Anahtar kelimeler: Davaitirazın Çıkacağını Açığa Tarafımızca Davalıborçlu Hesaptan İtirazda Ferilerine Cari Taşıma

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: davacı ile davalı-borçlu arasındaki personel taşıma hizmeti neticesinde, davacı şirketin fatura ve Cari Hesaptan Kaynaklı takip tarihi itibariyle 3.374.520,05 TL Alacağı bulunduğunu, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda bu hususun açığa çıkacağını, fatura bedelinin ödenmemesi neticesinde tarafımızca davalı-borçlu aleyhine .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, bu takibe yönelik davalı haksız olarak borca ve ferilerine ilişkin itirazda bulunduğunu, karşı tarafça yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının itirazı neticesinde tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, 03.04.2025 tarihili anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle; davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesini, davalı borçlular tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde yapılan itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmilini dava ve talep etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki personel taşıma hizmeti neticesinde, fatura ve Cari Hesaptan Kaynaklı fatura bedelinin ödenmemesi neticesinde bu bedelin tahsili için .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava █████/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 3.374.520,05 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin sicil adresi olan ... Mahallesi ... Sokak No:11 .../... adresine "2019-2020-2021-2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterler açılış ve kapanış noter tasdik bilgileri, e-deftere tabi ise yevmiye defteri ilk ve son beratı, defteri kebir ilk beratı, envanter defteri noter tasdik bilgileri, davacı ... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret AŞ ile olan 2019 ila 2025 yıllarını kapsayan dava konusu cari hesap kayıtları, cari hesapta yer alan kayıtların dayanağı belgelerin (fatura, ödeme belgesi, dekont) imzalı, kaşeli suretleri ve yevmiye kayıt suretlerinin mahkemeye sunulması hususunda tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre verilmiş olup, HMK 222 madde uyarınca verilen iki haftalık kesin süre içinde istenilen defter ve belgelerin sunulmaması halinde, defter sunmaktan kaçınılmış sayılacağının, mevcut dosya kapsamına göre ve diğer tarafın usulune uygun tutulmuş olan defter ve kayıtlarına göre yargılamaya devam olunacağı ihtar olunur" İhtaratını içerir tebligat yapılması suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması için ... ATM' ye talimat yazılmış olup, talimat mahkemesi tarafından çıkarılan ihtaratlı tebligata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır.Tarafların iddia ve itirazları, sunulan deliller, BA-BS kayıtları tüm dosya kapsamı denetlenerek; - taraflar arasındaki personel taşıma hizmeti nedeni ile düzenlendiği beyan edilen faturalar için dava konusu icra takibine konu cari alacak talebinin haklı olup olmadığı, alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalının dava konusu faturalardan dolayı sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için dosya üzerinde ve davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi ...' dan alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ Temel Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu ve davacıya 3.374.520,05 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği ve davacının 3.374.520,05 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren tahsilde tekerrür etmemek üzere yılık 9624 yasal faiz uygulanması gerekecektir. Yukarıda belirtilen değerlendirmelerim; HMK m. 266/2, m. 279/4 ve 6754 sayılı Kanun m. 3/3 uyarınca asli ve nihai hukuki takdir yetkisinin mahkemenize ait olduğu gözetilerek Sayın Mahkemenin takdirine arz olunur." şeklinde raporunu ibraz etmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; taraflar arasında personel taşıma ilişkisi nedeni ile ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından ödenmeyen alacağı olduğu iddiasıyla icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı, davalı ticari defter ve kayıtlarının sunulması için talimat yazılan mahkeme aracılığı ile çıkarılan tebligata rağmen davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalının mahkememize cevap dilekçesi de sunmadığı, mahkememizce davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ Temel Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu ve davacıya 3.374.520,05 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği tespitlerinin yer aldığı görülmüştür.Yargıtay 15. H.D. █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır."Anılan Yargıtay ilamı ve davalı tarafın ihtara rağmen defterlerini sunmaması ve davacı tarafın usule uygun olarak tutulmuş olup bilirkişi incelemesine tabi tutulmuş defterleri uyarınca mahkememizce değerlendirme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre, yapılan bilirkişi incelemesinde davalının borçlu olduğu miktarların belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının mahkememizce benimsenen raporda yapılan hesaplama miktarı kadar itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın raporda belirlenen miktar ve takip ile talep olunan miktar dikkate alındığında davanın tümden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile; davalının .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında 3.374.520,05 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,2-Belirlenen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki 674.904,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 230.513,46 TL 'den harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 40.755,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 189.757,69 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 40.755,77 TL peşin harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 41.458,67 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 2.140,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.140,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 480.687,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.340,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır