Anahtar kelimeler: Geçeli Yazim İzmir Süreli Özetle Yoluyla Elektrik Satış İstem Daire

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İzmir 6. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas-████████ KararDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2024DAVANIN KONUSU
: AlacakDAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasından verilen █████/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında █████/2021 tarihinden itibaren geçeli olmak üzere, █████/2020tarihinde 1 yıl süreli “Elektrik Satış Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmeye göre (aynı tarihli ek protokolde belirtildiği üzere), elektik birim fiyatının0,488 TL olarak belirlendiği ve bu birim fiyatın sözleşme süresince sabit kalacağı, Ancak █████/2021 tarihli yazı ile davacı yanın, sözleşmede sabit birim fiyat olarakanlaşılan 0,488 TL’nin, █████/2021 tarihi itibariyle 0,597218 TL olarak değiştirileceğinibildirdiği, Aynı yazıda ayrıca bu yönlü bir birim fiyat revizyonunun kabul edilmediği takdirde, sözleşmenin sonlandırabileceğinin de belirtildiği,Bunun üzerine davacı yanın davalı işletme ile █████/2021 tarihli ikinci bir ek protokolimzaladığı ve bu protokolde, iş bu dava ile talepte bulunulan alacak iddiasına dayanakolacak şekilde davacı yanın dava açma haklarının saklı olduğu belirtilen aşağıdakiihtirazı kaydın konulduğu,“█████/2020 tarihinde imzalanan elektrik satış sözleşmesi hükümlerinegöre belirlenen sabit fiyat ile revize edilen fiyat arasındaki farktankaynaklı yasal yollara başvuru hakkımızı saklı tutuyoruz”Yukarıya alıntılanan kaydın davalı işletmece de kabul edilmek suretiyle █████/2021tarihli yeni ek protokolün taraflarca imzalandığı ve bu doğrultuda davalı işletmenin█████/2021 tarihinden █████/2021 tarihine kadar yeni birim fiyattan elektrik tedarikindebulunduğu,Davacı yanca yapılan hesaplamaya göre, █████/2021-█████/2021 tarihleri arasında,0,488 TL ile 0,597218 TL birim fiyatlar arasındaki farktan kaynaklı olarak 150.951,25TL tutarında bir alacak bakiyesi doğduğu,Bu farkın, İzmir 8. Noterliğinin █████/2022 tarih ve 1153 yevmiye sayılı ihtarnamesi iledavalı yandan iadesinin talep edildiği,Buna karşılık olarak ise davalı işletmenin Kadıköy 32. Noterliğinin █████/2022 tarih ve3532 yevmiye sayılı cevabı ile itiraz ettiği, itirazda özetle aşağıdaki hususların dayanakgösterilerek fiyat farkının davacıya ödenmediği,İhtirazı kaydın, █████/2021 ile █████/2021 tarihleri arasına ilişkin olduğu, █████/2021 tarihinden sonrası için davacı yanca taleptebulunulamayacağı,yeni birim fiyatlardan tanzim edilen davalı yan satış faturalarına dadavacı yanca herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve faturalarınödenmiş olması uyuşmazlık konusu olan fiyat farkının davacı yanca dakabul edilmiş olduğu,ancak davalı yanca belirtilen ihtirazı kaydın █████/2021 tarihine kadar doğmuş olanhaklara ilişkin olacağına ilişkin beyanının tutarlılığının olmadığı, dolayısıyla ilk sözleşme olan █████/2020 tarihli sözleşmede sabit birim fiyat üzerinde anlaşmaya varıldığı ve yeni birim fiyat için düzenlenen ek protokol ile bilhassa ihtirazı kaydın varlığı nedeniyle sabit birim fiyattan farklı bir birim fiyat ile elektrik kullandırıldığı ve buna dair yapılan fazla ödeme tutarının (150.951,25 TL) davalı yandaniadesinin usul ve yasalara uygun olduğu,ihtirazı kayıt iradesinin varlığının sözleşme hükümleri içinde saptanabildiği, bu nedenlede sonradan sözleşme hükümleri aksine gerçekleştirilen fiili uygulamanın,sözleşmedeki iradeyi kaldırıcı, değiştirici ve yeni bir sözleşme oluşturur nitelikteolmadığından alacaklının bu uygulama karşısında ihtirazı kayıt ileri sürmediği sonucunavarılamadığı, bu hususta İçtihatlar bulunduğu,bu bakımdan, davalı yanın Kadıköy 32. Noterliğinin █████/2022 tarih ve 3532 yevmiyesayılı cevabi ihtarnamesinde belirttiği hususların; █████/2021 tarihinden sonradüzenlenen elektrik faturalarını ihtirazı kayıt koymadan ödeme yaptığı, bir başka ifadeile ihtirazı kayda ilişkin iradesini açık şekilde yansıtan sözleşme olmadığı olası birdurumda anlamlı olabileceği,ancak taraflar arasında böyle bir durum olmadığı, ihtirazın yeni ek protokoldesaptanabileceği, bu nedenle de █████/2021 tarihinden sonra düzenlenen her elektrikfaturasını öderken ihtirazı kayıt bildirmesine gerek bulunmadığı belirtilmekle █████/2020 tarihinde imzalananelektrik satış sözleşmesi ile belirlenen elektrik sabit fiyatı ile █████/2021 tarihinde imzalananek protokol ile █████/2021 tarihinden sonra farklı elektrik fiyatı uygulanmasındankaynaklandığı iddia edilen 150.951,25 TL tutarındaki fazla ödemenin fazlaya ilişkin haklarısaklı kaymak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’sinin fazla ödemelerin yapıldığı tarihten itibarenticari faiz işletilerek davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesi ile taraflar arasında akdedilen Elektrik Satış Sözleşmesi’nde belirtilen sabit fiyat taahüdünün müvekkili şirketi tarafından uygulanmadığından bahisle, fazla tahsil edilen tutarın ve iadesini talep ettiğini, elektrik piyasası koşulları, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra hızla değiştiğini ve artan maliyetler karşısında elektrik fiyatlarında hızlı bir ivmeyle arttığını, buna bağlı olarak müvekkili şirketin elektrik tedarik ettiği üretici firma ile alım sözleşmesi, üretici firma tarafından erken feshedildiğini, maliyetlerin, öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını ve davacı ile anlaşılan şekilde sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini, müvekkilinin, sözleşmeyi feshetme yoluna gitmediğini, iyi niyet çerçevesinde ve davacıyı mağdur etmeme amaçlı olarak, fiyatlama modeline ilişkin güncelleme yaptığını ve bu durumu davacıya bildirdiğini, güncellenen fiyat modelinin kabul edilmemesi durumunda ise sözleşmede yer alan cezai şart maddesi uygulanmaksızın sözleşmenin feshedilebileceği hususunun belirtildiğini, davacı tarafça sözleşmenin feshedilmemesinin de ötesinde, 09.08.2021 tarihinde müvekkili şirket ile yeni bir protokol imzalandığını, her ne kadar davacı, söz konusu protokolü ihtirazi kayıtla imzaladığını belirtiyorsa da ihtirazi kayıt, o ana kadar doğmuş olan haklara ilişkin olduğunu, yeni bir sözleşme, şartlar üzerinde anlaşılması halinde imzalandığını, tarafların şartlar üzerinde anlaşmadılar ise sözleşme kurulmayacağını, zira birkaç elektrik tedarik şirketinin bulunduğu piyasada davacının, müvekkili ile sözleşme imzalamak zorunda olmadığını, tacir olan davacının hür iradesi ile protokol imzaladıktan sonra, ihtirazi kayda dayanarak, bu tarihten sonraki aylara ilişkin talepte bulunmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacı, yeni protokole istinaden düzenlenmiş faturalara süresi içinde itiraz etmediğini ve ödediğini, zaten yeni protokol imzalanması yeni fiyat farkının kabulü anlamına gelmekteyken, buna da ek olarak fatura bedellerinin itiraz etmeksizin ödenmesi, yeni fiyatlandırma modelinin kabulü anlamına geldiğini, Türk Medeni Kanunu m.2’de yer alan objektif iyi niyet kuralı gereği, her zarara uğrayanın, zararını en aza indirmek için azami gayreti gösterme mecburiyeti vardır. Aksi halde hukuki güvenilirlik zedelenmiş olacaktır. Mevcut durumda da, eğer davacı ödemeye devam ettiği sözleşme bedelleri için zarara uğradığını düşünüyor ise herhangi bir harekette bulunmayıp zarara uğramaya devam etmeyi göze alması kabul edilemeyeceğini, somut olayda davacının, piyasadan, müvekkili tarafından sunulmuş olan yeni fiyatlardan daha düşük bir fiyatı bulmaya çalışması gerekirdi, davacı taraf bulamıyor ise zaten müvekkilinin sunduğu fiyat kendisi için en düşük fiyat olacak ve bu sebeple zarar etmeyecekti, daha düşük bir fiyat bulabiliyorlarsa, o zaman müvekkiline dönüp, bulduğu bu fiyat ile müvekkilin satış fiyatı arasındaki farkı talep edebileceğini, bunun ötesinde talepte bulunulmasının kötü niyetli olduğunu ve hukuk düzeni tarafından korunması mümkün olmadığını, müvekkili şirketin fiyatlandırma metodunu güncellediği dönemde birçok elektrik tedarik şirketi müşterileri ile arasındaki sözleşmeleri feshetme yoluna gittiklerini, bu doğrultuda davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini belirtmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince "... taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2021 tarihli Elektrik sözleşmesi ve sözleşmenin eki protokol sözleşmesi sona erdikten sonra revize edilen fiyat farkının Elektrik fiyatlarındaki hızlı artışın ve mevcut şartların fiyat farkı artışı yapılıp yapılamayacağı ve bu durumun protokol kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, değerlendirilmesi halinde davacının davalı taraftan alacağının bulunup bulunamayacağına ilişkin olduğu anlaşılmakla dosya bir bütün olarak ele alındığında davacı ile davalı arasında █████/2021 tarihinde ek protokol yapıldığı, yapılan ek protokolün █████/2020 tarihinde imzalanan Elektrik Satış Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, █████/2020 tarihinde 2021 yılını kapsayan şekilde aktif enerji bedeli olarak 0.488 TL sabit birim fiyatla enerji alım sözleşmesi yapıldığı, █████/2021 tarihinden sonra █████/2021 tarihinde yapılan ek protokol gereği aktif enerji birim fiyatının 0.5972 TL olarak uygulandığı, █████/2021 tarihine kadar bu bedel üzerinden enerji bedelinin uygulandığı, bu tarihten sonra da Kasım ayında 0.9344 TL ve Aralık ayında 1.160 TL olarak uygulandığı, davalı tarafından ek protokol şartlarında olmamasına rağmen sözleşme süresi içerisinde bulunan Kasım ve Aralık aylarında farklı birim fiyat uygulaması nedeniyle 6 aylık tüketim miktarı karşılığında KDV dahil toplam 504.385,78 TL ödeme tahakkuk ettirildiği anlaşılmış ise de taraflar arasında ek protokol ile belirlenen aktif enerji bedelinin 0.5972 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle 442.590,42 kWh'lik tüketim miktarı karşılığında KDV dahil toplam 384.722,01 TL ödenmesi gerektiği, ödenen KDV dahil 504.385,78 TL'lik bedel arasında 119.663,77 TL fark bulunduğunun görüldüğü, bu hususun Elektrik Mühendisi bilirkişi raporuyla sabit olduğu anlaşılmakla mahkememizce ek protokolün tanzimiyle belirlenen Elektrik aktif enerji bedeli üzerinden yapılan tüketim hesabı uyarınca davacının davalı yana 119.663,77 TL fazla ödeme yaptığının kabul edildiği, davalının temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanağı tarihi olarak kabul edilmesiyle..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile; 119.663,77TL nin davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ana sözleşmenin geçerliliği varsayımıyla alacağın KDV dahil 178.127,90 TL olarak hesaplandığını, yerel mahkemenin hiçbir hukuki gerekçe sunmadan ana sözleşmeyi geçersiz sayarak davanın kısmen kabulüne karar vermesinin usule aykırı olduğunu, davalı tarafın sabit fiyat garantisi içeren sözleşme hükümlerini tek taraflı değiştirdiğini, müvekkil firmanın ek protokole "açık ihtirazi kayıt" koyarak haklarını saklı tuttuğunu ve ödemeleri bu şekilde gerçekleştirdiğini, davalının bu ihtirazi kayda rağmen ifaya devam ederek sözleşmeyi ayakta tutma iradesi gösterdiğini, enerji fiyatlarındaki artışın basiretli bir tacir için öngörülebilir olması nedeniyle TBK m. 138 anlamında aşırı ifa güçlüğü savunmasının dinlenemeyeceğini, nitekim grup şirketleri tarafından aynı davalıya karşı açılan İzmir 4. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında davanın tam kabulüne karar verildiğini, emsal kararlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 178.127,90 TL üzerinden tam kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekil istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra elektrik piyasası koşullarının hızla değiştiğini, maliyetlerin öngörülemez şekilde arttığını, bu nedenle üretici firmanın alım sözleşmesini erken feshettiğini, sabit fiyatla elektrik tedarikinin imkansız hale geldiğini, bu durumun müvekkilden kaynaklanmadığını ve mevcut şartlarda ifanın dürüstlük kuralına aykırı hale geldiğini, buna rağmen müvekkilin sözleşmeyi feshetmeyip iyi niyetle fiyat güncellemesi yaptığını ve davacıya bildirdiğini, kabul edilmemesi halinde cezai şart uygulanmadan fesih imkanı tanıdığını, davacının ise sözleşmeyi feshetmeyip 09.08.2021 tarihinde yeni protokol imzaladığını, ihtirazi kaydın geçmiş haklara ilişkin olduğunu ve protokol sonrası dönem için talep hakkı doğurmayacağını, davacının tacir olarak serbest iradesiyle sözleşme yaptığını, yeni protokole göre düzenlenen faturalara süresinde itiraz etmediğini ve ödemeleri gerçekleştirdiğini, bunun yeni fiyatlandırmanın kabulü anlamına geldiğini, zarar iddiasının gerçekçi olmadığını ve taleplerin kötü niyetli olduğunu, fiyat artışlarının küresel ve öngörülemez olduğunu, tüm sektörün etkilendiğini, müvekkilin iyi niyetli davrandığını, buna rağmen aleyhe hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Kanun’un 138. maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğü şartlarının oluştuğunu, sözleşmenin uyarlanması gerektiğini, yeni protokolün maliyetlerin yaklaşık üç kat artması nedeniyle yapıldığını ve öncesine ilişkin fiyat farkı bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin fazla tahsilat tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davacının alacağının bulunmadığının açıkça ortaya konduğunu, tüm faturaların ödendiğini ve itiraz edilmediğini, bu nedenle davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında yapılan elektrik satış sözleşmesi ve ekli protokoller gereğince fazladan tahakkuk ettirilen ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen karar davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı istinaf edilmiştir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince ; ''... Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2021 tarihli Elektrik sözleşmesi ve sözleşmenin eki protokol sözleşmesi sona erdikten sonra revize edilen fiyat farkının Elektrik fiyatlarındaki hızlı artışın ve mevcut şartların fiyat farkı artışı yapılıp yapılamayacağı ve bu durumun protokol kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, değerlendirilmesi halinde davacının davalı taraftan alacağının bulunup bulunamayacağına ilişkin olduğu anlaşılmakla dosya bir bütün olarak ele alındığında davacı ile davalı arasında █████/2021 tarihinde ek protokol yapıldığı, yapılan ek protokolün █████/2020 tarihinde imzalanan Elektrik Satış Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, █████/2020 tarihinde 2021 yılını kapsayan şekilde aktif enerji bedeli olarak 0.488 TL sabit birim fiyatla enerji alım sözleşmesi yapıldığı, █████/2021 tarihinden sonra █████/2021 tarihinde yapılan ek protokol gereği aktif enerji birim fiyatının 0.5972 TL olarak uygulandığı, █████/2021 tarihine kadar bu bedel üzerinden enerji bedelinin uygulandığı, bu tarihten sonra da Kasım ayında 0.9344 TL ve Aralık ayında 1.160 TL olarak uygulandığı, davalı tarafından ek protokol şartlarında olmamasına rağmen sözleşme süresi içerisinde bulunan Kasım ve Aralık aylarında farklı birim fiyat uygulaması nedeniyle 6 aylık tüketim miktarı karşılığında KDV dahil toplam 504.385,78 TL ödeme tahakkuk ettirildiği anlaşılmış ise de taraflar arasında ek protokol ile belirlenen aktif enerji bedelinin 0.5972 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle 442.590,42 kWh'lik tüketim miktarı karşılığında KDV dahil toplam 384.722,01 TL ödenmesi gerektiği, ödenen KDV dahil 504.385,78 TL'lik bedel arasında 119.663,77 TL fark bulunduğunun görüldüğü, bu hususun Elektrik Mühendisi bilirkişi raporuyla sabit olduğu anlaşılmakla ek protokolün tanzimiyle belirlenen Elektrik aktif enerji bedeli üzerinden yapılan tüketim hesabı uyarınca davacının davalı yana 119.663,77 TL fazla ödeme yaptığının kabul edildiği, davalının temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanağı tarihi olarak kabul edilmesiyle açılı davanın kısmen kabulü ile; 119.663,77TL nin davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir...''İlk Derece Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Rapora itiraz üzerine üçlü bilirkişi heyet raporu alınmıştır.Benzer uyuşmazlıklarla ilgili olarak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir.6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağan üstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.Maddeye göre; uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilmektedir.Ancak taraflar tacir olduğundan, bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin de dikkate alınması gerekir.TTK m.18/f.2 uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” Basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün gerektirdiği özen derecesi, objektif ölçülere göre tespit ve tayin olunur düzenlemesi de dikkate alındığında, TTK m. 18/4.2 hükmünün tacirlere, kanunun belirttiği borç ve yükümlülükler yanında basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün getirdiği borçları da yüklemektedir.Davalı taraf, artan maliyetler karşısında elektrik fiyatlarında hızlı bir ivmeyle arttığını, buna bağlı olarak şirketin elektrik tedarik ettiği üretici firma ile alım sözleşmesi, üretici firma tarafından erken feshedildiğini, maliyetlerin öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını ve davacı ile anlaşılan şekilde sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini savunmuş ise de; bu durumların, piyasada iş yapan davalı tarafça öngörülemeyen, öngörülmesi de beklenemeyen hallerden sayılmadığından davalının ifa güçlüğüne ilişkin savunması yerinde olmayıp davalı tarafın istinaf talepleri haklı görülmemiştir.İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı,hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 8.174,23 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 2.043,55 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 6.130,68 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.