Anahtar kelimeler: Darlığından İstemli Aşye İletişim İleriye Yoğunluğu Aşnin Ötürü Hisse Senetlerinin
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve o tarihte yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ... İletişim San. ve Tic. A.Ş.’nin sahibi olduğu ...İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye ait hisse senetlerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak davalı ... ile doğrudan ve/veya ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi ve/veya temsilcisi olduğu veya karar aldırma etkinliğine sahip olduğu dava dışı şirketler aracılığıyla ticari ilişkiye girildiğini, anılan ticari ilişki sürecinde ...İletişim Hizmetleri A.Ş. hisseleriyle ilgi işlemlerden dolayı davalının müvekkiline 3.250.000,00 USD borçlu olduğunu ve bu borcunu 31.03.2001 tarihinde ödeyeceği taahhüdünü içeren 15.08.2000 tarihli “Taahhütname” başlıklı belgeyi tanıklar huzurunda imzaladığını, borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle müvekkilince yapılan icra takibine davalı tarafça imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz edildiğini, vaki imzaya itirazın kaldırılması istemiyle.... İcra Tetkik Mercii Hâkimliğinde dava açıldığını, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, icra tetkik mercii kararlarının taraflar arasında dahi kesin hüküm özelliği arz etmeyeceğini, kaldı ki hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağının gerek temel ilişki gerek buna dayanak vakıalar gerekse borcu kanıtlayan taahhütname ile sabit olduğunu ileri sürerek 3.250.000,00 USD alacağın 31.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte USD olarak (veya tahsil tarihindeki TL karşılığının) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın dayanağı olduğu iddia edilen “Taahhütname” başlıklı belgenin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra tetkik mercii tarafından Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli, ███████-291 E., ████████ K. sayılı bozma kararının "...Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla bir kanaate ulaşılamayarak tanık beyanlarına başvurulduğuna göre imzanın davalıya ait olup olmadığı hususu artık imzanın atıldığını gören tanık beyanlarına göre belirlenecektir. Bu itibarla Mahkemece HUMK’un 309. maddesi gereğince dinlenen tüm tanıkların imzanın davalı tarafından bizzat atıldığını gördüklerini beyan etmeleri ve tanık beyanları arasında bir çelişkinin de söz konusu olmaması karşısında 15.08.2000 tarihli “Taahhütname” başlıklı belge altındaki imzanın davalı ...’a ait olduğunun kabulü gerekir. O hâlde Mahkemece, davacı tarafından delil olarak dayanılan 15.08.2000 tarihli “Taahhütname” başlıklı belge altındaki imzanın davalı ...’a ait olduğu, bu belgenin dava konusu temel ilişkiden kaynaklanan alacak iddiası nedeniyle kesin delil niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla davacı tarafından iddiasının kesin delille ispatlandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmelidir...." gerekçesini içerdiği, Yargıtay bozma ilamı ve direnme sonucu verilen karar nazara alındığında, taahhütnamedeki imzanın davalıya ait olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.250.000,00 USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının ve bu miktara 31.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından imzalanarak davacıya verildiği iddia edilen “Taahhütname” başlıklı belge ve taraflar arasındaki temel ilişki kapsamında ödenmesi gereken bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ
: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!