Anahtar kelimeler: Etespit Bijon Yuvasından Takipçili Lastiğinde Kusuruyla Görebileceği Platformu Plakaları Medya

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ VE MEN'İ (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 25.06.2025
KARAR TARİHİ
: 27.04.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ VE MENİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... araçlara servis hizmeti de vermekte olan müvekkili şirketin müşterilerinden ... plakaları aracın sahibi ... Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan davalı ...'nun herkesin görebileceği ve dava tarihi itibariyle 33.900 takipçili sosyal medya platformu olan ... hesabından "aracının sol ön lastiğinde yer alan 5 adet bijon yuvasından bir tanesinin boş olduğu, bu sorunun müvekkil şirketin kusuruyla gerçekleştiği" iddiasıyla 21.06.2025 tarihinde 4 adet gönderi paylaştığını, söz konusu paylaşımların ... 29. Noterliği ...tarih ve ... Yevmiye numaralı e-tespit belgesiyle tespit edildiğini, bu gönderilerde: 1.Gönderi; "... " açıklamalarının yer aldığı video gönderide, "..." şeklinde beyanda bulunduğunu, 2.Gönderi; "..." açıklamasının yer aldığı bu videoda "..." şeklinde beyanda bulunduğunu, 3.Gönderi; "...", 4.Gönderi; "..." denildiğini, davalının müvekkil şirketin aracın bijonlarını eksik taktığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, kaldı ki, 5 bijon yuvası olan bir araçta 4 bijonun takılı olup 1 adet bijonun takılı olmamasının hiçbir şekilde sürüş güvenliğini tehlikeye atmayacağını, lastiğin 4 adet bijonla da yuvasına sıkıca tutunacağını ve yerinden çıkmayacağını yahut gevşemeyeceğini, davalının müvekkili şirkete başvurarak lastiğinde bijonun eksik olduğunu belirttiği ...arihli ... iş emri numaralı servis girişinde, davalıya müşteri memnuniyeti kapsamında bir adet bijonun müvekkili şirket tarafından verilerek aracına monte edildiğini, daha önce de ... tarihinde ... sayılı iş emri oluşturulduğunu, araçta rölantide titreme ve araçtan inildiğinde emniyet kemerinin geç sarıldığı sorunları saptandığını, 16.06.2025 tarihinde davalının aracının garanti kapsamında onarımının yapıldığını, yine daha önce...tarihinde ... numaralı iş emrinde araç kasislerden ses geliyor şikâyeti ile müvekkili şirkete giriş yapıldığını, lastik sökülmeden bijonlara herhangi bir müdahale edilmeden garanti kapsamında onarımın yapıldığını, daha öncesinde ... tarihinde ... sayılı iş emriyle yani neredeyse davadan ve davalının eyleminden 1 yıl önce disk balata değişimi ile yeni lastik satışı yapıldığını, bu işlemden sonra yukarıda görüleceği üzere araç 2 defa daha müvekkili şirkete başvurulmuş olup, ne müvekkil şirket çalışanları tarafından ne de davalı tarafından bijonun eksik olduğuna dair herhangi bir tespit veya bildirim yapılmadığını, davalının bu beyanlarının açıkça eleştiri sınırı aşan, müvekkili şirketin ticari itibarını ve piyasadaki güvenilirliğini zedeleyen, rakipleriyle olan rekabetinde davalının etki ettiği kişiler tarafından geri düşmesine sebep olabilecek, müvekkil şirketin iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek unsurlarını bir arada barındıran hukuka aykırı ve TTK 55. Maddesi gereğince haksız rekabet hali barındıran bir davranış olduğunu (Emsal; Yargıtay 11. HD., E. ... K. ... T. 6.6.2012 ile İstanbul BAM, 16. HD., E.... K. ... T. 17.4.2025), söz konusu paylaşımların dolaşımda kaldığı müddetçe 3. Kişilerce görülmesi ve paylaşılması, müvekkil şirketin ticari itibarı ve marka değerine geri dönülemez şekilde zarar vermeye devam edeceğinden, yargılamanın muhtemel süresi de dikkate alındığında yargılamadan beklenecek faydadan müvekkil şirketin hakkı dahilinde yararlanmasının mümkün olamayacağından, paylaşımların tedavülden kaldırılması gerektiğini belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulüyle, ...URL adreslerine erişimin engellenmesine, davaya konu fiilin haksız olup olmadığının tespitine ve haksız rekabetin menine, TTK 56-1/c bendi gereğince haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapıldığından bu beyanların düzeltilmesine karar verilmesine, bunun davalının Instagram adresi üzerinden yayımlayacağı bir tekzip videosuyla yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 08.12.2025 tarihli ön inceleme duruşmasının (7) nolu ara kararıyla "Tensibin (17) nolu ara kararı ile; Dava dilekçesinin "konu" kısmında diğer taleplerinin yanı sıra manevi tazminat talebinde bulunulduğunun da belirtildiği, ancak "netice ve talep" kısmında manevi tazminat talebinin olmadığı gözlendiğinden, bu hususun açıklığa kavuşturularak manevi tazminat talebinin olup olmadığı, var ise dava değeri açısından somutlaştırılarak ne kadar manevi tazminat talebinde bulunduğunu açıklamak (harcının yatırılması için) amacıyla davacı vekiline HMK.nun 31.maddesi kapsamında iki hafta süre verilmesine karar verildiği ancak davacı vekilince bu konuda beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, HMK.nun 119/1-d, ğ maddesi gereğince davacı vekiline beyanda bulunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, beyanda bulunulmadığı veya süresinden sonra beyanda bulunulması halinde bu durumun davalı açısından usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden kabul edilmeyeceği ve manevi tazminat talebinin bulunmadığının kabul edileceğinin ihtarına," karar verilmiş, davacı vekili 15.12.2025 tarihli beyan dilekçesi ile manevi tazminat taleplerinin 1 adet lastik bijon birim fiyatı olan 351,00.-TL kadar manevi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkiline ait aracı tamir ederken söz konusu aracın lastiklerini sök-tak işlemi yapılmadan garanti kapsamında onarıldığını iddia ettiğini, bu sebeple müvekkilinin sosyal medya paylaşımlarında da beyan ettiği gibi 5 adet bijon takılması gerekirken, 4 adet bijon takıldığı husuların gerçek dışı olduğunun davacı şirket tarafından savunulduğunu, ancak müvekkilin aracı garanti kapsamında olduğundan ve davacı şirketin ... yetkili servis acentesi olduğu dikkate alındığında, söz konusu bijon eksikliğinin başka bir yerde meydana gelmiş olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki aracın son bir yıl içindeki onarım geçmişine bakıldığında, en son yaklaşık iki ay süreyle davacı şirketin servisinde kaldığını, aracın bir tekerleğinde 5 adet olması gereken bijondan yalnızca 4 adet takılı olduğunu, bu durumun aracın servisten teslim alınmasının ardından fark edildiğini, bu eksikliğin, doğrudan müvekkilinin can güvenliğini tehlikeye attığını, davacının bjonların eksik takılması halinde bunun sürücü güvenliğine bir etkisi olmadığı şeklinde akıldışı bir çıkarımda bulunduğunu, araç tekerliğinin mühendisler tarafından tasarlanırken neden 4 adet bijon yerine 5 adet bijon kullanıldığını sormak istediklerini, davacı şirket yetkililerinin kendi araçlarındaki “fazla” gördükleri bijonları çıkararak araç kullanmalarını tavsiye ettiklerini, bu şekilde bir sürüş uzun menzilli bir yolda tehlikeli olmayacağı savunmasının abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin daha öncesinde yaşadığı olumsuz araç servisi geçmiş deneyimleri nedeniyle de servis acentesine yönelik eleştiri içeren sosyal medya paylaşımlarını kaldırılmasının talep edilmesinin haksız olduğunu, davacı şirketin, hem müvekkilinin can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde eksik ve özensiz araç onarımı yaptığını hem de bu hususun kamuoyuyla paylaşılmasını engellemeye çalıştığını, oysa ki, müvekkilinin yaptığı paylaşımların, tamamen gerçeğe dayalı, kamu yararı amacı güden ve eleştiri sınırları içerisinde kalan açıklamalar olduğunu, müvekkilinin Anayasal hakkı olan ifade özgürlüğü içerisinde yer alan ve meşru eleştiri niteliği taşıyan dava konusu sosyal medya paylaşımların TTK m.55/1-a kapsamında haksız reabet olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ... numaralı iş emri kayıtlarından anlaşılacağı üzere, müvekkiline ait aracın 19.04.2025 tarihinde servis tarafından kabul edildiğini, aynı iş emrinin 16.06.2025 tarihinde kapatılarak aracın müvekkiline teslim edildiğinin görüldüğünü, öte yandan, ... numaralı iş emri kayıtlarından, 21.06.2025 tarihinde müvekkilin bijonun takılmaması konusunda davacı şirkete şikayet amacıyla başvurduğunun anlaşıldığını, davacı şirketin ise müşteri memnuniyeti kapsamında araca 1 adet bijon takma işlemi gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin servisten aracı teslim almasından sonra bu eksiliği farkederek haklı olarak aracının uzun süre serviste bekletildiğini ve can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde aracının eksik onarıldığı gerekçesi davacı şirkete yönelik bir takım eleştirilerde bulunduğunu, dolayısıyla bu kapsamda yapılan sosyal medya paylaşımlarının birebir yaşanmış olayları yansıttığından ve davacı şirkete yönelik herhangi bir gerçekdışı bir söylem bulunmadığından haksız rekabet fiil ve eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle mahkemenizde açılan davanın reddi gerektiğini, emsal olarak gösterilen Yargıtay kararlarının somut olayla bir ilgisi bulunmadığını, haksız rekabetin vücuda gelebilmesi için gerçeğe aykırı bir haber, söylenti ilan vs olması gerektiğini, tüketici haklı bir eleştiri yapmış ise ve diğer tüketicileri bu konuda uyarıyor ise bu hususun haksız rekabet sayılmasının mümkün olmadığını, müvekkili davalı ise, somut olayda görüldüğü üzere tüketici konumunda olup, davacı tarafından uğramış olduğu haksızlığı sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiğini, paylaşımların düşünceyi açıklama hürriyeti kapsamında Anayasal bir hak olduğunu, sonuç olarak, müvekkilinin haklı eleştirisini haksız rekabet içine sokuşturmak, tağyir ve tevil etmek hukuk cahilliğinin yanında hukuksuz bir şekilde tüketiciyi baskı altına almak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; TTK.nun 54-63.maddesi gereğince haksız rekabetin tespiti ve men'i ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasında tüketici hizmet alım satım ilişkisinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının davalıya sunduğu araç servis bakım hizmeti sonrası, tüketici konumunda olan davalının sosyal medya kapsamında yaptığı paylaşımların eleştiri, ifade ve düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında mı olduğu yoksa davacı açısından ticari itibarı ve marka değerine zarar veren, haksız rekabet kurallarının ihlaline yol açan açıklama ve paylaşımlar mı olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizce alınan 20.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacıya ait servislerde onarım sırasında aracın lastiklerinde herhangi bir sök-tak işlemi yapılmadığının görüldüğü, dava dilekçesinin ekinde yer alan 12581 iş emri numarası ile düzenlenen belgede ise, davalıya müşteri memnuniyeti sağlayabilmek adına bir bijon verildiği, tüm bu hususlara ilave olarak ilgili otomobilin son bir yıl içinde dört defa davacıya ait servise getirildiği ve onarımlarının yapıldığı esnada bu serviste bulunduğu hususu da dikkate alındığında, hayatın olağan akışına göre bijon eksikliğinin davacıdan kaynaklandığı ifade edilebileceği, ancak söz konusu eksikliğin kimden kaynaklandığının tespitinin bütünüyle mahkemeye ait olduğu, bir adet bijonun eksikliğinin ortalama bir tüketici gözünde hayati tehlike yaratabilecek biçimde görülmesinin anlaşılabilir olduğu, bu sebeple ilgili ifadelerin eleştiri kapsamında kaldığının söylenebileceği, şayet mahkeme aksi görüşte ise haksız rekabet halinin teşkil edebileceği, davalının son bir yılda dört kez ilgili aracı davacıya ait servise götürmesi ve servis onarımın ardından bir bijonun eksik olması sonucunda bundan olumsuz bir biçimde etkilenerek davacıya yönelik paylaşımlarda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun görülebileceği, şayet mahkeme ilgili ifadelerin gereksiz yere incitici nitelikte olduğunun kanaatindeyse haksız rekabet halinin teşkil edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığı temeli, davalı tarafın sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımların haksız rekabet yasağını ihlâl edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Haksız Rekabet konusu 6102 sayılı TTK.nun 54.maddesinde "Amaç ve İlke" başlığı altında tanımlanmıştır. Maddeye göre;
"(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Yine yasanın "Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışlar, Ticari Uygulamalar" başlıklı 55/1.maddasenda "Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:" denildikten sonra (a) bendinde Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; denilerek alt bentler halinde bu davranışlar sıralanmıştır. 1.alt bentte "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek." çerçevesinde olayın değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Ancak burada Anayasal güvence altında alınan kişisel hak ve hürriyetlerden de bahsetmek gerekir.
Anayasamızın "Düşünce Ve Kanaat Hürriyeti" başlıklı 25.maddesi gereğince; "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz."
Yine Anayasamızın "Düşünceyi Açıklama Ve Yayma Hürriyeti" başlıklı 26.maddesi gereğince; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz."
Öyleyse, davacının iddialarını ve dalanını açıklama ve yayınlarının bu yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir.
İfade özgürlüğü kapsamında kişilerin eleştiri hakları vardır. Başka bir anlatımla piyasada mal ve hizmet sunan firmalar alıcıların eleştirilerine katlanmak zorundadır. Serbest piyasa ekonomisinde pek çok alıcı ve satıcının bir araya geldiği düzlemde tüketicilerin de eleştirme ve görüş bildirme hakları vardır. Günümüzde de internetin ve sosyal medyanın gelişmesi ve çeşitlenmesi nedeniyle tüketiciler kendi hesaplarında, mal ve hizmet aldıkları firmaları tavsiye edebildiği gibi, eleştirel olarak yaşadıkları olumsuzlukları da anlatarak ve hatta fotoğraflayarak takipçilerine duyurmakta, tecrübelerini aktarmaktadırlar. Hatta bu durumu profesyonel olarak yapan firmalar dahi bulunmakta olup, tüketicilerin şikayetlerini kamu oyuna duyurmakta, şikayetleri firmaya ileterek aracı olmaktadırlar (..., ..., ..., ... vs). Bununla birlikte ..., Tüketici Hakem heyeti gibi bazı kurumlar da aynı amacı gütmektedir.
Yargıtay ise bilirkişi raporunda da atıf yapılan kararlarından da görüleceği üzere objektif olarak eleştiri sınırları içinde kalan beyanların haksız rekabet hali teşkil etmediğini söylemektedir (Emsal; 3 Yargıtay 11. HD.nin 13.12.2017 tarih ve ... E.... K. - aynı daire 19.12.2018 tarih ve ... E. ... K.)
Yargıtal 11.Hukuk dairesinin 12.10.2023 tarih ve ...E....K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu düzenlenmiş, anılan Kanun'un 55 inci maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların nelerden ibaret olabileceği örnek olarak sıralanmıştır. Bu çerçevede aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince; "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,..." haksız rekabettir. Hükümde kullanılan kötüleme kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için beyanın, başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması, yine bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2020 tarihli... E. ve.. K. sayılı kararı).
Somut olayda, Davacı vekili, ... araçlara servis hizmeti de vermekte olan müvekkili şirketin müşterilerinden ... plakaları aracın sahibi ... Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan davalı ...'nun herkesin görebileceği ve dava tarihi itibariyle 33.900 takipçili sosyal medya platformu olan Instagram hesabından "aracının sol ön lastiğinde yer alan 5 adet bijon yuvasından bir tanesinin boş olduğu, bu sorunun müvekkil şirketin kusuruyla gerçekleştiği" iddiasıyla 21.06.2025 tarihinde 4 adet gönderi paylaştığını oysa servis kayıtlarında; ... tarihli ... iş emri numaralı servis girişinde, davalıya müşteri memnuniyeti kapsamında bir adet bijonun müvekkili şirket tarafından verilerek aracına monte edildiğini, daha önce de ... tarihinde ... sayılı iş emri oluşturulduğunu, araçta rölantide titreme ve araçtan inildiğinde emniyet kemerinin geç sarıldığı sorunları saptandığını, 16.06.2025 tarihinde davalının aracının garanti kapsamında onarımının yapıldığını, yine daha önce ...tarihinde ... numaralı iş emrinde araç kasislerden ses geliyor şikâyeti ile müvekkili şirkete giriş yapıldığını, lastik sökülmeden bijonlara herhangi bir müdahale edilmeden garanti kapsamında onarımın yapıldığını, daha öncesinde ... tarihinde ... sayılı iş emriyle yani neredeyse davadan ve davalının eyleminden 1 yıl önce disk balata değişimi ile yeni lastik satışı yapıldığını, bu işlemden sonra yukarıda görüleceği üzere araç 2 defa daha müvekkili şirkete başvurulmuş olup, ne müvekkil şirket çalışanları tarafından ne de davalı tarafından bijonun eksik olduğuna dair herhangi bir tespit veya bildirim yapılmadığını savunmaktadır.
Davacı servis tarafından davalının arasında bakım, onarım, lastik satışı, fren disk bakımı vb.işlemler sırasında aracının bijonlarının çıkarılıp/takılma işleminin yapılıp yapılmadığı hususunda tartışma olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf bu işlemler sırasında bijonlara müdahale edilmediğini savunurken, davalı taraf bijonlardan birinin düştüğünü, bunun da davacının bakım onarım sırasında bijonları yeterince sıkmamasından kaynaklandığını ileri sürmektedir.
Söz konusu bijonların servis kayıtlarına yansımasa da dava dilekçesinde belirtilen ... tarihli ... sayılı iş emriyle (davadan ve davalının eyleminden 1 yıl önce) disk balata değişimi ile yeni lastik satışı yapıldığı sırada bijonların çıkarılmasından sonra bir tanesinin takılmamış olması mümkündür. Yine bijonların takılmasına rağmen bir tanesinin yeterince sıkılmaması nedeniyle zamanla gevşeyip düşmüş olması mümkündür. Veya davalı taraf sırf davacıyı kötülemek için bir bijonu sökerek davacı aleyhine kasten karalama kampanyası yürütmüştür. Görüldüğü gibi ihtimalleri davacı veya davalı aleyhine genişletip sıralamak ve arttırmak mümkündür. Sonuç olarak bu vakıanın ispatı mümkün olmamıştır. Tarafların leh veya aleyhine hiç bir delil ortaya konulamamaktadır. Davalının davacı tarafa iftira attığına dair bir ceza mahkemesi kararı da yoktur. Bu nedenle davacı taraf iddialarını ispatlayamadığından davalının paylaşımlarına konu temel olayın aksi ispatlanamadığından bu vakıanın varlığını kabul etmekten başka çare yoktur. Bir başka anlatımla yukarıda belirtilen Yargıtay 11.HD.nin kararında da işaret edilen ve eleştirinin temeli olan vakıanın yanlış veya yanıltıcı olduğu ispatlanamamıştır.
Eleştirilerin lüzumsuz yere incitici olup olmadığı hususunda ise:
Dava dilekçesinde belirtilen; 1.Gönderi; "... " açıklamalarının yer aldığı video gönderide, "..." şeklinde beyanda bulunduğunu, 2.Gönderi; "..." açıklamasının yer aldığı bu videoda "...sizin canınızı böylesine hiçe sayıyorlar, bir tane bujiyi takmıyorlar (burada davalının bujiden kastı lastiği araca bağlayan bijon vidadır)," şeklinde beyanda bulunduğunu, 3.Gönderi; "...", 4.Gönderi; "Bir arizanizin giderilmesini istediğinizde sizi böyle yalvartirlar. Siz usteleyip ısrar etmezseniz aracinizin yapilmasi için sizi yalvartirlar." şeklindeki beyanların eleştiri mahiyetinde olduğuna kanaat getirilmiştir. Gereksiz yere incitici bulunmamıştır. Tüketicilerin bu şekilde şikayet hakları bulunmaktadır. Hizmet veren, mal satan firmaların bu tür eleştirileri karşılamak ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkarmak zorundadırlar. Davacı vekilinin 5 bijon yuvası olan bir araçta 4 bijonun takılı olup 1 adet bijonun takılı olmamasının hiçbir şekilde sürüş güvenliğini tehlikeye atmayacağını, lastiğin 4 adet bijonla da yuvasına sıkıca tutunacağını ve yerinden çıkmayacağını yahut gevşemeyeceği yönündeki iddialarının da gerçek olsa bile davalının rekabet yasağına aykırı davrandığına gerekçe yapılamaz. Bu psikolojik bir durum olup, sürücünün kendisine güvende hissetmesi ile alakalıdır. Kaldı ki hizmeti eksik ve kusurlu almasının kendisine hiç bir zararı olmadığı kesin olsa bile hizmet alan birinin aldığı hizmeti tam ve eksiksiz almayı talep etme hakkı vardır. Bu konu tartışılamaz.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40-TL harç ve 100,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 715,40-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 16,60-TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 351,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!