçlusuna herhangi bir borcu olmamasına rağmen dosyaya borçlu olarak kaydedilmiş ve banka hesapları üzerinde haciz işlemi gerçekleştirildiği, icra dosyası üzerinden, borçlu olmadığı bir meblağ için Müvekkili Şirket, 29.04.2026 tarihinde 154.390,80-TL ve 53.296,97-TL'lik banka hesabı üzerine konulan blokaj ile cebri icra tehdidi altında olduğu, sadece bununla da kalmayıp, diğer malvarlığı değerleri üzerinden de cebri icra tehdidi sürdüğü, İK 89/5 maddesine göre, 3. kişi, borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, bu paranın istirdadını isteyebileceği, müvekkili Şirketin ne Davalıya (İcra dosyasındaki alacaklı) ne de icra dosyasındaki borçlu 3. Kişiye herhangi bir borcu bulunmadığı, söz konusu durum Müvekkili Şirketin ticari defter kayıtlarından ve her türlü resmi evrakından da anlaşılabilecek durumda olduğu, müvekkili Şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ederken, Müvekkili Şirketin malvarlığı değerleri üzerinde eksilme meydana gelmemesi amacıyla gerek İcra Müdürlüğüne yazı yazılarak gerekse blokaj konulan bankalardaki bedellerin ödenmesinin durdurulması amacıyla tedbiren Müvekkili aleyhine icra işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etme gereği de hasıl olduğu, Sayın Mahkeme tarafından söz konusu icra dosyasından alacaklıya ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde Davalı, icra dosyasından kötüniyetli bir şekilde paralarını tahsil etme yoluna gidecekleri, Müvekkilinin davalı şahsa borcu olmadığının tespiti ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar mağduriyetimize yol açmayacak şekilde teminatsız olarak; İİK 72.maddesi gereğince ilgili icra dosyasının alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ettikleri, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; 2004 sayılı İİK'nın 89/5. maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.İİK'nın 89/5. maddesinde; "Üçüncü şahsın, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmünün uygulanacağı ve her hâlde üçüncü şahsın, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebileceği" düzenlenmiştir.2004 sayılı İİK'nın 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ----. sayılı ilamı) Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında da re'sen dikkate alınması gerekir. İlk Derece Mahkemesince davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.