Anahtar kelimeler: Sokağa Alakalı Esnada Başvurduğunu Hasarın Çarpması Kasko Çıkış Sıralarında Kazada

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.İDDİA VE SAVUNMA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirket sigortalısı ... ... plakalı aracını ... no' lu Kasko Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 03.12.2020 günü saat 08.35 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresidneki ... plakalı aracı ile ... sokağa çıkış yaptığı esnada sürücü ... sevk ve idaresidneki ... alakalı araca çarpması neticesi hasarın gerçekleştiğini, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, 03.12.2020 tarihli kazada zarar gören müvekkil şirket sigortalısı ...'in araçta meydana gelen hasarın karşılanması istemiyle müvekkil şirkete başvurduğunu, yapılan başvuru üzerine müvekkil şirket nezdinde... numaralı hasar dosyası açıldığını ve görevlendirilen eksper değerlendirme raporu neticesinde 02.02.2021 tarihinde dava dışı müvekkil şirket sigortalısı ... Vekili ...'a 34,594.47-TL ödeme yapıldığını, İzmir .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri sonucu 19.262,97 TL 05.10.2021 tarihinde belirtilen dosyaya ödeme yapıldığını, müvekkil şirkete 28.12.2021 tarihinde ... A.Ş tarafından yapılan 35,915.28TL ödeme düşüldükten sonra 17.942,16TL üzerinden davalı borçluya rücu edilerek mezkur davaya dayanak icra takibi başlatıldığını, takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini" talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " dava dilekçesinde alacağın sebebi ''rücu bedeli'' olarak belirtilmiş ise de davacı sigorta şirketinin dava dışı ... plakalı aracın '' kasko'' sigortacısı olduğunu, kasko poliçesi kapsamında sigortalısına bir ödeme yaptığı anlaşıldığını, işbu dosya bu şartlar ile ele alındığında bir rücu dosyası değil, halefiyet dosyası olduğunu, söz konusu dosyada her ne kadar müvekkil araç kiralama şirketi ise de uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacı sigortacının ancak dava dışı sigortalının dava haklarına halef olduğu ele alındığında davanın görevsiz mahkemede açıldığının kabulü gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.DAVA
:Dava kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 3. maddesinin ilk fıkrasında ise, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.Davacının kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali iddiası ile halefiyete dayalı rücu istemli olarak iş bu davanın ikame edildiği, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerektiği, somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ... gerçek kişi olduğu, adı geçen ile davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı ile davacı sigortalısı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiilden doğduğu, bu durum karşısında her iki tarafı tacir olmayan kişiler ve haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştirHÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle
:1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI),Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...E İMZAHakim ...E İMZA