Anahtar kelimeler: Bakımlarından Tmsf Tekirdağ Fon Talepli Memurluğu Limited Paylarının Devir Kurul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: TMSF Kurul kararının iptali- Tescil işleminin iptali
Taraflar arasındaki TMSF Fon Kurulunun kararının iptali ve ...memurluğu kararına itiraz talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usul ve esas bakımlarından reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi'nin paylarının müvekkillerine devrine ilişkin devir işlemlerinin muvazaalı olması nedeniyle iptali ile eski hâle getirilmesine ilişkin ...08.2020 tarihli ...Gazetesi'nde yayımlanan ...sayılı ilanın dayanağı kararın iptali gerektiğini, analın karar ile Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin çeşitli kararları ile yönetimi TMSF'ye devredilen şirketin pay devirlerinin ilgili KHK ve Fon Kurulunun 09.04.2020 tarihli kararı uyarınca iptal edildiğini, davaya konu şirketin devri ile ilgili olarak davacılar hakkında silahlı terör örgütü hiyerarşisine dâhil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçlaması ile Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini, istinaf talebinin reddedilerek kararın kesinleştiğini, 7086 sayılı Yasa'nın muvazaalı işlemler başlıklı 4. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, muvazaalı devirlerin iptal edilebileceğini, davalı ... Sicil Müdürlüğünün 04.12.2015 tarih ve ... numaralı ilanında, ... ve ...'un davaya konu şirketteki... ve ...'den aldıkları hisseleri .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 13.11.2015 tarihli pay devir sözleşmesi ile satın aldığını, buna göre...'in 60, ...'in ise 140 hissesini ... ve ...'a devrettiğini, müvekkilleri hakkındaki ceza kovuşturmasının asılsız bir ihbarla başladığını, pay devrinin her iki taraf hakkında başlatılan soruşturmadan önce yapıldığını ve muvazaalı olmadığı, dayanak yasa maddesinin açıkça Anayasaya aykırı olduğunu, müvekkiline tebligat yapılmaması nedeniyle davanın TTK'nın 34. maddesine göre süresinde açıldığını ileri sürerek, ...Gazetesi'nin ...08.2020 tarih ve ... sayılı .... sayfasında bulunan ...ilan numaralı ilanın ve dayanağı .... Sanayi ve Ticaret Odası ...Müdürlüğü kararlarının ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı Fon Kurulunun 09.04.2020 tarih ve ...... E..... sayılı ve ...07.2020 tarih ve ... E.... sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; dava konusu edilen 05.08.2020 tarihli müvekkili sicil müdürlüğü tescil ve ilan işleminin, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... sayılı ....sayfasında 12.08.2020 tarihinde ilan olunduğunu, davacı ...'un 16.11.2021 tarihinde müvekkiline verdiği dilekçede, şirket hisselerinin başkalarına devir edildiğine ilişkin duyumlar alındığını buldurduğunu, 18.11.2021 tarihli yazı ile cevap verildiğini, davacının dava tarihinden uzun süre önce haberdar olduğu işlem hakkında 8 günlük süre içerisinde dava açmadığını, davaya konu işleme dayanak olan TMSF kararlarının iptal edilmeden sicil müdürlüğüne karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle;; 674 sayılı KHK'nın 19/1. maddesinde, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, illisakı veya irtihatı nedeniyle CMK'nın 133. maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hâkim veya mahkeme tarafından müvekkil kuruma devredileceği, ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüslü hâlin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK'nın 133. maddesi uyarıncı şirketlere ve bu KHK'nın 13. maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği taktirde kayyım olarak müvekkili kurumun atanacağının hüküm altına alındığını, TMSF'nin almış olduğu kararların yerindeliğinin idari yargıda açılacak davada tartışılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın TTK'nın 34. maddesinde aranan özel şart gerçekleşmediğinden usulden reddine; davalı TMSF aleyhindeki dava bakımından ise "...davalı TMSF'ye yöneltilen ...işlemine dayanak olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ..../███████ tarih ..... E...... sayılı kararı ile.../███████ tarih .... E... sayılı kararlarının iptaline karar verilmesi istemine dair Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu Bazı KHKlerde Değişiklik Yapılmasına Dair █████/2018 tarihli ve 7145 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince sabittir. 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun "Muvazalı Devir İşlemleri” başlıklı 4 üncü maddesi; "madde 4- 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım alanan şirketlerde orlaklık pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın başladığı tarihten bu maddenin yürülüğe girdiği tarihe kadar şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı Kabul edilerek geçersiz sayılır ve ticaret sicilinden resen terkin edilir.'' hükmünü haizdir. Eldeki davada; şirket devri yasada belirtilen zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiştir. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığından gelen cevabi yazı içeriğine göre de şirket sahipleri... ve ... hakkında şirketin devrinden önce terör örgütüne üyelik iddiasıyla Çerkezköy CBS'nin █████████ ve █████████ soruşturma sayılı dosyaları ile soruşturma başlatılmıştır. Bu nedenle, TMSF'nin şirket devrinin iptaline ilişkin Fon Kurulu Kararının, söz konusu yasa kapsamında alınmış yerinde bir karar olduğu belirlenmiştir. Devir işleminin muvazalı olduğuna ilişkin somut deliller dosya kapsamında mevcut olup şirketin sahibi...'in sevk ve talimatıyla şirkete ilişkin kararlar alındığı ve şirketin yönetildiği sabittir. 7086 sayılı Kanunun 4. Maddesi “madde 4- 4.12.2004 tarihli ve S271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (33 üncü maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın başladığı tarihten bu maddenin yürülüğe girdiği tarihe kadar şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı kabul edilerek geçersiz sayılır ve ticaret sicilinden re'sen terkin edilir” hükmünü haizdir. 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Muvazalı Devir İşlemleri” başlıklı 4 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin ███████ esas, ███████ karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ancak somut davada uygulama alanı bulan 7421 sayılı kanunun 23. maddesi ile yapılan düzenleme ile; █████/2018 tarihli ve 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edilen 4 üncü maddesi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre "Muvazaalı devir işlemleri madde 4- (1) 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde, soruşturmanın başladığı tarihten 19/7/2018 tarihine kadar ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulunun değerlendirmesi sonucu muvazaalı kabul edilmesi halinde geçersiz sayılır ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun talebi üzerine ticaret sicilinden terkin edilir. Geçersiz sayılma işlemine çarşı ilgililerce, tebliğden itibaren bir ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir.” konuya ilişkin yasal düzenleme mevcut olup getirilen değişiklikle ilgililere mahkemeye başvurma hakkı tanınmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca davacının davasını ispatlayamadığına yasal olarak kanaat getirilmekle mer'i mevzuat gereğince davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle: mahkemece hükme esas alınan 7086 sayılı kanunun 4. maddesinin açıkça Anayasa'ya aykırı olduğunu, AİHS'nin 6/2. maddesine ve Anayasamızın 38/4.maddesine aykırı olduğunu, bir işlemin muvazaalı olup olmadığına ilişkin hususun yargılamaya tabi bir konu olup, mahkemelerce değerlendirilmesi gerektiğini, KHK ile bu yetkinin idareye verilmesinin mümkün olmadığını, Eldeki davanın konusunun TMSF Gayrimenkuller Daire Başkanlığı Fon Kurulunun ...04.2020 tarihli ve E... sayılı kararı ile ...07.2020 tarihli ve E.... no'lu kararların iptali ile bu kararların davalı Sicil Müdürlüğünce ilanına ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olduğunu, yargılama sırasında ilk derece mahkemesince şirket hisse devrinin muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığı, muvazaalı yapılmadıysa hisse devirlerine yönelik kararların iptal ve tescil şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması konusunda kök ve ek rapor aldığını, bu kapsamda mahkemece atanan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda istikrarlı bir şekilde muvazaa bulunmadığının ve davacıların paylarının terkinine ilişkin TMSF işleminin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun belirtildiğini, Yine Tekirdağ 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında davacılar hakkında ceza yargılaması yapılmış olup, müvekkillerinin beraat ettiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, TMSF'nin hukuka aykırı bir şekilde şirkete kayyum atanması öncesinde %90 oranındaki payların davacı ...'a ait olduğunu, TMSF'nin hukuka aykırı bir şekilde ve Anayasa Mahkemesinin ███████ E. - ███████ K. sayılı, 24.06.2021 tarihli kararıyla iptal ettiği, 7086 sayılı yasanın 4.maddesi dayanak yapılarak eski hissedarlar üzerine geçirilmesi işleminin Anayasa'ya aykırı olduğunu, yani TMSF'nin işlemine dayanak yaptığı kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, böylece hisselerin davacılara iadesi gerektiğini, TMSF'nin davaya konu işlemine dayanak olan 7086 sayılı yasanın 4.maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olup, AYM'nin iptal gerekçesine rağmen ilk derece mahkemesince TMSF işleminin hukuka uygun bulunmasının kabul edilemeyeceğini; AYM'nin iptal kararından sonra 7086 sayılı kanunun 4.maddesinin yeniden düzenlendiğini, 16.11.2022 tarihli, ... sayılı kanunun 23.maddesince değişik yeni hükümde işlemin muvazaalı olup olmadığına karar verme yetkisinin TMSF'ye verildiğini, böylece idareye takdir hakkı tanındığını, idarenin bu hakkını keyfi olarak uygulamasının mümkün olmadığını, Diğer taraftan davaya konu düzenlemenin davacılar hakkında uygulanabilmesinin ön koşulunun muvazaalı devir işleminin, devreden kişiler hakkında başlatılan ceza soruşturmasından sonra yapılmış olması gerektiğini, gerek dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden gerekse rapor içeriğinden görüldüğü üzere dava dışı devreden kişiler hakkında ceza soruşturmasının hangi tarihte başladığının belli olmadığını, mahkemece bu konuda tespit yapılabilmesi için gerekli araştırma yapılmamasının da davacıların adil yargılanma hakkını zedelediğini, Mahkemece feri müdahil talebinin kabulüne karar verilmeden üçüncü kişiye usul işlemi yapmasına izin verilmesinin usule aykırı olduğunu, hukuki yararı bulunmayan üçüncü kişinin müdahale talebinin reddi gerektiğini, İlk derece mahkemesince ...Müdürlüğü bakımından yapılan tespit ve değerlendirmelerinde usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dosya kapsamındaki tüm iddiaları tekrar ettiklerini, mahkeme kararının Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet haklarını ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini, Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne yahut davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili, ayrıca verdiği istinaf başvuru dilekçesinde: yukarıda açıklanan davacılar vekilinin istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlamış ve ayrıca; Tekirdağ 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacıların beraatiyle birlikte TCK'nın 60.maddesinde aranan şartlar oluşmadığından özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri uygulanması talebinin reddine karar verildiğini, ayrıca şirket hakkındaki kayyum tedbirinin kaldırıldığını, ceza mahkemesi kararının 20.12.2021 tarihinde kesinleştiğini, ilk derece mahkemesinin davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, dava şartı yokluğundan söz edilemeyeceğini, kaldı ki ...Müdürlüğünce TMSF'nin yazısı üzerine yapılan terkin işleminin davacılara hiçbir zaman bildirilmediğini, ilk derece mahkemesince Anayasa'ya aykırılığı tespit edilen hükme dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre AYM'nin iptali kararının derdest davalara uygulanması gerektiğini, İlk derece mahkemesince gerekçeli kararın 5. sayfasında Fon Kurulu kararının yasa kapsamında alınmış bir karar olduğu belirtilmiş ise de ortada bir Fon Kurulu kararı bulunmayıp TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanının ...04.2020 tarihli, hisse devirlerinin iptali konulu yazısı bulunduğunu, işlemin bu yönüyle de açıkça hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında, şirket kararlarının, hisse devri yapan...'in talimatlarıyla yönetildiğine dair yapılan tespitin de hatalı olduğunu, müvekkilinin devir alma işleminden sonra şirket müdürü seçildiğini ve müvekkili tarafından ve diğer davacı ...'dan onay alınarak şirketin yönetildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı TMSF vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle: müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin CMK hükümlerine 677 sayılı KHK'nın 7. maddesine, 6758 sayılı kanunun 19. ve 20.maddelerine, yetki devri yönergesine ve ilgili mevzuata uygun olduğunu, işlemin 7086 sayılı kanunun 4. maddesinin verdiği yetki kapsamında yapıldığının müvekkili kurumun terkin işleminin devredenler hakkında ceza soruşturması başladıktan sonra yapılmış olup kanuna uygun olduğunu, hisse devir işleminin muvazaalı olduğuna dair delillerin dosyada mevcut olduğunu belirterek davacı vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TMSF Gayrimenkuller Daire Başkanlığı Fon Kurulunun ...04.2020 tarih ve E. .... sayılı kararı ile ...07.2020 tarih E. ... nolu kararlarının iptali ve bu kararların davalı Sicil Müdürlüğünce ilanına ilişkin sicil memurluğunca yapılan tescil işleminin iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekillerince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyanın yapılan incelemesinde: hisseleri işbu davaya konu.... Ltd. Şirketi'nin hissedarlarından ...'in sahibi bulunduğu 140 hisse karşılığı olan 140.000,00 TL kıymetindeki hisselerini .... Noterliğinin ....11.2015 tarihli, ... Y. sayılı hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiği; yine şirket ortaklarından...'in sahip olduğu 60.000,00 TL değerindeki 60 adet hissesinden 40 adet hisseyi aynı noterliğin aynı tarihli ve aynı Y. sayılı hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiği, 20 adet hissesini ise davacı ...'a devrettiği, bu devir neticesinde şirketin 200 adet hissesinin 180 adedinin ...'a ve 20 adedinin ise davacı ...'a ait olduğunun anlaşıldığı, bu devir işleminin şirket genel kurulunca aynı tarihte onaylanarak ticaret sicille tescil edildiği anlaşılmaktadır. Aynı genel kurul kararında, şirket müdürü olarak davacı ...'ın on beş yıllığına münferit imzayla temsile yetkili olarak seçildiği anlaşılmıştır.
TMSF İştirakler Ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının ....07.2020 tarihinde.... ...Müdürlüğüne hitaben yazdığı E. .... sayılı yazı ile; Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.02.2018 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararıyla TMSF'nin ....Limited Şirketi'ne kayyum olarak atandığı, Fon Kurulunun muhtelif kararlarıyla Müdürler Kurulunun oluşturulduğu, şirket ortaklarından ...'in 140 adet hissesini ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, hisse devri yapan ... hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı ve 25.06.2020 tarihli yazısı ile anılan şahıs hakkında 22.01.2015 tarihinde soruşturmaya başlandığının belirtildiği, bu durumda 7086 sayılı kanunun muvazaalı devir işlemleri başlıklı 4. maddesinde yer alan "...04.04.2012 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 133. maddesi uyarınca kayyum atanan şirketlerde ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın başladığı tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı kabul edilerek geçersiz sayılır ve ticaret sicilinden resen terkin edilir" hükmünün mevcut olduğu, ... tarafından ...'a yapılan devir işleminin bu kapsamda olduğunu belirterek, ... tarafından ...'a yapılan hisse devir işleminin iptaline ve hisse durumun eski hale getirilmesine dair işlem yapılması talep edilmiştir.
Yine TMSF İştirakler Ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının...04.2020 tarihinde ... ...Müdürlüğüne hitaben yazdığı E. ... sayılı yazı ile; Tekirdağ 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 12.02.2018 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararıyla TMSF'nin ....Limited Şirketi'ne kayyum olarak atandığı, Fon Kurulunun muhtelif kararlarıyla Müdürler Kurulunun oluşturulduğu, şirket ortaklarından...'in 20 adet hissesini ...'a, 40 adet hissesini ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, hisse devri yapan... hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ Soruşturma sayılı yazısı ekindeki .... İl Emniyet Müdürlüğünün ...12.2019 tarihli yazısında 2015/... sayılı soruşturma dosyası kapsamında... hakkında soruşturmanın ...01.2015 tarihinde, ... hakkında ise ....02.2017 tarihinde soruşturmaya başlatıldığının belirtildiği, bu durumda 7086 sayılı KHK'nın kabulüne dair kanunun muvazaalı devir işlemleri başlıklı 4.maddesinde yer alan "...04.04.2012 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 133.maddesi uyarınca kayyum atanan şirketlerde ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın başladığı tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar şirket ortakları tarafından yapılmış olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı kabul edilerek geçersiz sayılır ve ticaret sicilinden resen terkin edilir" hükmünün mevcut olduğunu, ... tarafından ...'a ve ...'a yapılan devir işleminin bu kapsamda olduğu belirtilerek, ... tarafından ...'a ve ...'a yapılan hisse devir işleminin iptaline ve hisse durumunun eski hâle getirilmesine dair işlem yapılması talep edilmiştir. Davlı ...Müdürlüğünce, anılan yazılar doğrultusunda davacıya ait hisselerin terkin ve önceki sahipleri adına tescil işlemlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada davacılar, yukarıda anılan TMSF işlemlerinin hukuka aykırı olduğundan iptaline ve hisselerin TMSF'nin iptal yazısı önceki durumuna döndürülmesine karar verilmesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. İstinaf incelemesine konu dava 04.01.2020 tarihinde açılmıştır. Davanın devamı sırasında AYM'nin ███████ E - ███████ K sayılı 24.06.2021 tarihli kararıyla, TMSF'nin terkin işlemine dayanak yaptığı 7086 sayılı kanunun 4. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre TMSF'nin davaya konu yukarıda anılan iki işleminin dayanağı olan 7086 sayılı kanunun 4. maddesinin AYM iptal edildiği ve böylece idari işlemlerin yasal dayanağının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe yürümez ise de derdest davalara derhal uygulanır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince AYM'nin anılan iptal kararının davaya konu TMSF işlemlerine etkisi konusunda yeterli gerekçe ortaya konulmadan sonuca gidilmesi usule aykırı olmuştur. Diğer taraftan, AYM'nin alınan iptal kararından sonra 16.11.2022 tarihli, 7421 sayılı kanunun 23.maddesi ile, AYM tarafından iptal edilen yasa hükmü yerine yeni bir yasal düzenleme getirilerek devir ve temlik işlemlerinin muvazaalı olup olmadığı hakkında karar verme yetkisinin TMSF Kuruluna verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, iptal kararından sonra yürürlüğe giren yeni kanuni düzenleme kapsamında TMSF Fon Kurulu tarafından alınmış yeni bir karar bulunduğu ileri sürülmediği gibi, davanın konusu olan yasa maddesinin iptalinden sonra yeni yapılan yasal düzenlemeye göre TMSF Kurulunan alacağı yeni karar da yeni bir işlem niteliğinde olacağından eldeki davaya da etkisinin olmayacağı, yeni bir işlem olarak ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceği değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Oysa ilk derece mahkemesi kararında sadece iptal edilen kanun maddesine atıf yapılarak ve daha sonra yürürlüğe giren yeni 4. madde tekrarlanmakla yetinilmiştir. Bu durumda, istinafa konu kararda HMK'nın 297. maddesi anlamında yeterli bir gerekçe bulunduğundan söz edilemez. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi üzerine, talep dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilerek beyanda bulunması için süre verilmiştir. Davalı vekilinin süresinde verdiği beyan dilekçesinde TMSF kayyımlarının görevinin sona erdiği ve şirketin sahiplerine devredildiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinin hükmü kandırılacağından, yukarıdaki açıklamalar ve TMSF kayyımlarının görevlerinin de sona erdiği dikkate alınarak tedbir talebinin de ilk derece mahkemesince değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine; davacıların tedbir talebinin de ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
3-Davacılar tarfından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!