Anahtar kelimeler: Mahsuba Niğde Taksir Kast Kastla Olası Bilinçli Ölümüne Vasfında İnceleyen

YARGITAY DAİRESİ
: 1. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır CezaSAYISI
: 261-299I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında olası kastla öldürme suçundan açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince 18.11.2015 tarih ve 65-456 sayı ile; sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.Hükmün, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 11.02.2021 tarih ve 3781-1415 sayı ile; "...Sanığın olası kast ile öldürme suçunu işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyan Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince 26.05.2021 tarih ve 75-187 sayı ile; sanığın olası kastla öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 21/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba hükmedilmiştir.Resen temyize tabi olan hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 01.06.2022 tarih ve 12793-4242 sayı ile; eksik araştırmayla hüküm kurulması, kabule göre de; sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının bilinçli taksirle öldürme olmasına rağmen, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 05.10.2022 tarih ve 261-299 sayı ile; "…Yargıtay 12. Ceza Dairesinin geçmişten bu güne istikrar kazanmış kararları, maktulden çıkan mermi çekirdeğinin sanıktan ele geçen silahtan çıktığına dair ATK raporları, sanığın silahıyla ateş ettiğine dair beyanları ve de sanığın polis memuru olması nedeniyle silah tecrübe bilgisi dikkate alınarak kastının bilinçli taksir değil, olası kast olduğu," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanığın olası kastla öldürme suçundan önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar vermiştir.Resen temyize tabi olan hükmün sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve 143605 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, 5272 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 31.05.2023 tarih ve 1440-3734 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;Olay yeri inceleme raporu ve eklerinden; 15.06.2013 tarihinde saat 20.10 sıralarında Niğde ili, Bor ilçesi, Karacauğurlu Mahallesi, Öğretmen ... ... Caddesi'nde maktul ...’un başına isabet eden mermi çekirdeğiyle ağır şekilde yaralandığı, olay yerinde kan birikintisi dışında herhangi bir delile ulaşılamadığı, olay akşamı sanık ...’ün kız kardeşinin kına töreninde silahıyla ateş ettiği bilgisinin alınması üzerine sanıkla görüşüldüğü, polis memuru olduğunu belirten sanığın silahını babaannesinin evinde bıraktığını söylemesi üzerine silahın belirtilen adresten alındığı, namlusu ve şarjörü boş olan silahtan barut kokusu geldiğinin tespit edildiği, düğün töreninin yapıldığı yerde ve sanığın olay günü ateş ettiğini belirttiği Niğde ili, Altunhisar ilçesi Asri Mezarlığında herhangi bir bulguya rastlanılmadığı,Otopsi raporundan; iki ay önce ateşli silah yaralanması ile hastaneye kaldırılan maktulün uzun süren tedaviye rağmen hayatını kaybettiği, 170 cm boyunda, 100 kg ağırlığında, 38 yaşındaki erkek cesedinde, başta sağ frontoparietalde 3 cm’lik ateşli mermi çekirdeği giriş deliği olduğu, skopi altında kafatasında bir adet metalik cisim görüldüğü, başta lineer kırık hatları oluşturan mermi çekirdeğinin yaygın beyin dokusu harabiyetine ve beyin kanamasına yol açarak ölüme neden olduğu, cesetten bir adet mermi çekirdeği elde edildiği,19.06.2013 tarihli CD inceleme tutanağından; sanığın kız kardeşinin kına törenine ilişkin görüntülerin saat 19.50’de başladığı ve saat 21.13’te bittiği, saat 20. 06... .11 arasındaki görüntülerle, saat 20.24-20.25, 20.31-20.33, 20.34-20. 35... .42-20.51 arasındaki görüntülerin kayıp olduğu, saat 21. 04... .05’te havai fişek ses ve görüntülerinin tespit edildiği,Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 30.09.2013 tarihli üç uzmanın imzasını taşıyan uzmanlık raporundan; sanığın "T1102- 10... " seri numaralı, Türkiye yapısı, Sarsılmaz marka, Kılınç 2000 Mega model yarı otomatik tabancasının, atışa engel bir arızasının bulunmadığı, incelenmek üzere gönderilen 9 mm çapındaki Parabellum tipi deforme vaziyetteki bir adet mermi çekirdeğinin, bahse konu tabancadan elde edilen mukayese mermi çekirdekleri ile mikroskopta, üzerinde mevcut incelemeye yeter izler bakımından yapılan karşılaştırmalarda, deforme vaziyetteki bir adet mermi çekirdeğinin sanığa ait özellikleri belirtilen tabancadan atıldığını gösterir nitelikte yeterli bulguya rastlanılmadığı, bu mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabanca ile atılmadığı kanaatine varıldığı,Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlenen, Adli Tıp Kurumu Başkanı, Adli Fen Bilimleri Uzmanı Daire Başkanı ile Uzman Şube Müdür Vekilinin imzalarını taşıyan 22.12.2013 tarihli rapordan; incelemeye gönderilen uç kısmından deforme olan, 9 mm çapındaki mermi çekirdeği ile, sanığa ait "T1102- 10... " seri numaralı, sürgüsünün üzerinde Sarsılmaz/Kılınç 2000 Mega ibaresi bulunan tabancadan elde edilen mukayese mermi çekirdekleri üzerinde görülen tanı unsurları özelliği bakımından aralarında benzerlikler bulunduğu, dolayısıyla bir adet 9 mm çapındaki merminin sanığa ait "T1102- 10... " seri numaralı tabancadan atılmış olduğu kanaatine varıldığı,Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen ve iki balistik inceleme uzmanının imzasını taşıyan 11.12.2014 tarihli rapordan; inceleme konusu tabancadan laboratuvarda elde edilen mukayese mermi çekirdekleri ile bir adet 9 mm çapında suç konusu deforme mermi çekirdeğinin makroskopta yapılan karşılaştırması neticesinde, suç konusu deforme mermi çekirdeğinin inceleme konusu silahtan atılmadığının tespit edildiği,Mahkemece sorulması üzerine 21.05.2015 tarihli açıklama yazısından; laboratuvara gönderilen tabanca ile dört farklı imal fişekten mukayese mermi çekirdeği elde edilmesine müteakip, laboratuvar ortamında mukayese makroskobu marifeti ile mukayese mermi çekirdekleri ve suç konusu mermi çekirdeğinin inceleme ve karşılaştırmalarına geçildiği, suç konusu mermi çekirdeği üzerindeki genel karakteristik izlerinin (altı adet sağa) mukayese çekirdekleri ile benzer olmasına rağmen, balistik inceleme uzmanını nihai sonuca götüren asıl belirleyici izler olan özel karakteristik izler arasında bir irtibat tesis edilemediği, görevlendirilen iki uzman tarafından inceleme sonucunda görüş birliği ile tespit edildiği, ilave olarak mermi çekirdekleri incelemesinde bir yöntem olan, öncelikle mukayese mermi çekirdeklerinin kendi aralarında birbirini takip eden beş ayrı set başında irtibat tesis edildiği ve tespit edilen bu özel karakteristik izlerin suç konusu mermi çekirdeği üzerinde arandığı, buna rağmen suç konusu mermi çekirdeği üzerinde tespit edilen on bir özel karakteristik iz ile mukayese mermi çekirdekleri üzerindeki özel karakteristik izler arasında bir benzerlik tesis edilemediği, bu tespitler değerlendirilerek suç konusu mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabancadan atılmadığı sonucuna varılarak durumun raporlandırıldığına ilişkin izahat yapıldığı,Mahkemece sorulması üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlenen 13.01.2025 tarihli yazıdan; Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliği’nin, Adli Tıp Genel Kurulunun çalışma usulüne ait 23-1 bendine göre; Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ve Trafik İhtisas Dairesine ait işlerin Adli Tıp Genel Kurulunda incelemeye alınamayacağı, bu dairelerden birinin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle İhtisas Dairesince en az yedi uzmanın katılımıyla rapor hazırlanacağının hüküm altına alındığı, Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi bünyesinde yeterli sayıda uzman bulunmadığından yedi kişilik heyet teşekkül ettirilemeyeceği, ancak istenmesi hâlinde bahsi geçen emanet eşyaları gönderildiğinde tekrar inceleme yapılarak rapor tanzim edileceği, açıklamasına yer verildiği,Mahkemece sanığa ait tabanca ile otopsi sırasında maktulün bedeninden çıkarılan mermi çekirdeğinin yeniden gönderilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince Adli Tıp Kurumu Başkanı, Adli Tıp Uzmanı Daire Başkan Vekili ile Uzman Şube Müdür Vekilinin imzalarını taşıyan 15.06.2015 tarihli rapordan; gönderilen inceleme konusu mermi çekirdeği ile şüpheli tabancadan elde edilen mukayese mermi çekirdekleri arasında benzer izler görülebildiğinden 22.12.2013 tarihli raporda bu benzer izlere bakılarak mermi çekirdeğinin "T1102- 10... " seri numaralı tabancadan atılmış olduğu kanaatine varıldığı hususunda görüş bildirilmiş olduğunun belirtildiği,Kovuşturma aşamasında olay yerinde keşif işlemi yapılmasının talep edilmesi üzerine; Mahkemece "Dosyanın geçirmiş olduğu safahat ve mevcut delil durumu dikkate alınarak sanık müdafiinin keşif talebinin dosyanın esasına bir etkisi olmayacağı anlaşılmakla oy birliği ile reddine karar verildi." şeklindeki ara kararla, keşif talebinin reddedildiği,Anlaşılmaktadır.Katılan ... ... (...) soruşturma aşamasında; maktulün eşi olduğunu, olay günü kız kardeşi ... ve ...'in küçük kızı, eşi maktul ve bebek arabasındaki 2,5 yaşındaki kızı ile birlikte ilçe merkezindeki Öğretmen ... ... Caddesi üzerinde yürüdüklerini, bu esnada eşinin birden yere yığıldığını, ne olduğunu anlayamadıklarını, başından vurulan eşinin 60 gün kadar hastanede tedavi görmesine karşın hayatını kaybettiğini,Mahkemede; olay akşamı ziyarete gittikleri kayınvalidesinin evinden saat 19.30 sıralarında ayrıldıklarını ve ablasının evine çay içmeye gitmek üzere Öğretmen ... ... Caddesi’nde yürümeye başladıklarını, maktulün bebek arabasını sürdüğünü, kendisinin ise maktulün koluna girdiğini, ... Market’in hizasına geldiklerinde maktulün birden yere yığıldığını, etrafın çok kalabalık olduğunu, iki el silah sesi duyduğunu, ilk silah sesiyle maktulün yere yığıldığını, ateşin nereden geldiğini görmediğini fakat sanığın babaannesinin evinin, eşinin vurulduğu yere 100-150 metre uzaklıkta olduğunu, yürüyüşe çıktıkları sırada sanığın kız kardeşinin düğününe geldiğini, sanığın babaannesinin balkonundan ateş ettiğini, üç ayrı profesörün kendisine atışın çok uzak bir mesafeden yapılmış olamayacağını, kurşunun sekme sonucu isabet etmediğini söylediğini, kurşunun maktulün başının üst kısmına isabet ettiğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu,Mahkemede ikinci celsede; olay sırasında rengini ve modelini hatırlayamadığı bir aracın yanlarından geçerek sanığın babaannesinin evine doğru gittiğini gördüğünü,Tanık ... kollukta; maktulün baldızı olduğunu, olay akşamı kız kardeşi katılan ..., eniştesi maktul ve küçük çocuklarıyla birlikte yürüyüşe çıktıklarını, olay yerine geldiklerinde hafif bir silah sesi işittiğini, maktulün yere yığıldığını, ardından yine cılız bir silah sesi daha işittiğini, hemen polisi ve ilk yardımı aradıklarını,Mahkemede; olay akşamı yürüyüşe çıktıklarını, gelin arabası olarak süslenmiş, bal renginde bir otomobilin yanlarından geçerek kendisinin de oturduğu apartmana doğru gittiğini, sonradan bu apartmanda sanığın babaannesinin oturduğunu öğrendiğini, yüksek sesle müzik çalındığı ve gelin arabası olarak süslendiği için arabaya dikkat ettiğini, araçta iki ya da üç kişi bulunduğunu, yürürken silah sesi duymadığını ancak "Pat! Pat!" diye iki ses işittiğini, bunların mermilerin düşüş sesi olduğunu tahmin ettiğini, eniştesinin birden yere yığıldığını, olaydan sonra Facebook hesabından sanığın fotoğrafını gördüğünü, başta belirttiği bal rengi aracı kullanan kişiye benzettiğini, sanığı ve ailesini önceden tanımadıklarını, sanığın babaannesiyle aynı apartmanda oturduklarını ancak onu da tanımadıklarını, herhangi bir husumetlerinin olmadığını,Tanık ... kollukta; olayın meydana geldiği yerin evinden görüldüğünü, saat 20.10 sıralarında balkonda oturduğu sırada oturduğu ... Apartmanı ile yandaki ... Apartmanı arasındaki boşlukta havalı tüfek sesine benzer bir sesin yankılandığını, aynı anda maktulün yere yığıldığını gördüğünü,Tanık ... kollukta; saat 20.20 sıralarında eşiyle birlikte yürüdükleri sırada hafif bir silah sesi işittiğini, arkasına döndüğünde maktulü yere yığılmış hâlde gördüğünü, silah sesinin nereden geldiğini anlamadığını,Tanık ... kollukta; olay akşamı saat 20.15 sıralarında iş yerinin karşısındaki düğün alanından iki el silah sesi işittiğini, ateş edeni görmediğini,Sanığın talebi üzerine ilk kez mahkemede dinlenen tanık ...; liseden beri sanıkla arkadaş olduklarını, olay akşamı saat 19.00 sıralarında kına gecesi olan sanığın aile evine vardıklarını, burasının sanığın babaannesinin evi olmadığını, başka bir ev olduğunu, babası vefat ettiği için düğün sahibi olarak sanığın misafirlerle ilgilendiğini, saat 21.30 sıralarında damat ve gelin adayının dansa kalktığını, bu sırada sanığın duygulanarak o an için nereden aldığını bilemediği tabancasını havaya doğrultarak ateş ettiğini, sanığın kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını,Sanığın talebi üzerine ilk kez mahkemede dinlenen tanık ...; tanık ...’in kardeşi olduğunu, olay akşamı saat 21.00'den sonra sanığın kız kardeşi dans için piste çıktığında, sanığın silahını belinden çıkartıp ateş ettiğini,İfade etmişlerdir.Sanık soruşturma aşamasında; Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, kız kardeşinin düğünü için Bor ilçesine geldiğini, olay tarihinde saat 19.00 sıralarında Altunhisar ilçesine gezmeye gittiğini, burada boş bir arazide silahını denemek için 13 adet mermi sıktığını, ardından Bor’a döndüğünü, boş olan silahını babaannesinin evine bırakarak ... Mahallesi’ndeki düğüne katıldığını, düğün yerinin maktulün vurulduğu yere 800 metre mesafede olduğunu, düğünün saat 20.30'da başladığını, düğünde kurusıkı silahlarla ateş edenler olduğunu ancak ateş edenleri görmediğini, kendisinin düğün sırasında kesinlikle ateş etmediğini, aleyhine tespitler içeren Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporu kabul etmediğini,Mahkemede; suçlamayı kabul etmediğini, yakalandığı yer ile tutanaklardan öğrendiği kadarıyla ölenin bulunduğu yer arasında 600-700 metre mesafe bulunduğunu, yine tutanaklardan öğrendiğine göre olayın saat 20.15 sıralarında meydana geldiğini, kendisinin ise düğünde saat 21.30-22.00 sıralarında havaya ateş ettiğini, buna ilişkin tanıkları olduğunu, dinlenilmelerini istediğini, mahkemedeki beyanlarının doğru olduğunu, soruşturma aşamasında kimi gerekçelerle farklı ifade verdiğini, babaannesinin evinin ... İlköğretim Okulunun hemen yanında olduğunu, beş katlı bir binanın en üst katında yer aldığını, düğünün ise baba evinin arka tarafındaki arsada yapıldığını, düğün akşamı saat 19.00'a kadar silahı belinde taşıdığını, babaannesi ...'in silahın kabarıklık yapıp çirkin görüntü oluşturduğunu söylemesi üzerine silahını kılıfıyla beraber saat 19.30'da babaannesine verdiğini ancak saati tam hatırlamadığını, silahı alan babaannesinin tabancayı el çantasına koyduğunu, saat 21.30 sıralarında gelinle damat düğün alanına gelirken babaannesinden silahı aldığını ve düğün alanının biraz dışında ateş ettiğini, şarjörü boşalttığını, sonra silahı tekrar babaannesine verdiğini, şarjörün 14 mermi aldığını ancak o sırada şarjörün tam dolu olmadığını, yaklaşık 9-10 el ateş ettiğini, silahı alan babaannesinin tabancayı evine götürdüğünü, babaannesinin evinde silahla ateş etmediğini,Savunmuştur.IV. GEREKÇEA. İlgili Mevzuat ve Doktrinde Uyuşmazlık Konusuna İlişkin GörüşlerAyrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139.) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.B. Hukuki DeğerlendirmeMaktul ...'un olay akşamı saat 20.00 sırlarında Niğde ili, Bor ilçe merkezinde eşi ve 2,5 yaşındaki çocuğu ile caddede yürüdüğü sırada başına isabet eden mermi çekirdeği ile yaralanarak yere yığıldığı, kaldırıldığı hastanede uzun süren tedavilere karşın olaydan iki ay sonra hayatını kaybettiği, otopsi raporunda, başta lineer kırık hatları oluşturan mermi çekirdeğinin yaygın beyin dokusu harabiyetine ve beyin kanamasına yol açarak ölüme neden olduğunun belirtildiği, cesetten çıkarılan bir adet uç kısmı deforme mermi çekirdeği ile polis memuru olan sanığa ait "T1102- 10... " seri numaralı tabancanın Bor Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarına incelenmek üzere gönderildiği, düzenlenen 30.09.2013 tarihli raporda; maktulden elde edilen mermi çekirdeğinin sanığa ait silahtan atılmadığının bildirildiği, Bor Cumhuriyet Başsavcılığınca mermi çekirdeği ve sanığa ait silahın bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesine gönderildiği, burada düzenlenen 13.01.2015 tarihli raporda ise maktulün bedeninden çıkarılan merminin sanığın silahından atılmış olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, sanık hakkında kamu davasının açılması üzerine Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince maktulün bedeninden çıkarılan mermi çekirdeği ve sanığın silahının bu kez de Jandarma Genel Komutanlığına gönderilerek rapor düzenlenmesinin talep edildiği, Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen 11.12.2014 tarihli raporda; inceleme konusu mermi çekirdeğinin sanığın silahından atılmadığı tespitinin yapıldığı, Mahkemece sorulması üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlenen 13.01.2025 tarihli yazıda; Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliği’nin, Adli Tıp Genel Kurulunun çalışma usulüne ait 23-1 bendine göre; Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ve Trafik İhtisas Dairesine ait işlerin Adli Tıp Genel Kurulunda incelemeye alınamayacağı, bu dairelerden birinin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle İhtisas Dairesince en az yedi uzmanın katılımıyla rapor hazırlanacağının hüküm altına alındığının belirtilerek, Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi bünyesinde yeterli sayıda uzman bulunmadığından yedi kişilik heyet teşekkül ettirilemeyeceği, ancak istenmesi hâlinde bahsi geçen emanet eşyaları gönderildiğinde tekrar inceleme yapılarak rapor tanzim edileceğinin bildirildiği, Mahkemece sanığa ait tabanca ile otopsi sırasında maktulün bedeninden çıkarılan mermi çekirdeğinin yeniden gönderilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlenen 15.06.2015 tarihli raporda; gönderilen inceleme konusu mermi çekirdeği ile şüpheli tabancadan elde edilen mukayese mermi çekirdekleri arasında benzer izler görülebildiğinden 22.12.2013 tarih raporda bu benzer izlere bakılarak mermi çekirdeğinin "T1102- 10... " seri numaralı tabancadan atılmış olduğu kanaatine varıldığı hususunda görüş bildirilmiş olduğunun belirtildiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, düğün yapılan yerin olay yerine 800 metre kadar uzakta olduğunu savunduğu, katılan ...'un ise; sanığın 800 metre uzaktaki düğün yerinden değil 150 metre mesafedeki babaannesinin evinden ateş ederek eşinin ölümüne neden olduğunu ileri sürdüğü, olay yerinde keşif yapılmasına ilişkin taleplerin "dosyanın esasına bir etkisi olmayacağı" gerekçesiyle Mahkemece reddedildiği anlaşılan dosyada;Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlen 22.12.20 13... .06.2015 tarihli raporlar ile Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 30.09.2013 ve Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen 11.12.2014 tarihli raporlar arasındaki açık çelişkinin giderilmesini temin ve maktulün cesedinden çıkarılan mermi çekirdeğinin sanığın tabancasıyla atılıp atılmadığının hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından,Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi bünyesinde konusunda uzman olan yedi kişilik heyet teşekkül ettirilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılarak, mümkün olması hâlinde bu şekilde oluşturulan heyetten rapor aldırılması, mümkün olmaması hâlinde; Üniversitelerin bu konuda uzmanlaşmış bölümlerinden açıklığa kavuşturulması gereken bahse konu hususta rapor alınma imkânının araştırılarak tereddütlere son verecek açıklıkta rapor aldırılması; olay tarihi ve saatine uygun olacak biçimde, alanında uzman bilirkişiler marifetiyle denetime olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılarak, katılanın bahsettiği evin balkonundan ya da düğün yerinden yapılacak bir atışla maktulün isabet alarak ölümüne yol açacak şekilde yaralanmasının mümkün olup olmayacağı hususunda da rapor aldırılması, bu araştırmalar yapılıp eksiklikler giderildikten sonra araştırma sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı kabul edilmelidir.Bu itibarla, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2022 tarih ve 261-299 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli ve 261-299 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükmün, sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.