Anahtar kelimeler: Açmaksızın Sayıldığı Verebileceği Hallerin Görüşü Neticesinde Ankara Sahte Sınırlı Bentlerinde

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Sahte belge kullanmakHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "Sanık ...'in, 2014 takvim yılında 4 adet sahte belge kullanmak ve 2 adet muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suretiyle 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;1-) Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;a-) 2014 takvim yılında 4 adet sahte belge kullanma suçu yönünden; Suça konu sahte belgeleri düzenlediği belirtilen ... Limited Şirketi hakkında 2014 takvim yılı hesap ve işlemlerine ilişkin vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu dosyada mevcut ise de mütalaaya ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle adı geçen şirket hakkında mütalaa düzenlenip düzenlenmediği, dava açılıp açılmadığı hususlarının ilgili vergi dairesinden araştırılarak varsa bunlara ilişkin belgelerin temin edilmesi, suça konu sahte belgelere istinaden verildiği belirtilen çek bedellerinin ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarına gelir olarak kayıt edilip edilmediğinin ve söz konusu 4 adet sahte belgenin vergisel işlemlerde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, ... Limited Şirketi yetkilisinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmesi, ... Şirketine verilen çekleri tahsil ettikleri belirtilen ..., ... ve ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak, çek bedellerini kimin adına tahsil ettikleri ve tahsil ettikleri paraları kime teslim ettikleri hususlarında beyanlarının tespit edilmesi,b-) 2014 takvim yılında 2 adet muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçu yönünden; Suça konu belgeleri düzenlediği belirtilen ... Limited Şirketi hakkında 2014 takvim yılı hesap ve işlemlerine ilişkin atılı suça konu 2 adet muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeyi de kapsayacak şekilde vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, vergi tekniği raporu ve mütalaa düzenlenip düzenlenmediği, dava açılıp açılmadığı hususlarının ilgili vergi dairesinden araştırılarak varsa bunlara ilişkin belgelerin temin edilmesi, ... Limited Şirketi yetkilisinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmesi, suça konu edilen 2 adet muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin vergisel işlemlerde kullanılıp kullanılmadığının araştırılıp sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,2-Suçların sübutu halinde; Hükümden sonra █████/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesine eklenen fıkralar uyarınca 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı suçlar yönünden etkin pişmanlık hükümleri öngörülmüş ve zincirleme suç hükmünün uygulanması yönünden özel düzenleme getirilmiş olmakla, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.."Şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelememet;5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.01.2026 tarihinde karar verildi.