Anahtar kelimeler: Parti Millet Meclisi Kapsamadığı Grup Başkanı Verilip Yapılamayacağı Direnme Kesinlik

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi direnme kararı davacı ... mirasçıları vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun’un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; ... Genel Başkanı olan davalının 21.11.2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Parti Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmada sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, hakaret ve iftira niteliğinde olan ifadelerle müvekkillerinin onur, şeref ve saygınlıklarının zedelendiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek müvekkili ... için 500.000,00 TL, diğer müvekkillerinin her biri yararına ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL manevi tazminatın 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu konuşmada hakaret niteliğinde görülebilecek söz ve ifade bulunmadığını, davacı tarafça müvekkilinin konuşmasının başkalaştırılmaya ve bütünlüğünden koparılarak hakaret niteliğinde gösterilmeye çalışıldığını, ifadelerin doğruluğunun kamuoyu ile paylaşılan belgeler ile ispatlanmış olduğunu, yargılama aşamasında yapılacak araştırma ile dava konusu yapılan olguların doğruluğunun ispat edilebileceğini, müvekkili tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, tamamen gerçeklere dayalı ve güncel konulara ilişkin olduğunu, eleştiri sınırlarını aşan bir ifadenin söz konusu olmadığını, kişilik haklarının ihlali boyutuna ulaşacak beyanlara yer verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2019/2 76... /196 sayılı kararıyla davalının 21.11.2017 tarihli Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmada sarf ettiği söz ve ifadelerle davacılara suç isnat edildiği, davalının iddialarının doğru olmadığı hususunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ esas sayılı dosyasında yapılan soruşturmayla sabit olduğu, davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yararına 150.000,00 TL, davacı ... yararına 60.000,00 TL, davacılar ... ve ... yararına 22.000,00’er TL, davacı ... yararına 20.000,00 TL, davacı ... yararına 16.000,00 TL, davacı ... yararına 15.000,00 TL, davacılar ... ve davacı ... yararına 14.000,00’er TL, davacılar ... ve ... yararına 13.000,00’er TL manevi tazminatın 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23.10.2020 tarihli ███████ 95... /963 sayılı kararı ile dava konusu konuşmada sarf edilen söz ve ifadelerle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı, somut olayın toplumda yarattığı etki, eylemin gerçekleşme şekli, meydana geldiği zaman, tarafların statüleri, davalı tarafından sarf edilen sözlerin ağırlığı ve diğer ilkeler gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince hükmolunan manevi tazminat miktarlarının hukuka uygun olduğu, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla; davaya konu söz ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kamu yararı içeren siyasi açıklamalar olup baskın şekilde politik alanda kaldığı, demokratik toplumda müdahaleyi gerekli kılan bir hal söz konusu olmadığı, aksine demokratik toplumun korunması ve çoğulculuğun sağlanması için ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği; Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin istikrar bulmuş içtihatlarına göre de ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı ve davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı, davalının tazminat ile sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği, davanın tümden reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. Direnme Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davalının dava konusu söz ve ifadelerinin hakaret ve iftira niteliğinde olduğunu, buna göre müvekkili yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile davalının söz ve ifadelerinin hiçbir dayanağının olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin siyasi bir sıfatının olmadığını, hükmedilen tazminatın caydırıcı olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hakimin reddine dair taleplerinin hukuka aykırı olarak geri çevrildiğini, cevap dilekçesinde dayandıkları deliller toplanmadan karar verildiğini; esas yönünden ise, müvekkilinin dava konusu konuşmasında hakaret kapsamında görülebilecek bir ifadesinin bulunmadığını, konuşmada geçen tüm iddiaların doğru olduğunu, değer yargısı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin açıklamalarının kamuyu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, tamamen gerçeklere dayalı, güncel konulara ilişkin olduğunu; hayali, desteksiz ve eleştiri sınırlarını aşan ifadeler kullanılmadığını, kişilik hakkının ihlali boyutuna ulaşacak beyanlara yer verilmediğini, yapılan eleştirilerin görünür gerçeklik kapsamında kaldığını, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını, davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanının 21.11.2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Parti Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmada sarf ettiği söz ve ifadelerin davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalının manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre temyizen incelenen direnme kararındaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğunun, davalının iddialarının doğru olmadığı hususunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ esas sayılı dosyasında yapılan soruşturmayla sabit olduğunun; takdir edilen manevi tazminat miktarlarının tarafların sıfatı, saldırının ağırlığı, olay tarihi ve olayın gelişimi birlikte gözetildiğinde uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup direnme kararına yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı ... mirasçıları vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi beşinci fıkrası gereğince taraflar yönünden ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya ve davacı ... mirasçıları'na yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYDairemizin 26.01.2022 tarih ve █████████-████████ sayılı kararındaki gerekçelerle bozma kararımızın yerinde olduğunu düşündüğümden direnme kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum.