Anahtar kelimeler: Mahsuba Tevdi Süreç Sınırdan Görüşünü Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle İçeren

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 9 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; koşulları oluşmadığı halde bilinçli taksir hükümleri uygulanmasına, olayın oluş şekli net olarak belirlenemediği halde sanık aleyhine olan tespite dayanılmasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle meskun mahalde, alacakaranlıkta saat 19.40 sıralarında ... İlçesi ... Sokaktan caddeye doğru seyir halindeyken sokak içinde yaya olarak yürüyen ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda çarpma noktasının kaplama üzeri mi yoksa yaya kaldırımı üzeri mi olduğu konusunda kesin bir kanaatine varılamadığı, bu nedenle iki hale göre kusur tayin edildiği, mahkemece şüpheli kalan bu belirsizliğin sanık lehine yorumlanarak çarpma noktasının kaplama üzeri olduğu kabul edilerek sanık sürücünün idaresindeki kamyonetle seyri sırasında ilk geçiş hakkını yolun karşısına geçmek isteyen yayaya vermeden dönüşe geçerek hatalı dönüş manevrası kural ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu, yaya ... 'ın karşıya geçmek için gereken dikkat ve özeni göstermediğinden tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, sanık sürücü ...'ın Adli Tıp Kurumu raporunda geçen sebeple birlikte, mahalle arasındaki sokakta hızlı araç kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, kaldırımlara çıkıp inerek aracı hareket ettirdiği sırada asli kusurlu olarak bu kazanın oluşmasına neden olduğu dikkate alındığında; mevcut bu şartlarda rahatlıkla mahalle arasındaki sokakta bir insana çarparak kazaya neden olacağını öngörmesine rağmen hareketini gerçekleştirdiği, bu şekilde bir ölümlü kazanın oluşma durumunun çok yüksek oranda olduğu, sanık sürücünün meydana gelen neticeyi öngördüğünü kabul etmek gerekeceği, ancak bu neticeyi istememesine rağmen, beceri ve şansına güvenerek aracını kullandığı, dolayısıyla somut olaya yönelik tüm hususlar nazara alındığında sanık sürücünün gerçekleşen neticeyi rahatlıkla öngörebilme olanağının mevcut olduğu, eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kabul edilerek TCK'nın 85/1, 22/3. Maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1-Sanığın idaresindeki kamyonetle iniş eğimli caddede seyir halindeyken sağındaki sokağa dönüş yapacağı sırada hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkmasının bilinçli taksir koşullarını oluşturmadığı gözetilmeden sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve ███████-399 Esas-████████ Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.01.2026 tarihinde karar verildi.