Anahtar kelimeler: Erteli Süreç Mersin Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Edilebilir Sayisi Esastan
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2021/9 Esas, █████████ Karar
SUÇ
: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2021/9 Esas, █████████ sayılı Kararı ile O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
İlk derece mahkemesince delillerin takdirinde hata yapıldığına, katılan tarafından BİMER'e yapılan başvuruyu 02.01.2019 tarihinde öğrendiğine, davanın geç açılmasından dolayı katılanın zararının bulunmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mersin Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılan adına boşanma davası açmak üzere .... Barosu.... Bürosu tarafından 16.06.2017 tarihinde görevlendirilmesi üzerine davayı geç açarak mağduriyete sebebiyet verdiği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda katılanın vekaletname düzenlediği 02.11.2017 tarihinde davanın açılması için gereken masrafları ödemediğine yönelik savunması karşısında üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlayan her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve somut deliller bulunamadığından yüklenen suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "26.04.2018" yerine "02.11.2017" olarak hatalı yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!