Anahtar kelimeler: Mücadele Aracının Kaçakçılıkla Nakil Görüşü İstemlerinin Edenlerin Konuda Müsadere Müsaderesi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:İddianamede nakil aracının müsaderesi talep edilmediği gibi bu konuda Mahkemece verilmiş bir hükmün de bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracının müsaderesine dair temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında neticeten 40.00 TL adlî para cezasına hükmolunmasına karşın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/4. maddesi uygulanırken sanığa verilen 20,00 TL'nin taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereği hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hüküm fıkrasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetimemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin uygulandığı (9) numaralı bendindeki "20,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "40,00 TL" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin (7) numaralı bendinin tamamen çıkartılarak, hükmün ( 12-a) ) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, ''24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.