Anahtar kelimeler: Görememezlik Çarparak Müzakere Bakıcı Araca Araçta Heyetince Plakalı Sürücüsü Bakırköy

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2019 tarihinde ... plakalı araç ile davalı ...’e ait, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davacının kullandığı araca çarparak yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğindeki davada sürekli iş görememezlik tazminatı için 6.000 TL, geçici iş görememezlik için 1.500 TL, tedavi giderleri tazminatı için 1.000 TL, bakıcı giderleri için 500 TL, araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı ve aracın kullanılmayan süre tazminatı için 1.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketleri teminat limitleriyle sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davacının maddi zararının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.321.625,44 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 3.844.32 TL, tedavi giderleri tazminatı için 1.000 TL, bakıcı giderleri tazminatı için 500 TL, araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı ve aracın kullanılamayan süre tazminatı için 1.000 TL olmak üzere toplam 3.327.969,76 TL talepte bulunmuştur.
Davalı ... ... AŞ (... plakalı aracın ... sigortacısı) cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ (... plakalı aracın ... sigortacısı) cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinni, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.844,32 TL geçici iş göremezlik ve 1.321.625,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.325.469,76 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, ... AŞ yönünden 360.000 TL poliçe limitiyle, davalı ... AŞ yönünden 5.000 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı tarafından davalı sigorta şirketleri aleyhine açılan manevi tazminat isteminin ayrı ayrı reddine, davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 80.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... vekili: █████/2022 tarihli kök rapora göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı hesaplama yapılan ek rapora göre hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin, davacıya ait kaza öncesi ve kaza sonrası sigorta bildirimleri incelemesi yapılmaksızın, yalnızca Nisan ayı ... bildirimi dikkate alınarak bir hesaplama yapılmasının hayatın olağan akışına da aykırı olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının █████/2019 tarihindeki kaza anında aslında sigortalı çalışan olmayıp kaza sonrasında ...'ye verilen ek beyanla çalışan yapıldığını, daha fazla tazminat alabilme adına geriye dönük beyan ile yüksek ücretli çalışan durumu yaratıldığını, kasko teminatının 250.000 TL olduğunu, mahkemenin bu yöndeki kabulünün yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dosya içeriğinden davacının kardeşi ile beraber ofis mobilyası üreten ve satan
bir şirketin ortağı olduğu, mobilya çizimi yaptığı ancak kaza nedeniyle gözünden yaralandığı olayda; davacı için kaza tarihine (█████/2019) en yakın tarih olan 2019 Nisan ayı ... kaydında maaşının bürüt 7.413,53 TL olduğu, bu beyannamenin █████/2019 tarihinde ...'ya verildiği, bilirkişinin incelemesinde net maaşı olan 5.481,49 TL ile değerlendirme yaptığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen geçici maluliyet süresi, kalıcı maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, kaza tarihine en yakın ... kaydı üzerinden geliri esas alınarak, .... yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve kusur oranında tazminatın belirlendiği anlaşılmakla usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından bu hususlara değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalı genişletilmiş kasko (İMSS) sigortacısı ... sigorta şirketi ile davalı işleten, davacıya karşı müteselsil sorumludur. Davalı işletenin aracı için düzenlenmiş olan genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde "ihtiyari mali sorumluluk" limiti 250.000 TL olmasına karşın mahkemece adı geçen sigorta şirketinin sorumluluğunun "ferdi kaza" klozunun limiti olan 5.000 TL ile sınırlı olduğuna karar verilmiştir. Bu kabul ve uygulamaya karşı davacı vekilinin bir itirazı veya istinaf başvurusu bulunmamaktadır.
TBK'nin 164/1. maddesi uyarınca "Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir." Bu düzenlemeye göre müteselsil borçlu olan davalı işletenin, diğer müteselsil borçlu ... sigorta şirketinin alacaklıya (üçüncü kişiye) karşı sorumluluğuna ilişkin mahkemenin uygulamasına karşı itiraz etmesine, müteselsil sorumluluk ilkeleri itibarıyla, yasal olanak yoktur. Bu yöndeki itiraz veya talep ancak müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide tartışılabilecektir. Bu nedenle davalılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Diğer yandan, Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uyduğu kanısına varıldığından, davalılar vekilinin, manevi tazminat miktarı yönündeki istinaf itirazı kabul edilmemiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 96.007,58 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 24.082,7 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.924,88 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!