Anahtar kelimeler: Eğlence Edememesi Ştiye Reklam Bahse Faturayı Yazildiği Kdv Vermiş Katip

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalı ... Eğlence Hizmetleri Ltd. Şti'ye reklam hizmeti vermiş olup işbu hizmet karşılığında 23.07.2024 tarihli ve .... no'lu faturayı düzenlediğini, bahse konu fatura uyarınca 15.000,00 TL reklam hizmeti bedeli ve 3.000,00 TL KDV olmak üzere toplam 18.000,00 TL hizmet bedeli alması gereken davacı alacaklı müvekkilinin vermiş olduğu hizmet bedelini tahsil edememesi üzerine taraflarına ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, nitekim 23.07.2024 tarihli fatura incelendiğinde davalı borçlunun davacı müvekkiline toplam 18.000,00 TL borcu olduğunun açıkça görüleceğini, ancak davalı borçlunun müvekkilini zarara uğratmak ve tahsili geciktirmek için 27.08.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve davalının itirazı üzerine işbu takibin ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 28.08.2024 tarihli kararı ile durdurulduğunu, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinde fatura içeriğindeki hizmeti teslim edilmediğini iddia etmiş ise de tarafların afiş tasarımlarının yapılması hususunda anlaşmış olup, davacı müvekkili tarafından davalı şirketin afiş tasarımlarının yapılarak teslim edildiğini, hatta davalının halen davacı müvekkilinin tasarlayıp teslim etmiş olduğu afişleri sosyal medya hesabından paylaşıp kullandığını, nitekim bu hususa ilişkin ekran görüntülerinin de mevcut olduğunu, dolayısıyla davalının kötü niyetli olduğunu, borçlunun ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve müvekkiline borçlu olduğunun bilincinde olmasına rağmen sorumluluklarından kaçarak müvekkiline ödemesi gereken 18.000,00 TL reklam hizmeti bedelini ödememekle birlikte müvekkilini zor durumda bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borç doğuracak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ederek süreci uzatmaya çalıştığının açıkça görüldüğünü. Türk Ticaret Kanun’unun 5/A. Maddesinin '' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle müvekkiline ödeme yapmadığı halde takibe borcu olmadığını iddia ederek kötü niyetli olarak takibe itiraz eden ve takibin durmasına sebebiyet veren davalı borçlunun itirazının iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; işbu davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun tebligatın yapılmasına rağmen, cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
GEREKÇE;
Dava; ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, davacı tarafça, reklam hizmeti kapsamında düzenlenen fatura alacağına yönelik takibe itirazın iptali talep edilmiş olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarına göre, davacı adına gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davacının █████/2022 tarihinde grafik tasarım ve görsel iletişim faaliyetleri faaliyetine başladığı, işletme defteri hesabına göre defter tuttuğu ve 2.sınıf tacir olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla, celp edilen 2024-2025 yılı gelir vergisi beyannamelerine göre, 2007/... sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin ... Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda davacının parasal hadlerin altında beyanının olduğu, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, sonuç olarak davacı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere kara verildi. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!