Anahtar kelimeler: Travmasına Ölümün Zmms Ölü Götürüldüğü Annesi Rücuen Beden Yolcu Çift

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.09.2022 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı-ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, davalı ... A.Ş. tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu trafik kazasında, müvekkiline ait araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin annesi ..., tedavi için götürüldüğü ...Devlet Hastanesi'nde vefat ettiğini, yapılan ölü muayenesinde ölümün trafik kazası nedeniyle genel beden travmasına bağlı çeşitli kırıklar nedeniyle gerçekleşen komplikasyonlar sonucu gerçekleştiği tespit edildiğini, bahsi geçen trafik kazası nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyası ve ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyası ile yapılan soruşturma ve kovuşturmada, davalı şirketin sigortalısının kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle vefat eden ...'ın geride oğlu ... ve kızı ... mirasçısı ve destekten yoksun kalan yakınları olarak kaldıklarını, 6098 sayılı TBK'nın 53/3. maddesine göre haksız bir fiil neticesinde ölüm meydana gelmesi halinde uğranılan zararlardan biri de "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar"dır. Aynı Kanun'un 55. maddesine göre "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın 6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesi gereği dava şartı arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle yapılan arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, 12.09.2022 tarihli trafik kazasına kusuruyla sebebiyet vererek müvekkilinin annesi ...'ın ölümüne ve müvekkilinin annesinin desteğinden yoksun kalmasına neden olan ... plakalı aracın trafik sigortacısı davalı sigorta şirketinden, bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplama neticesinde tespit edilecek destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini, 6100 sayılı HMK’nın 107/1. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı dava şartı olduğunu, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca somut olayda dava konusu aracın tescil kayıtlarının celbi gerektiğini, kaza tarihinde aracın satış veya devri yapıldığını, poliçe iptal edilmişse müvekkilinin sorumluluğu bulunmayacağından davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini, kusur durumunun Mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatının talep edilmekte olduğunu, müteveffanın desteğinin davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, destek paylarının tespit edilmesi ve davaya taraf olmayan var ise desteklerin paylarının ayrılması gerektiğini, hesaplamanın belgelendirilebilir gelirler üzerinden aktüer bilirkişice yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili başvuruda müvekkili şirketine yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren faiz uygulanabileceğini, müterafik kusurun tespit edilerek tazminat tutarında indirim yapılması gerektiğini, davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller
:
... Anonim Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası evrakları,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı aracın hasar, eksper rapor, KTT bilgisi,
... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ceza dava dosyasının UYAP kayıtları,
... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden müteveffa ...'ın SGK kayıt belgesi,
... Polis Merkezi Amirliği'nden müteveffa ... ve davacı ...'ın ekonomik sosyal durumunu gösterir tutanak,
... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün ... sayılı yazı cevabı, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:
Dava, 12.09.2022 tarihli trafik kazasına ilişkin davacının desteği/annesi olan ...'ın vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının karşı aracın sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 53. (818 sayılı BK'nın 45/2) maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2. maddesine (6098 sayılı TBK. md. 53/1-3) dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ... E., ... K. sayılı kararı).
Dava konusu uyuşmazlığa gelindiğinde; dava dışı ...'nın █████/2022 tarihinde ve saat 23:28 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde sevk ve idaresindeki kamyonetin ön kısımları ile aynı istikamette ve önünde seyreden davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu iki taraflı trafik kazasının meydana geldiği, yaşanan kazada davacı ...'ın aracında bulunan annesi ...'ın yaralandığı, daha sonra tedavi için kaldırıldığı hastanede █████/2022 tarihinde vefat ettiği, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas... Karar sayılı dosyasında vefat eden ...'a ilişkin düzenlenen █████/2022 tarihli ölü muayene tutanağına nazaran müteveffa ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı vertebra, pelvis ve femur kemik kırıklarına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, nitekim yürütülen yargılama neticesinde dava dışı ...’nın taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit görülmekle beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile █████/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İncelenen nüfus kayıt örneklerine, veraset ilamına, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporuna göre, müteveffanın çocuğu olan davacının kaza tarihinde 25 yaşından büyük olduğu, bu nedenle çocuk yönünden fiili destek ilişkisinin kanıtlanmasının gerektiği, davacı tarafça yetişkin çocuklar yönünden destek tazminatı şartları bulunduğu yönünde delil sunulmadığı, toplanan tüm delillere göre, kaza tarihinde müteveffanın davacıya fiili desteklik ilişkisinin varlığı, eylemli ve düzenli yardımların yapıldığının ispatlanmadığı, söz konusu davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunu gösterir bilgi ve belge olmadığı, davacı ile müteveffanın kaza tarihindeki yerleşim yeri adreslerinin aynı olmadığı, nitekim ekonomik sosyal durum inceleme raporunda müteveffanın tek yaşadığının bildirildiği, öyleyse davacının destekten yoksun kaldığına ilişkin iddiasının soyut iddiadan öteye geçmediği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 116,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 80,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, feri müdahilin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!