Anahtar kelimeler: Kağıthane İşyerim Evleri Yangında Mukim Cad Tesisatın Mah Yangın Ekspertiz

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde “İşyerim Sigorta Poliçesi” "ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti.' ye ait "... Evleri Mah. ... Cad. No:... Kağıthane- İstanbul" adresinde mukim işyerinde, 07.01.2019 tarihinde davalının sorumluluğunda olan tesisatın bakım onarım eksikliğinden kaynaklı çıkan yangın neticesinde hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz sonucunda çıkan yangında ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında ilgilisine 28.03.2019 tarihinde hasar bedeli olan 254.375,04 TL ödendiğini, tutulan tutanaklar, bilirkişi raporu, eksper raporu ve diğer belgeler ışığında ödenen tazminattan; %100 oranında davalı ...'ın sorumlu olduğu ortaya çıktığını, davalı tarafından elektrik arızasının doğru onarılmaması ve ihmali nedeniyle müvekkili nezdinde sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen ve ilgisine ödenen bedelin hasardan sorumlu olan davalı dan tahsili için İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ve dava dışı sigortalının zararın tazmini için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, müvekkili olan şirket kayıtlarında böyle bir başvuru da mevcut olmadığını, dava dışı sigortalı ve davacı tarafından müvekkili olan şirkete 10 günlük yasal süreden çok daha sonra başvuru yapıldığını, "EPDK elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliği’nin konuyla ilgili 26.maddesi uyarınca düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın müvekkil şirket tarafından karşılanması talebinin usul ve yasaya uygun bir talep olmadığından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zararın kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve müvekkili olan şirketçe kaynaklı herhangi bir ihmal bulunmadığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarda müvekkili olan şirkete yükletilebilecek herhangi bir kusurunda bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta her iki şartın da gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibi ve itirazın iptali davasının süresinde olmadığını bu sebeple zamanaşımı nedeniyle de davanın reddinin gerektiğini, davaya konu olan olayda dava dışı sigortalının işyerindeki soğuk hava deposu soğutma ünitelerinde akım sağlayan elektrik tesisatında meydana gelen arıza sonucu kablo izole ve aksamlarının tutuşması ile meydana gelen maddi hasarlı yangında zarar görenin illiyet bağını koparacak ölçüde sorumlu olduğunu, itfaiyenin haksız fiili neticesinde, dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen yangına müdahalesi sırasında yangının gereğine uygun hareket etmediği, ölçülü ve orantılı davranmadığı bu nedenle zarara uğrandığı belirtilmiş olduğundan, itfaiyenin sebep olduğu hasardan dolayı müvekkili olan şirketin sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacı tarafın hazırlatmış olduğu "Teknik Bilirkişi Tespit Raporunun" taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını ve verilecek karara esas alınmaması gerektiğini, Sigorta şirketinin açtığı rücu davasının, hukuki niteliğinin tazminat davası olması sebebiyle davacı sigorta şirketinin müvekkili olan şirketin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili olan şirkete yükletilebilecek bir sorumluluk doğarsa, müvekkili şirket hasardan ancak kusuru oranında sorumlu olacağını, sigorta poliçesi gereğince sigortalısına tazminat ödeyen davacı sigorta şirketi, TTK.nun 1301.maddesine göre sigortalısına halef olarak dava açmış bulunduğundan, halefiyet ilkesi gereğince, halefinin sahip olduğu haklardan fazlasını da talep edemeyeceğini, tazminat talebi fahiş olup, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını belirterek davanın reddini, davacı tarafın haksız icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde davanın müvekkil şirketin sigortacısına ihbar edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; somut olayda, ... ekipleri tarafından yapılan yer altı kablo arızasının giderilmesi çalışmasında, ekiplerin hatalı ve ihmalleri sonucunda yer altı kablosunda nötr hattının gevşek bağlantısı veya temassız olması nedeniyle yangın olayının meydana geldiği dava dışı kasap dükkanındaki soğuk hava deposunun sürekli çalışan üç fazlı alternatif akım kompresör motorunun sargıları arasında ark meydana gelerek, yalıtımın bozulması sonucunda elektrik arkının soğuk hava deposunun yalıtım malzemesini tutuşturması sonucunda yangın meydana geldiği, yangın sonucu maddi zarar oluştuğu, bu olayda bilirkişi heyetince ...' ın tam kusurlu ve sorumlu olduğunun, hasar onarım bedelinin kadri maruf olduğunun tespit edildiği, davacının rücu talebinin yerinde görüldüğü gerekçesi ile davanın kabulüne, ihtilafın haksız fiilden kaynaklı olması ve hasar onarım bedelinin bilirkişi heyetince kadri maruf olduğunun tespit edilmesi karşısında, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verimiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının ve dava dışı sigortalının EPDK ilgili yönetmeliği gereği zararın tazmini için yasal süresi içerisinde müvekkiline başvurmadığını bu nedenle müvekkili şirkete karşı hak talep etmek için gerekli olan sürenin kaçırıldığını, düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın müvekkili tarafından karşılanması talebinin usul ve yasaya uygun bir talep olmadığından reddi gerektiğini, aynı yönetmeliğin ikinci fıkrası hükmü gereğinve hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, bu durumun bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini ve kanaat oluşturulurken göz önüne alınmadığını, hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediğini, zararın kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve müvekkili şirket kaynaklı herhangi bir ihmal bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını, bilirkişi raporunda bütün sorumluluğun müvekkiline yüklenmiş ise de müvekkili şirkete teknik bir açıklama ve kanıt sunulmadığını, dava konusu olayda müvekkilinin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının bulunmadığını, Kaçak Akım rölesinin konulmasından iş yeri sahibi sorumlu olduğu için meydana gelen hasardan da dava dışı sigortalının sorumlu olacağını, ayrıca yangına sebep olan tesisatın bakım ve onarım işlemlerinin sorumlusunun müvekkili olmadığını, işyerinin maliki ve işletenin müteselsil sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından yapılan saha keşifleri ve EPDK Yönetmelikleri uyarınca müvekkilinin dağıtım tesisinden kaynaklı bir sorun olmadığının tespit edildiğini, binanın elektirik kofra ve panosu ile bina içindeki kabloların müşteri tarafından tesis edilmesi ve müşteri mülkiyeti ve sorumluluğunda olduğundan bu kısımlarda meydana gelen arıza ve yangın olaylarında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi ek raporunda, keşif veya yerinde inceleme yapılmaksızın davacı sigorta şirketince ibraz olunan soyut ve taraflı yangın raporu ve ekspertiz raporu esas alınmak suretiyle tespit ve hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ek raporda tahmine dayalı değerlendirmeler yapılmış olmasına rağmen raporun sonuç bölümünde müvekkilinin sorumluluğunun tespiti bakımından kesin kanaat bildirilmesinin çelişkili olduğunu, raporda müvekkili şirketin dağıtım tesisinde meydana geldiği olasılığı değerlendirilen gerilim ve gevşeme hususlarının iç tesisatta meydana gelmiş olabileceği ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini, bahsi geçen araştırma ve inceleme yapılmadan tamamen tahmine dayalı olarak müvekkili şirketin dağıtım tesisinde olayın başladığının hatalı kabulü ile kusur tespiti yapılamayacağını, bu yönüyle hatalı ve çelişkili raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda kaçak akım ve ağır akım rölelerinin olay mahallinde gerilim sonucu oluşabilecek zararlı neticeleri engellemeyeceği kanaatinin bildirildiğini, buna göre davacının sigortalısı şirketin olay tarihi itibariyle olay mahallinde, yeterli ve gerekli nitelikte kaçak akım veya ağır akım rölesi bulundurmadığı ve ağır kusuru ile neticeye sebep olduğunu, zarar görenin ağır kusurunun illiyet bağını keseceğini, bilirkişi heyeti tarafından bu kusur tespitinde değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, raporda olayın herhangi bir nedenle meydana gelmiş olabileceği belirtilmesine rağmen, tüm kusurun müvekkiline yüklenmesi hatalı olduğunu, raporun bu yönüyle kendi içinde çeliştiğine ve hükme esas alınamayacağını, yangın nedeniyle meydana gelen zararları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işyerindeki eşyaların, hasara uğradığı iddia edilen soğutma dolaplarının ve ofis muhteviyatının yangın meydana gelmeden önceki durumuna ilişkin bilirkişilerce hiç bir araştırma yapılmadığını, itfaiye tarafından yangına müdahale sırasında ıslanma suretiyle hasar gören emtiadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan ve buna ilişkin beyan ve itirazları alınmadan yalnızca tek taraflı olarak düzenlenen ekspertiz raporuna dayanılmasının mümkün olmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması, hasar kalemlerinin hasarın meydana geldiği andaki değerleri ve hasara uğramadan önceki hallerinin de değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda ekspertiz incelemesindeki eksikliklerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda davacı tarafından ortaya atılan iddiaların kabul edildiğini, yangın raporunun davacının iddialarını desteklemediğini, yangın raporunda soğuk hava ünitesinde elektrik akımı taşıyan tesisatta meydana gelen arızanın yangına sebep olduğunun anlaşıldığını, soğuk hava ünitesine akım taşıyan tesisatın bakım, onarım ve işletilmesinden Elektirik İç Tesisat Yönetmeliğine göre dava dışı sigortalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle birlikte davacı tarafça talep edilen tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, dava dışı sigortalının meydana gelen yangından dolayı fatura ettiği hasar bedelini davacının yeterince titizlikle inceleyip araştırmadan ödediğini, davacının sigorta tazminatı öderken basiretli bir tacir gibi davranmadığından mal varlığındaki eksilmeyi müvekkiline fatura etmesinin TMK 2. Maddesi gereğince dürüstlüğe aykırı olduğunu, talep edilen tazminat miktarının zenginleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, işyeri riziko sigortasından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketinin sigortalı iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan hasar bedeli için sigortalısına 254.375,04 TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen hasar tazminatı 254.375,04 TL ile 7.746,24 TL işlemiş faizinin tahsili için davalı hakkında toplam 262.121,28 TLnin tahsili için İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle takibe itirazın iptali ile takibin devamı için eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, eksik inceleme ile karar verilip verilmediği, davalı şirketin kusurlu olup olmadığı ve zararın miktarı hususlarında toplanmaktadır.
09.01.2019 tarihli İtfaiye Yangın Raporunda; Emniyetevler Mahallesi ... caddesi 7 sayılı işyerinde yangının ağırlık merkezinin soğuk hava deposu olduğu bu bölümde yanma olayının alüminyum sandeviç paneller kullanılarak imal edilmiş soğuk hava deposunun tavan kısımlarının büyük oranda yanarak tahrip olduğu, tavan kısmından geçen soğutucu gaz borularında da ağır tahribat oluştuğunun müşahade edildiği, tüm gözlem ve bulgularla birlikte değerlendirildiğinde, yangın olayının soğuk hava deposu soğutma ünitelerinde akım taşıyan elektrik tesisatlarında herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu oluşan arkın kablo izolelerini ve aksamlarını tutuşturması ile başladığı gelişerek etrafına ve soğuk hava deposu izolasyonlarına sirayet ettiği kanaatinin oluştuğu belirtilmiştir.
Davacı sigorta şirketinin olay sonrasında müracaatı üzerine alınan 22.01.2019 tarihli bilirkişi tespit raporunda; iş bu teknik tespit raporunun yangın yerinde yapılan araştırma ve incelemeleri sonucunda düzenlendiği, sigortalı iş yerinde elektrik tesisatı üzerinde yapılan incelemede, sigortalı iş yerine ait elektrik sayacı, dağıtım panosu ve kompanzasyon pano içeriğinde herhangi bir hasar(kıza devre-erime-yanma-yapışma-kablolarında boncuklanma-renk değişimivb) emareye rastlanmadığı, sigortalı iş yerinin girişie göre sağ duvar üzerinde bulunan tali dağıtım panosunun islenmek suretiyle hasara uğradığı, pano içerisindeki kabloların dahi dış izole renklerini halen muhafaza ettikleri bu bölümde de yangına sebebiyet verecek delil niteliği taşıyan bulguya rastlanmadığı, tespit edilen hususlar ile yangının duvar üzerinde bulunan bünyesinde elektrik prizleri barındıran kombinasyon kutusundan ve taşınmaza ait sabit elektrik tesisatı kaynaklı çıkmış olamayacağı, sigortalı kofrasından önce ... sorumluluğunda bulunan bölgede yer altı kablo arızası sonrasındaki hatalı bağlantı, arıza gideril(e)meden enerji verilmesi veya arıza onarımı esnasında yeterli yalıtımın sağlanamaması nedenleriyle sigortalı tarafından kullanılan soğuk hava deposunun güç devresinde 380 volt gerilim değerinin dalgalanmalara bağlı kompresör motorlarında zamanla oluşan zorlanmalara bağlı yangına sebep verildiği kanaatine varıldığı, itfaiye yangın raporunda yangın başlangıç yeri olarak gösterilen soğuk hava deposunun orjin noktası olarak kabul edilebileceği ancak soğuk hava deposuna ait kompresör - motor zorlanmalarına olaydan önce ... tarafından yapılan yer altı kablo arıza çalışmalarının sebep olabileceği, bu kanaate delil olarak raporda detayı verilen müşteki beyanı, ihtarname örneği ve sokakta elektrik kullanan esnaf tarafından imza altına alınan tutanak içeriği ve üzeri henüz yeni kapatılmış kaldırım kilit taşları nedeniyle yapılan onarım çalışma tespitlerinin gösterilebileceği belirtilmiştir.
27.06.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu özetle; Yangının başlangıç - orjin noktasının sigortalı iş yerinde kullanılmakta olan Soğuk hava deposu olduğu, CD içerisindeki ve tespit raporundaki fotoğraflar ile detaylı olarak incelendiği üzere soğuk hava deposuna enerji sağlayan sigortalı iş yerine ait elektrik tesisatında herhangi bir kısa devre (erime -yanma - yapışma - kablolarda boncuklanma- renk değişimi vb.) emaresi tespit edilmediğini, yangının orjin - başlangıç yeri olarak kabul edilen soğuk hava deposuna ait kumanda devresi, kompresör - motor kaynaklı arızalara - zorlanmalara olaydan önce ... tarafından yapılan yer altı kablo arıza çalışmalarının sebep olabileceğini, bu kanaate delil olarak detayı verilen müşteki beyanı, İhtarname örneği ve sokakta elektrik kullanan esnaf tarafından imza altına alınan tutanak ve üzeri henüz yeni kapatılmış kaldırım kilit taşları nedeniyle yapılan onarım çalışma tespitlerinin gösterilebileceğini, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği Madde 18 kapsamında binalarda kaçak akım koruma rölesi kullanılması zorunluluğu var ise de; somut olayda kaçak akım rölesinin çalıştıracak bir kaçak oluşmadığından rölenin koruyuculuk yapmayacağını, nötr kopması durumunda bir kaçak oluşmasının söz konusu olmadığını, nötr kopmasına karşılık koruma olması için aşırı/düşük gerilim koruma rölesi kullanılması gerektiği ancak Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği hükümleri kapsamında sigortalı iş yerince aşırı/düşük gerilim bir şart bulunmadığını, olay öncesinde onarım çalışması yapılan kaldırım üzerindeki kablonun montaj işleri esnasındaki denetimi - gözetimi - geçici ve kesin kabul sorumluluğu ... a ait olup yangına sebep olarak gösterilebilecek arıza onarım çalışması yapılan sigortalı kofrasından önce davalı ... sorumluluğunda olan bölge (kaldırım altındaki arızalı ana kolon kablosu) ... sorumluluğunda olup ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu koruma rölesi kullanımı ile mevzuatın uzmanlık alanımız dahilinde yer alan hasar onarım bedelinin kadri maruf olduğu, 254.375,04 TL. hasar bedeli için, 28.03.2019 hasar tazminatının ödenme tarihi ile 24.05.2019 takip tarihi arasındaki dönemde %19,50 faiz oranı dahilinde 7.746,24 TL. işlemiş faiz tutarı hesap edildiğini görüş ve beyan etmiştir.
23.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu özetle; ... ekipleri tarafından yapılan yer altı kablo arızasının giderilmesi çalışmasında, ekiplerin hatalı ve ihmalleri sonucunda yer altı kablosunda nötr hattının gevşek bağlantısı veya temassız olması nedeniyle yangın olayının meydana geldiği kasap dükkanındaki soğuk hava deposunun sürekli çalışan üç fazlı alternatif akım kompresör motorunun sargıları arasında ark meydana gelerek yalıtımın bozulması sonucunda elektrik arkının soğuk hava deposunun yalıtım malzemesini tutuşturması sonucunda yangın meydana geldiğini ve maddi zarar oluştuğunu bu olayda ...' ın tam kusurlu ve sorumlu olduğunu görüş ve beyan etmişlerdir.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı).
Somut olayda davacı sigortacı sigortalıya demirbaş, dekorasyon, emtia hasarı olarak hasar tazminatı ödendiğini belirtmiş, davalı ise zarara ve miktarına itirazda bulunmuş olmasına rağmen mahkemece zarar konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve hangi nedenle kabul edildiği gerekçelendirilmeden davacının ileri sürdüğü zarar miktarı tamamen kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, zarar gördüğü iddia edilen zarar kalemleri konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden meydana gelen yangın hasarı nedeni ile zarar kalemlerinin belirlenmesi, zararın niteliğine göre ilgili uzman bilirkişiden bu konuda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 4.476,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.744,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!