Anahtar kelimeler: Layıkıyla Azledileceğini Acentelik Acente Aralık Kimliği Akdedilmiş Beklenen Noterliğinin Getirdiğini

T.C.
İSTANBULASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: TAZMİNAT (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 20.07.2023KARAR TARİHİ
: 27.04.2026Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili acente ile davalı sigorta şirketi arasında █████/2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalanmış olup Aralık 2022 tarihine kadar acentelik ilişkisinin kesintisiz bir biçimde devam ettiğini, davalı şirket lehine kendisinden beklenen sorumluluğunu layıkıyla yerine getirdiğini, buna rağmen davalı şirketin, ... 21. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hiçbir gerekçe göstermeksizin müvekkili şirket ile akdedilmiş olan acentelik sözleşmesinin feshedileceğini ve müvekkilin acentelik vekaletnamesinde belirtilen yetkilerden azledileceğini bildirdiğini, ihtarnameye ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek davalı şirketin fesih için herhangi bir neden belirtmediğini, haklı bir nedene dayanmaksızın, keyfi olarak sözleşmeyi feshetmek istediğini, bu sebeple maddi manevi tazminat hakkının doğacağını belirterek fesihten vazgeçilmesini talep ettiğini, davalı şirket ile çalışmaya devam etmek istediğini bildirdiğini, ancak davalı şirketin, ... 41. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih için herhangi bir gerekçe belirtmeksizin tek taraflı irade ile sözleşmeyi feshettiğini yinelemekle yetindiğini, müvekkilinin, uzun yıllar davalı ile aralarındaki sürekli borç ilişkisi kapsamında acentelik faaliyetlerini yürüterek davalı şirket için geniş bir müşteri çevresi yaratmakla kalmamış ayrıca özenli çabası ile davalının müşterileri ile ilişkilerini güçlendirerek davalı şirket bünyesine bağlı kalmasında etkin rol aldığını, davalı şirketin, müvekkilinin acentelik faaliyetleri sonucu kendisine kazandırmış olduğu yüzlerce müşteriden menfaat elde etmeye devam edecek olmasına rağmen davalının müvekkili ile aralarında akdedilen acentelik sözleşmesini tek taraflı irade beyanı ile feshetmesinin müvekkilinin elde edeceği kazançtan haksız olarak mahrum bırakılmasına yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Denkleştirme istemi" başlıklı 122. maddesi uyarınca, acentelik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle acente, şirkete kazandırmış olduğu müşteriler için ücret talep edemeyecek ise de hakkaniyete uygun bir tazminat ödenmesini isteyebileceğini, ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████ maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir." hükmü bulunduğunu, ilgili mevzuatın yasa hükümleri uyarınca, müvekkil acentenin denkleştirme istemi hakkaniyet gereği olup uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin ... E. ... K.ile aynı dairenin ... E. ... K.ile ... E. ... K.), arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek gazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla fesih tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00.-TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acentenin fesih nedeniyle uğradığı zararı talep etme hakkının ancak sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın sonlandırılması halinde söz konusu olduğunu, TTK. 121/1 ve Sigortacılık Kanunu’nun █████ maddesi gereğince; sözleşme ilişkisi ister belirli süreli, ister belirsiz süreli olsun, haklı nedenin varlığı halinde fesih sürelerine uymaksızın fesh edilebileceğini, somut olayda da müvekkili sigorta şirketine derhal fesih hakkı veren haklı nedenler mevcut olmasına rağmen 3 aylık bildirim süresine uyulmak suretiyle acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı acentenin portföyünün müvekkili şirketin “zarar etmesine” yol açtığını, kendisine verilen hedeflerin altında kalmasının yanında kestiği poliçeler nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, hiçbir kârlılık sağlayamadığını, müvekkil şirketin ciddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Ayrıca davacının 6102 Sayılı TTK’nın “İnhisar” başlıklı 104’üncü maddesi ile sözleşmenin “Yasak Haller” başlıklı 4/1. Maddesine aykırı hareket ederek, kendisine bırakılan bölge içerisinde birçok farklı sigorta şirketine aracılık hizmeti verdiğini, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayandığını (Emsal;Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...E. ... K: ve 01.03.2007 tarih, ... E. ...K: ve 01.03.2007 tarih), denkleştirme tazminatı talep şartlarının da oluşmadığını, müvekkilinin sözleşme ilişkisinden sonra davacının bulduğu müşterilerden “önemli bir menfaat” elde etmediğini (Emsal:Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E... K. ve 10.05.2017 tarih, E. ... K.... T. 27.6.2019), davacının başka sigortacılarla da çalışması nedeniyle müşterilerinin tamamına yakınının fesih sonrası davacı acenteyi takip ettiğini, ayrıca hakkaniyete uygunluk şartının da gerçekleşmediğini, her halükarda, denkleştirme tazminatı taleplerinin Yargıtay içtihatlarıyla belirlenen yöntemlere uygun şekilde incelenmesini talep ettiklerini, doktrin ve Yargıtay içtihatlarına göre denkleştirme tazminatı hesaplamasına esas alınacak tutarın sigorta şirketinin elde ettiği menfaat kadar olabileceğini (Emsal; 11. Hukuk Dairesi E. ...K. ...T. 10.11.2015 ile E.... K....T. 9.3.2015 ile E. ......T. 23.10.2014 ile E. ... K. ...T. 30.6.2020) , avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Uyuşmazlık; Acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, sözleşme ve sözleşmenin feshi tartışma konusu değildir.Çözümlenmesi gereken sorun, davacının sözleşmenin feshinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı talep edip edemeyeceği, koşulları oluşmuş ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi nedeniyle yazılan talimat sonucu alınan 24.06.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 20118 ile 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.Yine bilirkişi incelemesine göre; Davacının 2022 yılı yevmiye defteri kapanış maddesine göre davalı ... A.Ş.'den 109.942,14 TL alacaklı olduğu, davacının 2018-2022 yıllarında davalı şirket haricinde diğer sigorta şirketlerinden de gelir elde ettiği davalı şirketten toplam 369.432,78 TL net sigorta komisyon geliri elde etiği, davacının 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi ekinde sunmuş olduğu gelir tablosunda 473.216,25 net kar elde ettiği, davalı şirketten elde ettiği net gelirin oransal yöntemle 43.295,16 TL tekabül edebileceği, davacının 31.12.2022 tarihine kadar sigorta komisyon geliri elde etiği, 2023 yılında hiçbir geliri olmadığı, Davacıya Ödenecek Denkleştirme isteminin Hesaplanmasında: Ham karşılığının bugünkü değer kaybının 92.474,77 TL olarak hesaplandığı, Denkleştirme İsteminin Üst Sınırının ise; 369.432,78 / 5 yıl = 73.886,56.-TL olduğu, Davacının gelir kaybının toplam bugünkü değeri 92.474,77 TL olarak hesaplandığı, ancak bu tutar, hesaplanan üst sınırı geçtiğinden, davacıya ancak 73.886,56 TL tutarında denkleştirme tazminatı ödenebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Davalının defter ve kayıtlarının da incelenerek mahkememizce alınan 17.01.2025 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre: mahkemece davalının önemli menfaat ede ettiği ve portföy tazminatı hesaplanması gerektiği kanaati hasıl olması durumunda; denkleştirme tazminatının 172.472,84 TL olarak hesaplandığı, davacının 6102 sayılı TTK.nun 122. Maddesi gereği talep edebileceği sınırın 125.157,23.-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.Raporlar arasında çelişki olduğu gözlendiğinden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak üçüncü bir görüş alınmasına, bilirkişi kurulundan, dava ve cevap dilekçelerindeki iddia ve savunmalar, sunulan deliller, tarafların defter kayıtları, alınan bilirkişi raporları, bu raporlara yapılan beyan ve itirazlar bir arada değerlendirilip tek tek irdelenerek, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak fesh edilip edilmediği, fesih haklı bile olsa davacının talep edebileceği Denkleştirme Tazminatı bedeli olup olmadığı, varsa miktarının Yargıtay uygulaması ve BAM kararları dikkate alınarak hesaplanıp görüş bildirilmesi ve rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.Mahkememizce alınan 22.01.2026 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre:İstanbul BAM ilamlarında belirtildiği üzere müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükünün acente üzerinde olduğu, davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin olduğu hususunun ispatlanmadığı, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı davalının önemli menfaatler elde edip etmediğinin takdirinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden davalının önemli menfaatler elde edip etmediği tespit edilemediği, TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; Heyetimizin hesaplama yöntemine göre, denkleştirme tazminatının 83.536,14.- TL. olarak hesaplandığı, davacının TTK . Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği tazminatın üst sınırının 73.645,28.- TL olarak hesaplandığı ve davacının azami 73.645,28.- TL. tazminat talep edebileceği kanaatine varılmıştır.Islah;Davacı vekili 20.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olarak talep ettikleri tazminatı, bilirkişi raporu doğrultusunda 73.645,28 TL üzerinden ıslah ettiklerini bildirmiş, aynı tarihte ıslah harcını yatırmıştır.Sözleşmenin feshi tartışması;Taraflar arasında █████/2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalanmıştır.Sözleşmenin 24.maddesine göre; "İşbu sözleşme süreyle sınırlı olmaksızın aktedilmiş olup, taraflardan her biri 3 ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir." denilmiştir.Davalı sigorta şirketi ... 21. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "... Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sayısında kayıtlı ...adresinde faaliyet gösteren ... HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ ile aramızda █████/2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalanmıştır.1.Türk Ticaret Kanunu 121.maddenin “a” bendinde belirtilen “Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir." hükmü gereği muhatap ile imzalanan Acentelik Sözleşmesinin 3 aylık ihbar süresine uyarak feshedilmesine karar verilmiştir.2. İhtamamenin Muhatap tarafından tebellüğ edildiği tarihten 3 (üç) ay sonra Acentelik Sözleşmesinin fesih edilmiş olacağını, Muhatabın Acentelik vekâletnamesinde belirtilen yetkilerinden azledileceğini ihtaren bildirir işbu vesile ile işlerinizde başarılar dileriz." denilerek sözleşme fesh edilmiştir.Davacı taraf ihtarnameye ... 3. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek sözleşmenin fesih için herhangi bir neden belirtmediğini, haklı bir nedene dayanmaksızın, keyfi olarak sözleşmenin feshedildiğini, bu sebeple tazminat haklarının doğacağını belirterek fesihten vazgeçilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi ... 41. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "... sayılı Sigortacılık Kanunu metninde acentelik sözleşmesinin feshini sınırlayan veyahut haksız fesih kavramını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı izahtan varestedir. Bu bağlamda ilgili kanun kapsamında sigorta şirketi tarafından acentelik sözleşmesinin feshine yönelik herhangi bir sınırlama koyulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, yöneltilen iddiaların hukuki mesnetten yoksun olduğu apaçık ortadadır.4. Ayrıca taraflar arasında akdedilmiş olan Acentelik Sözleşmesi'nin 24 numaralı “Sözleşmenin Süresi” başlıklı maddesi ile, taraflardan her birinin 3 ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebileceği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda Aksigorta tarafından yapılan söz konusu İşlem sözleşmesel bir yetkinin kullanılmasından ibarettir." denilerek fesihten dönülmemiştir.Davacı taraf sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, fesih için haklı hiç bir sebep gösterilmediği ileri sürmektedir.Davalı taraf ise sözleşmenin 24.maddesine dayanarak olağanüstü fesih olmadığını, sözleşme hükümlerine ve yasaya uygun olarak sözleşmenin sona erdirildiğini, haklı nedenin varlığı halinde fesih sürelerine uymaksızın sözleşmenin fesh edilebileceğini savunmuştur.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24 maddesiyle, sözleşmenin süreyle sınırlı olmadığı, taraflardan her birinin 3 ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebileceği kararlaştırılmıştır.4721 sayılı TMK'nun 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...E. ...K. █████/2016 tarihli ilamı "...Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Dairemizin █████/2014 tarih, ... E - ... K. ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir..." şeklindedir.TMK'nın 2. maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında dürüstlük kurallarına uyulması gerekmekte olup, bu ilkeye somut dosyada olduğu gibi sözleşmenin yürütümü ve feshi sürecinde de uyulması gerekmektedir. Her ne kadar taraflar arasında sözleşmenin 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle her zaman herhangi bir neden bildirilmeksizin tek taraflı feshedilebileceği düzenlenmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. █████/2016 tarihli ilamında da belirtildiği şekilde haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir.Davalı sigorta şirketi ... 21. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih ederken hiç bir neden göstermemiştir. O halde sözleşmenin haksız yere feshedildiğinin kabulü gerekir.Denkleştirme Tazminatı Alacağı Yönünden;Dava konusu talep TTK.nun 122.maddesinde düzenlenmiştir. Yasa metnine göre koşullar şu şekilde sıralanmıştır.a) Acentenin getirdiği yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi,b) Acentenin, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle, onun getirdiği yeni müşterilerle yapılan ve kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi elde edebileceği ücret isteme hakkını kaybetmesi,c) Somut olayın özellik ve şartlarında denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi olarak sıralanmıştır.Bilirkişi incelemeleri ile alınan raporlarda;TTK 122 hükümlerine göre; davalının davacının getirdiği yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle, onun getirdiği yeni müşterilerle yapılan ve kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi elde edebileceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve somut olayın özellik ve şartlarında denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi gerektiği, davalı taraftan sözleşmenin feshi sonrası acentenin portföyünden devam eden poliçelerin listesi ve tutarları talep edilmiş olup talep edilen bilgilerin şirket kayıtlardan tespit edilemediği bildirildiği, hakkaniyet açısından değerlendirme yapılabilmesi için davacı acentenin sözleşmenin feshinden sonra başka şirketlerle acentelik ilişkisine girip girmediğinin girmişse çalıştığı komisyon oranlarının ve hak kazandığı komisyon miktarlarının, acentenin sağladığı portföyden yeni müşterilere geçiş yapılmasının sağlanıp sağlanmadığının bilinmesi gerektiği, İstanbul BAM ilamlarında belirtildiği üzere müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerinde olduğu, davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin olduğu hususunun ispatlanmadığı, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip etirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı davalının önemli menfaatler elde edip etmediğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden davalının önemli menfaatler elde edip etmediği tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir.24.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının kayıtlarında 2018-2022 yılları arasında elde ettiği net sigorta komisyon gelirlerinin 2018 yılı için 70.033,84 TL, 2019 yılı için 92.243,09 TL, 2020 yılı için 56.133,68 TL, 2021 yılı için 57.006,72 TL, 2022 yılı 94.015,45 TL olmak üzere toplam 369.432,78 TL olduğu belirtilmişi ise de davacının davalı şirket haricinde diğer (...Sigorta Şirketi, ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.,...A.Ş., ... Sigorta AŞ., ... Sigorta A.Ş.) sigorta şirketlerinden de gelir elde etiği, dolayısı ile davalı şirketten oransal yöntem ile (94.015,45 TL x 473.216,25 TL / 1.027589,17 TL = 43.295,16 TL) 2022 yılında elde ettiği gelirin 43.295,16 TL olabileceği hesaplanmıştır.Davalı şirket tarafından gönderilen excell tablolarından davalının yıllar itibariyle komisyon gelirleri ve düzenlenen poliçeler incelendiğinde; 2018 yılında 1569 poliçe düzenlendiği (Komisyon geliri: 113.202,45.-TL), 2019 yılında 1868 poliçe düzenlendiği (Komisyon geliri: 162.913,29.-TL), 2020 yılında 1401 poliçe düzenlendiği (Komisyon geliri:130.664,04.-TL), 2021 yılında 1048 poliçe düzenlendiği (Komisyon geliri: 91.748,68.-TL), 2022 yılı için 479 poliçe düzenlendiği (Komisyon geliri: 127.257,67.-TL) anlaşılmaktadır.Görüldüğü üzere 2019 yılından itibaren poliçe sayılarının sürekli düştüğü, komisyon gelirlerinin azaldığı, rapordaki tablolardan da görüleceği üzere 2020 yılında 2019 yılına göre %33, 2021 yılında 2020 yılına göre %33 üretim miktarında düşüş meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sunulan branş bazlı raporlardan da davacının ürettiği primlerin çoğunlukla zorunlu trafik ve kasko gibi otomatik branş bazlı poliçelerden teşekkül ettiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin Türkiye'nin en büyük 10 sigorta şirketinden birisi olduğu herkesçe bilinen bir gerçek olup marka değeri de dikkate alındığında TTK 122.maddesi gereği davacı acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği, davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı gibi, davalının önemli menfaatler elde ettiği ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın REDDİNE,1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90-TL peşin harç ve 1.250,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.429,90-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 697,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti 27.000,00-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026KATİP - HAKİM -¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır