Anahtar kelimeler: Risk Bam Esaskarar Yazim Poliçesi Hmk Eksiklik Ankara Özetle Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2020
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Dava dışı ...'ün "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, █████/2018 tarihinde yoğun yağış sonucunda bazı yapıların zemin ve bodrum katlarında yağmur suyu baskını yaşandığını, sigortalı iş yerinde hasar meydana geldiğini, Ekspertiz Raporu'nda ikincil derecede sorumlu oldukları kanaatine varılan ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi'ne 21.11.2018 tarihli rücu yazısı gönderdiklerini, hesaplanan 323.229,64 TL zarar bedelinin 02.08.2018 tarihinde dava dışı Sigortalısına ödendiğini, bu tutarın birincil derecede zarar sorumlusu davalı ... tarafından, müvekkili Sigorta Şirketi’ne rücuen tazmini gerektiğini öne sürerek şimdilik müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 323.229,64 TL'nin, ödeme tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle
: Su baskınının davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklandığını, tek taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporunu ve hasar tespit tutanaklarını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve yasal dayanağı bulunmadığını, İdarenin üzerine düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirdiğini, hizmetin işleyişinde hiçbir eksiklik söz konusu olmadığını, müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını ve idarenin sorumlu olmadığı bir yerde idareyi davalı göstermenin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "......█████/2018 tarihinde Ankara/Sıhhiye civarına düşen yoğun yağış sonucunda davacı sigorta şirketinin sigortalısının iş yerine yağmur sularının dolması sonucu hasar ve zarar meydana geldiği, davalı ... Genel Müdürlüğünün bakım ve onarım sorumluluklarını yerine getirmediğinden dolayı davacı şirketin sigortalısına ait iş yerinde yağmur sularının dolması nedeniyle kusurlu olduğu, sigortalı ...'ün kusurunun bulunmadığı, iş yerine yağmur sularının girmesi sonucu meydana gelen hasar ve zarardan davalı ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına █████/2018 tarihinde 323.229,64.-TL hasar ve zarar tazminatı ödediği, davacı şirketin sigortalısına ödemiş olduğu 323.229,64.-TL hasar ve zarar tazminat tutarını TTK'nun 1472/1 maddesi uyarınca ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sigortalısına halef olarak davalı taraftan rücuen tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne......" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ... Deşarj Yönetmeliği'nin 10.maddesine göre "Kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorundadır. Aksi takdirde, binaların uğrayabilecekleri zararlardan idare sorumlu olmaz." hükmünün bulunduğu, mal sahibinin atık su parsel bacası ile kanalizasyon şebekesi arasında parsel hattında meydana gelebilecek tıkanıklıkları gidermek ve bakım yapmakla yükümlü olduğu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, bakım yaptırmadığı, önlem almadığı, Ankara 16.İdare Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddolunduğu ve Danıştay'ca da kararın onandığı, haksız fiil olduğundan avans faizi istenemeyeceği ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen zararın tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 22.079,81 TL istinaf harcından peşin alınan 5.520 TL'nın mahsubu ile bakiye 16.559,81 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!