Anahtar kelimeler: Mahsuba İnceleyen Sayı Taksitlendirmeye Süreç Dosyayı Hukukî Yapma Müsadereye Resen
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 10. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 17-207
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4(a)-5, 192/3, 52/2-4, 53, 54/1 ve 63. maddeleri uyarınca 15... ay hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.11.2023 tarihli ve 155-400 sayılı, resen de istinafa tabi olan hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 18.01.2024 tarih ve 17-207 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 06.11.2024 tarih ve 3382-24801 sayı ile; "5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin 'aynı yönde' hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç veya daha fazla sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği; dosya kapsamı ve delil durumuna uygun şekilde kabul edilen ve mahkeme gerekçesinde de açıklanan şekilde gerçekleşen somut olayda, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın ortak bir amaçla suç konusu uyuşturucuyu maddeyi birlikte naklederken yakalandıkları somut olayda, bu sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde aynı amaca yönelik olarak hareket ettikleri, söz konusu uyuşturucu maddeyi de sanık ...'a depolattıkları, ancak sanık ...'un uyuşturucu maddenin depolaması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın ortak amaçları ile aynı yönde gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle de sanık ...'un diğer sanıklar ile 'birlikte fail' sıfatıyla sorumlu olamayacağı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 27.01.2025 tarih ve 22675 sayı ile; "…Sanık ...'nun itiraz dışı sanıklarda yakalanan 5 parça halinde toplamda 5181 gram gelen bonzai maddesini depolayarak muhafaza ettiği sabittir. Ayrıca savunmasında bu eylemi ilk kez yapmadığını, itiraz dışı sanık ...'ın komşusu olduğunu ve daha öncede benzer maddeleri muhafaza ettiğini kabul etmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında 'ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi' demek suretiyle seçimlik hareketler düzenlenmiştir. Aynı kanunun beşinci fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti başlığı altında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiştir. Dolayısı ile madde metninden, aynı seçimlik hareketi yerine getiren üç veya daha fazla kişiye verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı, aynı suçu işlemek amacıyla bir araya gelen ancak uyuşturucu madde ticareti suçunun işlenebilmesi için farklı seçimlik hareketleri yapan sanıklar hakkında ise cezanın yarı oranında arttırılamayacağı sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Aksi taktirde doğası gereği, uyuşturucu maddeyi satmak, sevk etmek, nakletmek ve depolamak amacıyla bir araya gelen üç veya daha fazla kişinin, farklı seçimlik hareketleri yapmak üzere bir araya gelmek suretiyle işledikleri uyuşturucu madde ticareti suçu ile mücadele yara alacaktır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 10.03.2025 tarih ve 476-2507 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
    İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; uyuşturucu madde ticareti yapma suçu sabit olan sanık hakkında ''...üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında...artırılır.'' hükmünü içeren TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    22.02.2023 tarihli yakalama ve arama tutanaklarına göre; 21.02.2023 tarihinde saat 23.00 sıralarında Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğini arayan ve açık kimlik bilgilerini vermek istemeyen bir şahsın ''Kuştepe’de oturuyorum. Mahalleden tanıdığım ... ve ... adlı şahıslar birlikte uyuşturucu madde ticareti yapıyorlar. Uyuşturucu madde ticaretini ...’ın kullandığı 3* *** *** plaka sayılı, Tofaş marka, mavi renkli araçla gerçekleştiriyorlar. Yaklaşık on dakika önce söz konusu araçla mahalleden ayrılan ... ve ..., Ortabayır Mahallesi, Dereboyu Caddesi üzerinde uyuşturucu madde nakli gerçekleştirecekler.'' şeklinde ihbarda bulunması üzerine görevlilerce ihbarda belirtilen söz konusu yere gidilip çevrede tertibat alındığı, saat 00.55 sıralarında şoför koltuğunda inceleme dışı sanık ..., sağ ön koltuğunda inceleme dışı sanık ..., arka koltuğunda ise inceleme dışı sanık ...'ın bulunduğu 3* *** *** plaka sayılı aracın Ortabayır Mahallesi, Dereboyu Caddesi üzerinde ilerlediğinin görülmesi üzerine takip edilmeye başlandığı, bir süre sonra araca yaklaşılıp durması yönünde uyarıda bulunulduğu, uyarıya rağmen durmayan aracın hızını artırıp Büyükdere Cadde istikametine doğru ilerlediği, trafiğin yoğunluğundan da faydalanıp aradaki mesafeyi açan söz konusu aracın, bir süre sonra Büyükdere Caddesi üzerinde durduğu ve arka koltukta oturan inceleme dışı sanık ...’nın araçtan indiği, adı geçenin bir ara sokağa girip gözden kaybolması sonrası tekrar hareket eden aracın, anılan cadde üzerinde ilermeye devam ettiği, görevlilerce takip edilen aracın Esentepe Mahallesi, Oya Sokak yönüne giriş yaptığı esnada önü kesilmek suretiyle durdurulduğu, bu sırada şoför koltuğunda oturan inceleme dışı sanık ...'ın araçtan inip kaçmaya başladığı, bunun üzerine iki gruba ayrılan görevlilerden birkaçının, aracın sağ ön koltuğunda oturan inceleme dışı sanık ...'ı, diğerlerinin ise kısa bir kovalamacının ardından inceleme dışı sanık ...'ı yakaladıkları, görevlilerce dışarından aracın içine bakıldığında; şoför koltuğunun önündeki paspasın üzerinde bulunan bir adet cep telefonunun, sağ ön koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan siyah poşet ile bir adet cep telefonunun ve arka koltuğun üzerindeki bir adet cep telefonunun fark edildiği, görevlilerce söz konusu telefonlar muhafaza altına alınıp siyah poşetin içi kontrol edildiğinde; toplam daralı ağırlığı 5181 gram gelen beş (5) parça hâlindeki suç konusu sentetik uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, arka koltuğun üzerindeki cep telefonunun kime ait olduğu sorulduğunda inceleme dışı sanık ...’ın, inceleme dışı sanık ...'ya ait olduğunu söylediği, görevlilerce konu ve gerçekleştirilen işlemler hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatlarına ve 22.02.2023 tarihli yazılı arama emrine istinaden söz konusu araçta yapılan arama neticesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı,
    İnceleme dışı sanıklar ... ve ...'ın ifadelerinin alınması ve diğer yasal işlemlerin yapılması amacıyla Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildikleri, henüz müdafii huzurunda ifade işlemine geçilmeden önce inceleme dışı sanık ...'ın, olaya dair açıklamalarda bulunmak istediğini beyan ederek, suç konusu uyuşturucu maddenin inceleme dışı sanık ...'ya ait olduğunu ve uyuşturucu maddenin geri kalanının, zula yeri olarak kullandıkları ... Mahallesi, Doğu Sokak, No: ... sayılı adreste bulunduğunu söylediği, bunun üzerine görevlilerce adres kayıt sistemi üzerinden yapılan araştırma neticesinde, söz konusu adreste sanığın ikamet ettiğinin tespit edildiği, konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına ve 22.02.2023 tarihli yazılı arama emrine istinaden, görevlilerce aynı gün saat 05.00 sıralarında anılan adrese gelindiği, kapıyı açan sanığın yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, konutta arama işlemine başlanacağı sırada sanığın; ''Ne için geldiğinizi bilmiyorum, ancak bir kadın ile erkek şahıs gelip valizle alarak gittiler.'' şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine görevlilerce, inceleme dışı sanık ...'nın fotoğrafı gösterildiğinde sanığın; ''Bu bayan yaklaşık bir haftadır buraya ota benzer madde getirip götürüyor. Karşılığında da bana 1500 TL verdi. Söz konusu bayan bugün saat 01.40 sıralarında gelip valizi alarak gitti. Ayrıca bugün saat 00.00 sıralarında da zayıf bir bayan gelip içlerinde ota benzer maddeler bulunan, beş adet poşeti alıp gitti.'' dediği, görevlilerce diğer bayanın tespiti amacıyla inceleme dışı sanık ...'ın fotoğrafı gösterilip adı geçenin eve gelip gelmediği sorulduğunda sanığın; ''Beş adet poşeti bu bayan alıp götürdü.'' şeklinde cevap verdiği, evde yapılan arama neticesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı,
    Kolluk tarafından yapılan tüm araştırmalara rağmen kendisine ulaşılamayan ve bu nedenle hakkında yakalama emri çıkarılan inceleme dışı sanık ...'nın, 10.10.2023 tarihinde saat 01.00 sıralarında, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ...sayılı adreste yakalandığı,
    İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 13.03.2023 tarihli raporuna göre; ele geçirilen toplam net 4994 gram ağırlığındaki açık yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler grubunda yer alan MDMB-BUTINACA etken maddesini içerdiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Tutanak düzenleyici tanıklar ..., ... ve ...ve ... mahkemede; altında imzaları bulunan olay tutanağının doğru olduğunu, inceleme dışı sanık ...'ın; suç konusu uyuşturucu maddeyi sanığın evinden aldıklarını, söz konusu yerde yaklaşık yirmi yedi kilogram uyuşturucu maddenin daha bulunduğunu söylediğini, bunun üzerine Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı arama emrine istinaden sanığın evine gittiklerini, evde suç unsuru bulunup bulunmadığını sordukları sanığın; ''Sizin ne için geldiğinizi az çok tahmin ediyorum, siz gelmeden yaklaşık bir saat önce zayıf bir bayan gelip beş tane poşeti alarak gitti.'' şeklinde cevap verdiğini, inceleme dışı sanık ...'ın fotoğrafını gösterdiklerinde sanığın; ''Evet gelen bayan bu.'' dediğini, eve başka bir kadının gelip gelmediğini sorduklarında ise sanığın; ''Saat 01.30 sıralarında başka bir bayan gelip evdeki diğer uyuşturucu maddeleri de alarak gitti.'' şeklinde cevap verdiğini, bunun üzerine inceleme dışı sanık ...'nın fotoğrafını gösterdiklerinde sanığın; daha sonra gelen şahsın inceleme dışı sanık ... olduğunu ve adı geçenden uyuşturucu maddelerin belli bir süre evinde kalması karşılığında 1500 TL aldığını beyan ettiğini,
    İnceleme dışı sanık ... mahkemede; ele geçirilen suç konusu uyuşturucu madde ile ilgisinin bulunmadığını, olay tarihinde inceleme dışı sanık ...'ın kullandığı aracın içinde bulunduğunu, ancak adı geçenle tartışması üzerine araçtan indiğini, ardından başka bir araçla teyzesinin evine gittiğini, inceleme dışı sanık ...'ı tanıdığını, ancak sanığı tanımadığını,
    İnceleme dışı sanık ... soruşturma evresinde; sanığı ve inceleme dışı sanıkları tanıdığını, olay tarihinde telefon ile kendisini arayan inceleme dışı sanık ...'nın; "50 TL karşılığında ...'ı Kanyon Alışveriş Merkezine götür müsün? ... Cendere Caddesinde bekliyor." dediğini, olumlu cevap verip söz konusu caddeye gittiğinde, inceleme dışı sanık ...'ı elindeki siyah bir poşetle beklerken gördüğünü, sağ ön koltuğa oturan adı geçenin elindeki poşeti paspasın üzerine koyduğunu, hareket ettikten bir süre sonra polisler tarafından durdurulduğunu, poşetin içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediğini,
    Mahkemede; soruşturma evresindeki beyanlarını kabul etmediğini, olay günü telefonda görüştüğü inceleme dışı sanık ...'nın, alışveriş merkezine gitmek istediğini söyleyip bulunduğu yeri tarif ettiğini, aracı ile söz konusu yere gittiğinde, inceleme dışı sanık ...'ın da inceleme dışı sanık ... ile birlikte araca bindiğini, hareket ettikten bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'nın; "Gültepe’ye doğru gidelim." dediğini, bunun üzerine söz konusu yere gittiklerini, inceleme dışı sanık ...'nın tarifi doğrultusunda bir binanın önüne geldiklerini ve adı geçenin isteği üzerine aracı park ettiğini, araçtan inen inceleme dışı sanıkların birlikte binaya girdiklerini, yaklaşık beş dakika sonra dışarı çıkan inceleme dışı sanıklardan ...'ın elindeki siyah poşet ile ön koltuğa, ...'nın da arka koltuğa oturduğunu, buradan ayrıldıktan bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'nın araçtan indiğini, inceleme dışı sanık ...’ı evine bırakmak amacıyla hareket ettikten kısa bir süre sonra polisler tarafından durdurulduğunu,
    İnceleme dışı sanık ... soruşturma evresinde; sanığı tanımadığını, inceleme dışı sanıkları ise tanıdığını, olay tarihinde telefonda görüştüğü inceleme dışı ...'ın, birlikte bir yere gitme teklifini kabul etmesi üzerine adı geçen ile buluşmak üzere evden çıktığını, bir süre evin önünde bekledikten sonra şoför koltuğunda inceleme dışı sanık ...'ın, arka koltuğunda ise inceleme dışı sanık ...'nın bulunduğu aracın yanında durduğunu görünce kendisinin de aracın ön koltuğuna oturduğunu, hareket ettikten bir süre sonra adresini bilmediği bir yerde durduklarını ve inceleme dışı sanık ...'nın araçtan indiğini, hareket edip ilerledikten bir süre sonra adres bilgilerini bilmediği bir sokakta durduklarını ve inceleme dışı sanık ...'ın araçtan indiğini, yaklaşık on beş dakika sonra elinde siyah bir poşetle araca geri gelen inceleme dışı sanığın, elindeki poşeti sağ ön koltuğun önündeki paspasın üzerine koyduğunu, bahsi geçen yerden ayrılıp cadde üzerinde ilerledikleri sırada polisler tarafından durdurulduklarını, poşetin içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediğini,
    Mahkemede; soruşturma evresindeki beyanlarını kabul etmediğini, olay günü evine gitmek amacıyla inceleme dışı sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı araca bindiğini, bu sırada arka koltukta da inceleme dışı sanık ...’nın oturduğunu fark ettiğini, hareket ettikten bir süre sonra adres bilgilerini bilmediği bir yere geldiklerini, inceleme dışı sanık ...’ın aracı durdurması üzerine inceleme dışı sanık ...’nın araçtan indiğini, ardından inceleme dışı sanık ...’ın, kendisine yakındaki bir binayı gösterip "Bu binanın ikinci katındaki dairede bir poşet var, git al." dediğini, araçtan inip söz konusu binanın ikinci katına çıktığını ve ilk defa olay tarihinde karşılaştığı sanıktan siyah bir poşet aldığını, binadan çıkıp araca bindikten sonra söz konusu yerden ayrıldıklarını,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık soruşturma evresinde; inceleme dışı sanıklardan yalnızca ...'yı tanıdığını, adı geçenin olay tarihinden birkaç gün önce siyah bir poşetle evine geldiğini, söz konusu poşetin birkaç gün evinde kalmasını talep edip karşılığında 1500 TL teklif ettiğini, ekonomik durumu iyi olmadığı için inceleme dışı sanğın teklifini kabul edip parayı aldığını, birkaç gün sonra geri gelen inceleme dışı sanığın söz konusu poşeti alıp gittiğini,
    Mahkemede; soruşturma evresindeki beyanlarını kabul etmediğini, inceleme dışı sanık ...'yı tanımadığını, olay günü inceleme dışı sanıklar ... ve ...'ın birlikte evine geldiklerini, elinde siyah bir poşet bulunan inceleme dışı sanık ...'ın; "Dayı, bunlar iki, üç saat sende kalsın, ... ile dışarıda işimiz var, sonra gelip alacağız." dediğini, ardından kendisine 1600 TL verdiğini, içinde suç konusu uyuşturucu maddenin bulunduğu poşeti alıp ayakkabılığın üzerine koyduğunu, yaklaşık üç saat sonra inceleme dışı sanık ...'ın geri gelip suç konusu uyuşturucu maddeyi kendisinden teslim aldığını, bu esnada inceleme dışı sanık ...’ın dışarıda arabanın içinde beklediğini,
    Savunmuştur.
    V. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    TCK'nın "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" başlıklı 188. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkraları suç tarihi itibarıyla şöyledir;
    "(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
    (4) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,
    ...
    hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    (5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.".
    Madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevki, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, 188. maddenin 1 ve 2. fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması yeterlidir.
    Dördüncü fıkranın (a) bendine göre, uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması, üçüncü fıkrada tanımlanan suçun konu bakımından nitelikli unsurunu oluşturmakta ve bu fıkraya göre verilecek cezanın artırılmasını gerektirmektedir.
    28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la TCK'nın 188. maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı öngörülmüştür. Düzenlemenin gerekçesi, üç ya da daha fazla kişinin birlikte hareket etmesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemeyi kolaylaştırması ve suçla mücadeleyi zorlaştırması olarak ifade edilmiştir.
    İhtilafın özünü, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında yer alan; suçun "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden ne anlaşılması gerektiği hususu oluşturmaktadır.
    Öncelikle TCK'nın 37/1. maddesinde "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirenleri" fail olarak tanımladığından "birlikte işlemek"ten maksadın, faillik olarak anlaşılması gerektiği söylenmelidir.
    Yüksek Genel Kurulun 31.01.2017 tarihli ve 840-35; 16.05.2017 tarihli ve 1123-270; 25.06.2019 tarihli ve 237-501 sayılı içtihatları ile istikrar gösteren kararlarında, suçun "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden anlaşılması gerekenin; üç ya da daha fazla sayıdaki failin, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştirmiş olmalarıdır. Dolayısıyla suçun işlenişine şerik olarak katılan azmettiren veya yardım edenlerin bu sayıya dâhil olamayacakları kabul edilmiştir.
    Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinin ne anlama geldiği hususunda Özel Dairelerin müstakar uygulamaları da aynı yöndedir. Bu cümleden olarak; TCK'nın 149/1-c maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçu açısından Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 5182-2304; TCK'nın 109/3-b maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından 8. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 12144-11923; TCK'nın 106/2-c maddesinde düzenlenen tehdit suçu açısından 4. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 1485-17714; TCK'nın 119/1-c maddesinde ifade edilen konut dokunulmazlığının ihlali suçu açısından 17. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 1162-5612; TCK'nın 102/3-d maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu açısından 5. Ceza Dairesinin 18.02.2010 tarihli ve 14000-1259 sayılı kararlarında suçun birlikte işlenmesi hâlinden müşterek failliğin anlaşılması gerektiğine hükmedilmiştir.
    Doktrindeki baskın görüş (Mehmet Emin Artuk-Ahmet Gökcen-A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 14. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s.300; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s. 411; Durmuş Tezcan – Mustafa Ruhan Erdem –Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 9. Bası. Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2013, s. 409) de bu doğrultudadır.
    Seçimlik hareketli bir suç olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda TCK'nın 188. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan hareketlerden birinin ya da tamamının birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde tek suçun oluşacağında kuşku yoktur. İştirak iradesiyle birlikte hareket eden ve bir bütün olarak fiil üzerende hakimiyet kuran müşterek faillerin, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen nitelikli hâlin uygulanması yönünden, her birinin aynı seçimlik hareketi icra etmeleri gerekmez. Aralarındaki iş bölümü ve organizasyonun gereği olarak müşterek faillerin her birinin farklı bir seçimlik hareketi gerçekleştirmesi durumunda da nitelikli hâlin tatbiki mümkündür.
    Şu hâle göre; TCK'nın 188. maddesinin beşinci fıkrasındaki "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli"nden müşterek failliğin anlaşılması gerektiğinde birleşen Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire uygulamalarından ayrılmayı haklı kılan bir neden bulunmamaktadır.
    B. Hukuki Değerlendirme
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında sanığa isnat edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu konusunda bir uyuşmazlık ve bu kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmayan olayda;
    Sanığın evinin uyuşturucu maddelerin gizlenilmesinde kullanıldığına ilişkin inceleme dışı sanık ...'ın beyanını içeren olay tutanağı, söz konusu belgenin altında imzası bulunan tutanak düzenleyici tanıkların mahkemedeki ifadeleri, inceleme dışı sanıklar ... ve ...'ın; suç konusu uyuşturucu maddeyle sanığın ilgi ve irtibatını ortaya koyan kovuşturma evresindeki beyanları, sanığın olay tutanağındaki açıklamaları ile aşamalardaki ikrarları dikkate alındığında; suç konusu uyuşturucu maddeyi inceleme dışı sanıklardan teslim alıp ücret karşılığında belli bir zaman aralığında evinde gizleyen, olay tarihinde de inceleme dışı sanıklara teslim eden, bu bağlamda aralarındaki iş bölümü gereğince inceleme dışı sanıklar nam ve hesabına, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun kanuni tanımında yer alan seçimlik hareketlerden bulundurma ve depolama fiillerini gerçekleştiren sanığın, suç konusu uyuşturucu maddenin araçla nakli sırasında görevlilere yakalanan inceleme dışı sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gerçekleştirdiğinin, bu kapsamda kendisine güvenildiği için uyuşturucu madde teslim edilen sanığın bulundurma ve depolama eylemlerinin, olayın bütünlüğü içinde inceleme dışı sanıkların temin ve nakil fiilerine etkin ve fonksiyonel bir katkı sağladığının, dolayısıyla iradeleri aynı amaç doğrultusunda birleşen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bakımından müşterek fail olarak fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle, aralarındaki iş bölümü gereğince aynı yönde hareket eden sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan sekiz Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarihli ve 3382-24801 sayılı, sanık hakkındaki bozma kararının KALDIRILMASINA,
    3- Usul ve kanuna uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Daresinin 18.01.2024 tarihli ve 17-207 sayılı, sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASINA,
    4- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 19.11.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!