Anahtar kelimeler: İdaremize İdaremiz Davaitirazın İçme Hatlarına Kazı Suyu Eylemden Tutulmuş Elemanlarınca

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;█████/2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında idaremize ait içme suyu hatlarına hasar verildiği tespit edildiği, söz konusu hasar idaremiz elemanlarınca hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulmuş ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedeli faturalandırıldığı, idare alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesi 2025/... E. Nolu dosya sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapılmış, ancak borçlunun itirazı üzerine takip durduğu, itiraza ilişkin olarak zorunlu dava şartı Arabuluculuk başvurusu yapılmış olup Ticari Uyuşmazlık olarak yapılan Arabuluculuk görüşmeleri sonucu “Görüşme Sonunda Anlaşmama” olarak tanzim edilen █████/2025 tarihli Arabuluculuk son tutanağının karedkodlu sureti dilekçemiz ekinde sunulduğu, yukarıda izah edilen sebeplere binaen; ... İcra Dairesi 2025/... E Esas Nolu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya müvekkil şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmamıştır. bu hususta illiyet bağının ispat yükü davacı tarafa aittir. öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkil şirket'in ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, dava konusu hasar müvekkil şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkil şirket tarafından davacı'nın tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığı, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı, davacı, müvekkil şirket'in yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığı, davacı tarafından iddia olunan hasar müvekkil şirket'in dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığı, meydana gelen hasarda müvekkil şirket'e yükletilebilecek bir kusur bulunmadığı, dava konusu hasarın müvekkil şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığı belirli olmadığı, yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re'sen nazara alınacak olan nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davalı tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere verilen zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.Dosyamıza getirtilen Merkezi Takip Sistemi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 6.132,65-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce ...'ye ve ... Belediyesine yazılan müzekkerelere verilen yanıtlarda dava konusu mahal adresinde herhangi bir altyapı kazı ruhsat iznine rastlanmamış olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır.Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. Ve devamında yer alan esaslar uygulanır.Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayımıza bakıldığında; dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de, haksız fiilin davalı Bedaş'ın çalışması sonucunda meydana gelip gelmediği bakımından İBB'ye ve ilçe belediyesine yazılan müzekkereye verilen yanıtta mahkememizce bildirilen tarihte ve mahalde herhangi bir kazı çalışması yapılmadığının buna ilişkin herhangi bir ruhsat izni verilmemiş olduğunun bildirildiği, davacı tarafça bunun aksini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dava değerinin 6.091,41 olması sebebiyle miktar itibari ile kesin nitelikteki kararlardan olmasına karşın, Mahkememiz kısa kararının kanun yolu hatırlatmasına ilişkin kısmında istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiş olmasının maddi hata oluşturduğu anlaşılmakla, hükmün kanun yolu hatırlatmasına ilişkin kısmındaki maddi hatanın; "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde HMK 304/1 maddesi gereğince TASHİHİNE dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 6.091,41-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine6-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...