Anahtar kelimeler: Davaitirazın İletilmesi Hastalara Sunulduğunu Tarafı Sunulan Faturaların Ödemesi Sağlık Sunulmasına

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2026KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılanyargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmenin hastalara sunulan sağlık hizmetine ilişkin olduğu, işbu sözleşmeye göre müvekkili tarafından sağlık hizmeti sunulduğunu, sunulan sağlık hizmetine ilişkin fatura düzenlendiğini, bu faturaların davalıya iletilmesi ile birlikte davalı tarafından ödemesi yapılması gerektiğini, davalının, Sözleşme'nin tarafı olarak sunulan sağlık hizmetleri sonucu oluşan giderlerin sağlık kurumuna ödenmesi yükümlülüğü altında bulunduğunu, müvekkili tarafından faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenip davalı sigorta şirketine iletilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından sözleşmeye aykırı hareket edilerek müvekkiline ödeme gerçekleştirilmediğini, davalının sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri ihlal etmesine dayalı olarak borcun ifası ve müvekkilinin zararını gidermek amacıyla.... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı icra dosyasından takip başlatılmış, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalıya henüz tebligat yapılmamıştır.GEREKÇE
:Dava, davalı vakıf mensuplarına sağlık hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında yapılan protokolden kaynaklı faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; dava yukarıda anılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Davada, davacı kurumun davasının dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 20. Maddesi kapsamında kurulan tekaüt sandığı vakfının mensubu olduğu dava dışı sigortalılarına ait sağlık harcamalarına ilişkin olan alacak taleplerinin aynı kanunun "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101.maddesinde; "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür" düzenlemesi uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olması nedeniyle davanın İş Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Emsal İlam : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar )HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,Dair, tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026Katip ...Hakim ...