Anahtar kelimeler: Yeşilköy Stand Fuara Salgın Covid Fuar Planlanan Mücbir Ekim Bononun

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ... Fuar Alanı, Yeşilköy, Bakırköy-İstanbul adresinde 21-24 Ekim 2020 tarihleri arasında yapılması planlanan fuara katılım için stand kiralama sözleşmesi imzalandığını, Covid-19 salgın hastalığından dolayı müvekkili açısından mücbir sebep oluştuğundan müvekkili firmanın davalı şirkete telefon ve e posta yolu ile fuara katılmayacaklarını bildirdiklerini, fuar katılımı için alınan iki adet bononun iade edilmediğini, 30.10.2020 tediye tarihli bononun davalı şirketçe Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibine konu edildiğini, davalı şirkete haciz tehdidi nedeniyle 30.11.2020 vadeli 8.225,00 TL bedelli bononun ve Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya borcu için 26.01.2021 tarihinde 9.693,00 TL haciz tehdidi sebebiyle ödendiğini, davalıya Noter aracılığıyla ihtarname keşide edilerek ödenen 9.693,00 TL paranın ödeme gününden itibaren yıllık % 15 ticari faiziyle ödenmesinin talep ve ihtar edildiğini, davalının 30.11.2020 vadeli 8.225,00 TL bedelli bonoyu da Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasıyla kambiyo takibine konu ederek müvekkilinden 11.03.2021 tarihinde 10.260,00 TL tahsil ettiğini belirterek müvekkilinin fuar stand kiralama sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, icraya ödenen 19.653,00 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ve Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına 9.393,00 TL ödeme ile, Bakırköy 17.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına yapılan 10.260,00 TL'nın ödeme günü olan 11.03.2021 tarihinden itibaren % 15 yıllık faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olduğu, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip olduğu, bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları bir hüküm olduğundan geçerli olduğu, haksız şart olarak kabulünün mümkün olmadığı, tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağının düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin 02.06.2020 tarihli fuar katılım sözleşmesini imzaladıktan yaklaşık bir ay sonra sözleşmeden vazgeçtiğini, piyasa şartları altında fuara katılmasının mümkün olamayacağını 06.07.2020 tarihinde davalıya usulünce ilettiğini, davalının uzunca bir süre davacının sözleşmede çekilme isteğini görmezden geldiğini ve müvekkilini oyaladığını, sonuçta elinde bulunan iki adet bono için icra takibi başlattığını, sözleşmenin 2. Maddesinde davalıya hiç bir sebep göstermeksizin tek taraflı olarak katılımcının fuara alınması engellenirken davacıya fuar tarihinden 3 ay öncesinde fuara katılmaktan vazgeçme imkanının tanınmamış olmasının sözleşme serbestisiyle kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından fuarın ertelenmesi ihtimali olmayan bir tarihte, erteleme kararı alındığını, yahut bu hususun müşteriye bildirilmemiş iken, inşaat piyasasının covid 19 salgın hastalığı sebebiyle yavaşlama hatta durma aşamasına gelmesi nedeniyle müşteri kaybı, piyasanın daralması gibi nedenlerle fuara katılmaktan vazgeçtiğini, hükmün gerekçesinde, davalının fuarı erteleme hakkı bulunduğu ve bu durumun davacıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, gelen yazı cevaplarından fuarın ertelendiğinin davacıya bildirildiği şeklindeki cümlenin müvekkilinin durumu ile ilgili olmadığını, davalının İstanbul'da fuar piyasasında tekel oluşturan bir şirket olduğunu, müvekkilinin sözleşme imzalarken sözleşme şartlarını müzakere edecek ekonomik güçte olmadığını, sözleşmenin Borçlar Kanunu genel işlem şartlarına göre düzenlenmiş bir sözleşme olmadığını, bu nedenle sözleşmenin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin fuara katılmak istemediğini 2020 temmiz ayının başında davalıya bildirdiğini, fuarın ise 2021 yılı aralık ayında gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, davalının bu sürede fuar standını başkalarına kiralaması mümkün iken iyiniyetli olmayan bir şekilde fuarın gerçekleşmesinden bir yıldan daha az süre kalan bir zaman diliminde icra takibi yaparak hizmetini henüz sunmadığı bir alacağın tahsili sebebiyle haksız kazanç elde ettiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin usule uygun olarak davanın reddine karar verdiğini fakat vekalet ücretine hükmetmediğini, aleyhe kabul anlamına gelmemek üzere istinaf başvurusunun sadece vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının sadece vekalet ücreti kaldırılarak davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, fuar katılım sözleşmesi kapsamında davalıya verilen iki adet senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve senet bedellerinin icra tehdidi altında ödendiğinden bahisle ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi, davalının sözleşmenin 2. maddesi gereği fuar tarihinde değişiklik yapabileceği ve davacı katılımcının bu nedenle sözleşmenin feshini ve ödenen ücretin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ve ödenen paranın istirdatı isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.
Somut olayda 21-24 Ekim 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda taraflar arasında 02.06.2020 tarihli sözleşme düzenlenmiştir. Davacının keşidecesi olduğu davaya konu iki adet senedin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği ve yapılan icra takipleri neticesinde davalıya ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözkonusu sözleşmenin 2 maddesinde; "KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas, █████████ karar sayılı kararı bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davacı taraf, feshe ilişkin sözleşme şartının genel işlem şartı olduğunu ve geçersiz olduğunu ileri sürmüşse de, HMK 357. Maddesi gereğince davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen ancak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bu itirazlarının istinaf aşamasında dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, Fuar katılım sözleşmelerinin niteliği dikkate alındığında davalıya sözleşmenin 2. Maddesi gereğince fuar erteleme, fesih ve iptal gibi geniş haklar verilmesi sözleşmenin niteliğine aykırı olmadığı gibi tacir olan davacı da düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahip olduğundan ve davacı tacir yönünden bu hüküm ekonomik yıkım yaratacak düzeyde de olmadığından, ortada genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edecek bir hususun bulunmadığının kabulü gerekir. Yine, tacirler arasında imzalanan sözleşmede davalıya fuar erteleme yetkisi verildiğinden somut olayda dürüstlük kuralına aykırılıktan da bahsedilemeyecektir.
Davalı vekili müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. Dosyanın incelenmesinde, dosyada davalı adına vekaletname ibraz eden Avukatın karar tarihinden önce azil nedeniyle uyap kaydının silinmesini ve tebligatların davalı asile yapılmasını talep ettiği, davalı vekilinin bu beyanının davalı asile tebliğ edildiği, karar tarihli duruşmada davalı vekili olarak Av. ... hazır bulunmuş ise de, karar itibariyle vekaletnamesinin dosyada ve UYAP sisteminde bulunmadığı, dolayısıyla karar tarihi itibariyle davalı adına sunulmuş bir vekaletname bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!