Anahtar kelimeler: Halefiyet Paket Talepli Olayı Ekspertiz İhtar Ttk Rücu Anonim Poliçesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2020NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİKARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı sigortalı ... Anonim Şirketi arasında █████/2016 başlangıç tarihli 1 yıl süreli ...Paket Sigorta Poliçesi imzalandığını, █████/2016 tarihinde dava dışı sigortalıya ait işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz işlemi sonucu tespit edilen 7.857,22 TL'nin dava dışı sigortalıya ödendiğini, TTK 1472.maddesinde yer alan halefiyet ilkesi gereği sigortalıya ödenen tazminatın iadesi için rücu talepli ihtar gönderildiğini, dava dışı sigortalı mağazanın bulunduğu sitenin güvenliğinin davalı şirket tarafından sağlandığını, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflarla hiç bir ilgi ve bağı bulunmadığını, hırsızlık olayının meydana geldiği tarihte ilgili sitenin güvenliğinden sorumlu bulunmayıp, herhangi bir anlaşmasının da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davacı ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında hırsızlık olayının meydana geldiği █████/2016 tarihinde geçerli sigorta poliçesi bulunduğu, dava dışı sigortalıya ait ... isimli süpermarketin içerisinde bulunduğu ... Çarşı Blok Yönetimi ile davalı arasında olayın meydana geldiği tarihte geçerli olan güvenlik hizmet sözleşmesinin bulunduğu, bu nedenle her ne kadar davalı taraf güvenlik hizmeti verilmediğinden sorumlu olmadığını beyan etmiş ise de, dosyaya celbedilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesiyle de tespit edildiği üzere davalının, meydana gelen hırsızlık olayında hizmet sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu ve yaptırılan bilirkişi incelemesinde %20 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, meydana gelen zararın olay inceleme raporu, müşteki ifade tutanağı ve sigortalı tarafından ibraz edilen stok listesi dikkate alındığında eksper tarafından yapılan hesaplamaya göre toplam 10.696,52 TL olarak hesaplandığı, bu miktarında %20'si sigortalı üzerinde bırakılmak suretiyle 7.857,22 TL'sinin davaya konu edildiği, bildirilen zarar miktarına davalı tarafça da açıkça itiraz edilmediğinden tekrardan bu konuda inceleme yapılmasına gerek görülmeyerek talep edilen zarar miktarına davalının kusur oranı uygulanmak suretiyle asıl alacak miktarı 1.571,44 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça sigortalısına yapılan ödemenin █████/2016 tarihinde yapıldığı, takip talebindeki faiz yerinde bulunduğu, bu miktara da davalının kusur oranı uygulanarak 53,63 TL işlemiş faiz hesaplandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 1.571,44 TL asıl alacak, 53,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.625,07 TL alacak yönünden davalının Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın ne oranda davalıların sorumluluğunda bulunduğunu takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, bilirkişilerce hüküm kurarcasına yapılan tespitlerın açıkça yetki sınırını aşarak oluşturulduğunu, bu nedenle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınmadan hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda davalı güvenlik şirketinin % 20 kusuru ile hırsızlık olayı sebebiyle hasara neden olduğu dosya kapsamında alınan kusur raporu ile tespit edilmesine rağmen davalı güvenlik şirketinin sigortalı işyerinin yalnızca güvenlik zafiyeti hasarından sorumlu olduğu ve bu hasarın toplam hasar bedelinin % 20 sine denk gelmesi nedeniyle davalıların ilgili kaza neticesinde oluşan zarardan yalnızca 1.571,44 TL ile sorumlu olduklarının beyan edildiğini, söz konusu raporun kendi içinde çelişkili olduğunu ve söz konusu çelişkilerin giderilmesi amacıyla haiz kurum ve kuruluşlardan rapor alınması gerekirken rapora itirazları dikkate alınmaksızın mevcut raporlara dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı güvenlik şirketinin olayda % 100 kusurlu olduğunu, hasarın yalnızca basit güvenlik zafiyetine dayandırılarak % 20 üzerinden hesaplanmasının kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı sigortalının gerekli tüm tedbirleri aldığını ve dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalının müvekkili tarafından ödenen toplam bedeli ferileri ile birlikte karşılaması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/3 maddesine aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Katılma yolu ile davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin ... Bölgesine herhangi bir özel güvenlik hizmeti vermediğini, dosyaya ibraz edilen sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, söz konusu olay tarihinde ... Bölgesinde görev yapan danışma personellerinin görevlerinin çarşı bölgesine gelen müşterileri yönlendirmek, araçların uygun şekilde park edilmesini sağlamak vb işler olduğunu, güvenlik hizmeti oladığını, 5188 sayılı Yönetmelik gereği kamuya açık alanlara herhangi bir özel güvenlik izni verilmediğini, bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, Gıda Esnek Paket Sigorta Poliçesi gereği sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 7,857,22 TL asıl alacak, 269,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.127,17 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı sigortalısı ... A.Ş. Arasında 29.04.2016-29.04.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı sigortalının işlettiği ... isimli markette 20.09.2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği, davacının ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya 20.12.2016 tarihinde 7.857,22 TL sigorta tazminatı ödediği anlaşılmaktadır.Mahkemece; hırsızlık olayında davalı şirketin % 20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;İlk derece mahkemesinde alınan █████/2020 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; sigortalı ... isimli süpermarketin sahibi dava dışı ... Anonim Şirketi'nin %40 oranında tali kusurlu olduğu, davalı ...'in %20 oranında tali kusurlu olduğu, ... Çarşı Yönetimi'nin %40 oranında tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda; davacının kusur durumu yönünden yapılan incelemede, davacının belirtilen eşyalarını kamuya açık otopark kenarındaki market içinde, zemin katta, kapı girişine yakın yerde, araçla gelinir ve kolaylıkla ulaşılabilir yerde sakladığı, iş yerinde alarm ve kameralar bulunduğu, ancak anılan yerde zemin katta bulunan işyeri kapısının ve kepenginin zorlanarak, kolaylıkla ve kısa sürede açılabildiği, hırsızlık olaylarına karşı daha sağlam kapı ve kapı dışındaki kepengini daha sağlam yaptırma vb şekilde etkin tedbir almadığı, hırsızlık yapan şahısların işyerine kolaylıkla girebildikleri, işyerinde bulunan sigara paketlerini çaldıkları ve rahat hareket ettikleri, davacının sigara paketlerini kapıya yakın yerde sakladığı, davacının sigortalısının işyeri sahibi olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle gerçekleşen hırsızlık olayında uğradığı iddia edilen zarardan % 40 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava dışı ... T 1 Çarşı Yönetimi ile davalı arasında 01.09.2016-31.12.12.2016 tarihleri içinde ve olayın meydana geldiği 20.09.2016 tarihinde de geçerli olan Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığı dolayısıyla sitenin ve bu site içinde bulunan dava dışı sigortalıya ait ... isimli Süpermarketin güvenliğinin davalı şirket tarafından sağlandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı sigortalı, işyerinde kamera, alarm, lamine cam ve kepenk gibi ek güvenlik önlemlerini aldığı dikkate alındığında davacının sigortalısına bilirkişi raporunda değinilen yönlerden kusur atfedilmesi yerinde görülmemiştir.İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava dışı site yönetimi de kusurlu bulunmuştur.TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir.Müteselsil borçluluk 6098 sayılı TBK'nun 162. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Kanunun 163. maddesi uyarınca, alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. Bu durumda davalı şirket ve dava dışı site yönetiminin kusur oranları zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden ve ancak kendi aralarındaki iç ilişkide sonuç doğuracaktır. Davacı, müteselsil borçlulardan birine veya hepsine karşı dava ve takip hakkına sahiptir.Yargıtay 17. HD'nin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, davalı güvenlik şirketi, dava dışı site yönetimi ile birlikte meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. O halde kabul edilen zarar miktarının tamamından davalı sorumlu tutularak hüküm tesis edilmesi gerekirken kusur oranı esas alınmak suretiyle verilen karar isabetli olmadığından davacı vekili istinaf başvurusunda haklıdır. Bu nedenle davalının Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte, ilk derece Mahkemesince, alacak belirlenebilir olmayıp, bilirkişi tarafından tespit edilen kusur oranlarına göre hesaplandığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesinin icra inkar tazminatının reddi yönündeki kararının davacı tarafından istinaf konusu edilmediği dikkate alındığında, bu yönde ayrıca bir değerlendirme yapılmayarak ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatının reddine ilişkin kararı aynen korunarak hükümde yer verilmiştir.2-Davalı Güvenlik şirketinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Davalı vekili, güvenlik hizmeti vermediklerini savunmuşsa da, sigortalı işyerinin bulunduğu site yönetimi ile davalı güvenlik şirketi arasında █████/2016 - █████/2016 dönemi için güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığı, sigortalı işyerinde sözleşme süresi içinde, █████/2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği anlaşıldığından, davalı güvenlik şirketinin husumet itirazı yerinde değildir.Diğer taraftan dava dışı Site yönetimi ile davalı güvenlik şirketi arasındaki sözleşmenin "Yüklenicinin Sorumlulukları" başlıklı maddesinin d bendinde; davalı güvenlik şirketinin gündüz ve gece koruma, kollama ve gözetim hizmetleri görmekle ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, k bendinde; davalının hırsızlık olaylarına karşı bütün tedbirleri alacağı, carşı yönetiminin çarşı çevresinde, işyeri sahiplerinin işyerleri içerisinde ve çevresinde gerekli güvenlik önlemlerini (duvar, tel örgü, alarm, kamera vs.) alacağı kararlaştırılmıştır.Somut olayda, sigortalı, işyerinde kamera, alarm, lamine cam ve kepenk gibi ek güvenlik önlemlerini almışsa da, davalı güvenlik şirketinin sözleşme kapsamında koruma, kollama ve gözetim hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle sigortalı işyerinde hırsızlık olayı yaşandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının olayda kusurlu olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2020 tarihli kararının HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın KABULÜNE, davalının Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın İPTALİNE, takibin takipteki şartlarda devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı UYGULANMASINA,b)İcra İnkar Tazminatı talebinin REDDİNEc)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 138,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 593,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 138,80 TL peşin harç ve 301,85 TL posta masrafı ve 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.876,55 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 8.127,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 27,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 704,25 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından yapılan 156,50 TL istinaf yargılama gideri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 457,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,9-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran davacı tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.09.04.2026