Anahtar kelimeler: Müdafi Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Belgesinin

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığına, olayın tam olarak aydınlatılmadığına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararda belirtilen 6 aylık sürenin kısa olduğuna, katılanlar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.05.2017 günü saat 18.50 sıralarında sanık idaresindeki kamyonet ile bölünmüş, iki şeritli, düz ve eğimsiz, asfalt kaplama, meskun mahal dışı yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, refüjde beklemekte iken yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek üzere yola çıkan ...'a aracının sol ön kısımlarıyla çarpması neticesinde, yaya ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda(2918 sayılı KTK) yer alan 52/1-a kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Mahkemesince keşif üzeri alınan 30.04.2018 tarihli Trafik Bilirkişisi raporunda; sanığın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesi gereğince tali, yayanın aynı Kanun'un 68/b-c maddesi gereğince asli kusurlu olduğunun belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 10.12.2018 tarihli raporunda ise; sanığın asli kusurlu, ölenin ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, takdir edilen temel ceza miktarı orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılma yoluna gidilerek sanığın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu, katılanların zararlarının karşılanmamış olması, şikayetin devam etmesi, cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.01.2026 tarihinde karar verildi.