Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından Ulaşan Kurumsal Sürdüren Esaskarar İstirdat Yapmaya Tanınmış Yazildiği

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin faaliyetlerini Kahramankazan'da sürdüren tanınmış bir firma olduğunu, █████/2024 tarihinde müvekkili şirketin sabit hattı olan ... ..... .... numarasından ulaşan şüpheli veya şüphelilerin kendilerini müvekkili şirketin sahibi olan ... .... .... müşteri hizmetleri çalışanı gibi tanıttıklarını, şüphelinin müvekkili şirket sahibi ...'a şirketin sabit hattını arayarak ulaştığı için şüphelinin kullanmış olduğu numaranın tespit edilemediğini, kendisinin ...'tan aradığı konusunda hileli bir algı yaratan şüphelinin sonrasında müvekkili şirketin mevcut kredi kartının yenileneceğine dair sözde bir bilgilendirme yaptığını, şüphelinin şirket sahibi ...'a kredi kartının limitinin yenilenmesi için telefonuna şifre geleceğini söylediğini, bunun üzerine telefonuna bakan müvekkili şirket sahibi ...'ın gelen sözde bildirim mesajında 240.000 TL'lik bir virman işlemi görerek şüphelilere bunun bir limit artırım işlemi olmadığını, bir dolandırıcılık işlemi olduğunu söylediğini, bunun üzerine şüphelinin ...'ın dolandırma kastını fark ettiğini anladığını ve telefonu kapattığını, hemen bu olayların sonrasında müvekkili şirketin hesabından önce 3.056,00,00 TL'lik bir su aboneliği ödemesi sonrasında ise 4.719,10 TL’lik cep telefonu faturası olmak üzere ödeme yapıldığını, fatura ödendiğine dair atılan SMS bildiriminde +905334464750 nolu hattın faturasının ödendiğine dair bilgilendirme yapılmış olup ... bunun üzerine söz konusu numarayı aradığını, şüphelinin ilk aramada telefonu açtığını ve 4.719,10 TL'lik fatura ödemesinin sorumluluğunu alacağını ve müvekkili şirket hesabına söz konusu tutarı göndereceğini belirttiğini, ancak ilk aramadan sonra hiçbir çağrıya cevap vermeyen şüphelinin müvekkili şirketin zararını da ödemediğini, müvekkili şirket sahibinin durumu aynı gün yani 20.12.2024 tarihinde hızlıca ... Ostim Şube Müdürlüğü'ne bildirdiğini, söz konusu işlemlerin aynı gün içerisinde yapılmış olup bu işlemin, ödeme konusunda yetkili herhangi bir müvekkili şirket çalışanı tarafından da yapılmadığını, ilgili harcamaların kendisi tarafından yapılmadığı belirterek ...’a gerekli itirazlarda bulunarak bankanın gerekli önlemleri almasını talep ettiğini, ancak aynı günün ilerleyen saatlerinde ise belirtilen faturalara ek olarak 451,87 TL su aboneliği ödemesi, 3230,9 TL ile birden fazla numaranın cep telefonu faturası ödemesi ve 5.895,00 TL olmak üzere elektrik faturası ödemesi ...'a ait olan ve 20.12.2024 tarhinde kapattırılmış olan ... kredi kartından yapıldığını, bu işlemlerle ilgili herhangi bir 3D güvenlik şifresi sorgulaması bildirimi veya harcama bildiriminin ...'a cep telefonu veya mail yolu ile iletilmediğini, öte yandan bu ödemelere ek olarak ilgili fatura ödemelerinden kaynaklı 222,14 TL faiz ödemesi ve artı para ödemesi olarak nitelendirilen 321,92 TL artı para ödemesi yapıldığını, bu ödemelerden sonra da müvekkilinin tekrardan 07.02.2025 tarihinde ilgili ... şubesine başvurarak yapılan son 9 adet fatura ödemelerinin kendisine ait olmadığını bildirerek itirazda bulunduğunu, ödemelerin tarafına iadesini talep ettiğini, ancak ilgili müvekkilinin yapmış olduğu bu itiraza ilgili kuruma başvurulmasından bahisle yine red cevabı geldiğini müvekkilinin bu mağduriyetinin giderilmediğini aksine katlanılmasına sebebiyet verildiğini, bankaların en ufak bir ihmal ve ihlalden kaçınması ve gerekli olabilecek tüm güvenlik önlemlerini sağlamaları gerektiğini, ancak açıktır ki söz konusu olayda bankanın müvekkili şirketin hesabından güvenli ödeme sistemi dışında yapılan ödemeler hakkında gerekli önlemleri almadığını üstelik müvekkili şirket yetkilisi ilgili bankaya en hızlı şekilde bildirimde bulunmuş olmasına rağmen de bu hususu göz ardı ettiğini, ayrıca müvekkili şirkete de herhangi bir para iadesi yapılmadığını, müvekkili şirketin banka hesabından kendisine ait olmayan seri işlemle çekilen toplam 17.896,93TL nin 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iadesi, avukatlık ücreti ve başvuru masraflarının karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen alacağın ve davacının zarardan haberdar olduğu tarih dikkate alındığında zamanaşımı süresinin geçtiğinin açık olduğunu, bu nedenle bu alacak talebinin zamanaşımı itirazımız doğrultusunda reddine karar verilmesini, müvekkili banka tarafından dava konusu işlemlere yönelik gerçekleştirilen incelemelerde dava dilekçesinde belirtilen kredi kartı hakkında birtakım bilgilere ulaşıldığını, müvekkili bankanın gerçekleştirdiği incelemeler neticesinde dava dilekçesinde “...'a ait olan ve 20.12.2024 tarhinde kapattırılmıs olan ... kredi kartı” olarak belirtilen kartın ,davacı ...Toptan Gıda Mbbsi altında yer alan şirket kredi kartı olduğu, bireysel kredi kartı olmadığının tespit olunduğunu, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti, uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, bu farklı mahkemelerden alınan birçok bilirkişi raporu ve bu raporlar doğrultusunda verilen mahkeme kararlarıyla da sabit olduğunu, banka ile mudii arasında Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümleri gereği mudiinin internet şubesinden de yararlanabildiğini, ancak bunun için öncelikle mudiye bir kullanıcı kodu ve şifre tanımlandığını ve müşteriye teslim edildiğini, kullanıcı kodu ve şifrenin birbirinden bağımsız olup, bankanın farklı birimleri tarafından tanımlandığını, bu nedenle bu bilgilerin banka personelince bilinmesinin mümkün olmadığını, müşteri şifrelerinin ... T.A.Ş ana bilgisayarında kriptolu olarak saklandığını ve ana bilgisayarlar ise RACF güvenlik sistemi tarafından kontrol altına alındığını, banka güvenlik sisteminin, bağımsız kuruluşlarca sürekli denetlendiğini, sisteme giriş için; bireysel internet şubesi seçilmesi, müşteri numarası doğru girilmesi, güvenlik kodu doğru girilmesi, kullancı adı doğru girilmesi, internet şifresi sanal klavye ile doğru girilmesi gerektiğini ve tüm bu adımların doğru olarak girişi sağlanmak kaydı ile; cep telefonuna gelen tek kullanımlık cep şifrenin doğru girilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın bilgisayar sistemiNİN şu anda dünyada bilinen ve kullanılan en geniş ve güvenli güvenlik sistemi ile korunmakta olup bu güne kadar herhangi bir izinsiz giriş olayına rastlanmadığını ayrıca müvekkili bankanın internet bankacılığı uygulaması konusunda yetkin uluslararası kuruluşlarca değişik zamanlarda diğer banka uygulamalarıyla karşılaştırılmış müvekkili bankanın müteaddit kereler internet bankacılığı dalında ödüllendirildiğini, müvekkili bankanın dava konusu işlemlere ilişkin kusur bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin kendisinden beklenebilecek en ufak özeni dahi göstermeyerek kendisini arayan kişilerin yönlendirmesi ile kendisine iletilen talimat ve direktifleri yerine getirerek, banka güvenlik önlemlerinin aşılmasını sağladığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, husumet yönünden itirazımızın kabulü ile husumet yönünden davanın reddine, dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği hesapların tespiti ile hesap sahiplerine davanın ihbarını, dava konusu işlemlere yönelik soruşturmanın devam ettiği savcılık dosyasının tespiti akabinde celbine , esasa ilişkin beyanlarımız doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, hesaptan haksız para çekilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazminine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı banka "objektif özen yükümlülüğü" kapsamında hızlı, farklı IP'li ve şifre değişimi sonrası gerçekleşen işlemleri durdurması gerektiği, bu süreçteki pasif kalışı, işlemin teknik olarak "doğru şifreyle" yapılmış olması gerçeğinin de önüne geçeceğinden, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabından çekilen toplam 17.896,93 TL'nin, 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iadesini talep edebileceği tespit edilmiştir.
Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "işlemlerin takibi" başlıklı 36. maddesinde; " (1) Banka, elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurar. İşlem takip mekanizması kapsamında uygun olan durumlarda asgari olarak aşağıdaki risk unsurları takip edilir:
a) Finansal sonuç doğuran işlemlere yönelik bilinen dolandırıcılık yöntemleri,
b) Gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediği,
c) Kaybolmuş,çalınmış ya da yetkisiz kişilerce ele geçirilmiş kimlik doğrulama unsurlarının listesi,
ç) Her bir kimlik doğrulama oturumuna yönelik olarak zararlı yazılımların bulaşmış olabileceğini gösteren belirtiler.
(2) Banka, riskli işlemleri filtreleyerek değerlendirir ve bu filtrelere takılan müşterileri daha yakından takip eder. Riskli işlemlerin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde banka, telefon ya da kısa mesaj gibi uygun yöntemlerle müşterilerin en kısa sürede uyarılmasını sağlar." düzenlemesi;
Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğin 26. Maddesinin ikinci fıkrasında; "Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olaya ilişkin olarak davalı bankanın sorumluluğu değerlendirildiğinde;
1)Bankaların internet bankacılığı ile ilgili hususlardaki sorumlulukları, almaları gereken asgari önlemler Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ ile belirlenmiş olup bankalar tarafından alınması gereken güvenlik önlemlerinin sadece giriş için sınırlı olmadığı, internet üzerinden gerçekleştirilen tüm bankacılık işlemlerini de kapsaması gerektiği,
2)Söz konusu tebliğle zorunlu tutulmuş çift katmanlı kimlik doğrulama zorunluluğuna ilave olarak aynı tebliğin “Güvenlik kontrol sürecinin tesis edilmesi ve yönetilmesi” başlıklı 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan  “Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar.” hükmüne göre internet bankacılığı sistemine girişten sonra da müşterilerin sıra dışı ve şüpheli işlemleri takip edilerek tespit edilmesinin zorunlu olduğu,
3)SMS ile gönderilen tek kullanımlı şifre veya kodlarla işlem yapılması davalı bankanın işlemleri sıra dışı ve şüpheli olup olmadıkları açısından izleme yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre özen kurumu olarak ufak kusurlarından bile sorumlu olan davalı bankanın asgari önlemlerle yetinmesinin, dolandırıcılık olaylarını engellemede yeterli ve uygun olmadığı,
Bu haliyle davalı bankanın riskli, olağan dışı ve şüpheli işlemlerin varlığına rağmen ilave bir güvenlik süreci uygulamadığı ve güvenlik sürecinde zafiyet olduğu ve davalı bankanın alınması gereken tüm önlemleri almamış olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,davacının hesabından bilgi ve onayı dışında fatura ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.Usul yasaya uygun görülen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre bankanın gerekli güvenlik önlemleri almayarak zarara sebebiyet verdiği belirtilmiştir.Bu itibarla teknik imkanları çok geniş olan ve bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın sahteliği önleyici tedbirler alması gerektiği, kredi sağlayarak ve mevduat toplayarak getirisinden faydalanan bankaların, gerekli güvenliği sağlayamaması nedeni ile meydana gelen zararlardan da sorumlu olması gerektiği, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu,bankanın farklı IP'li ve şifre değişimi sonrası gerçekleşen işlemleri durdurması gerektiği, bu süreçteki pasif kalışı, işlemin teknik olarak "doğru şifreyle" yapılmış olması gerçeğinin de önüne geçeceği,bu itibarla davalının meydan gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile , 17.896,93 TL'nin 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile , 17.896,93 TL'nin 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.222,54 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 607,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 140,00 TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 1.230,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 13.370,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 17.896,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekilleri ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!