Anahtar kelimeler: Karamürsel Saatte Gününün Olmadı Sakarya İstemli Boşandığı Geldi Davetiye Eşi
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... .... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili boşandığı eşi ... ve ...'ı davalı olarak gösterdiği dava dilekçesinde; davalı eşinin kendisini diğer davalı ... ile aldattığını öğrenmesi üzerine boşanma davası açtığını, dosyanın karara çıktığını, davacının müşterek çocuk...... babalığına ilişkin DNA testi yaptırdığını, ..........'ın davacının çocuğu olmadığının tespit edildiğini, davalı ...'nin de boşanma davasının 3. celsesinde çocuğun babasının ... olduğunu beyan ettiğini, ayrıca soy bağının reddine dair dava açtıklarını, davalı ...'ın boşanma davası açmayı planladığı dönemlerden başlayarak davacıyı sürekli olarak aradığını, SMS göndererek taciz ettiğini ve davacının iş yerine gelerek davacıyı tehdit ettiğini, davacının esnaf olmasından dolayı muhitte yaşaması ve çalışmasının imkansız hale geldiğini ve hayatını sıfırdan kurmak üzere işyerini kapama ve taşınma kararı aldığını, davalıların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek çocuğu biyolojik babasının nüfusuna değil, müvekkilinin nüfusuna kaydedilmesi yönünde anlaştıklarını, müvekkilinin çocuğu bir yıl boyunca kendi çocuğu sanmasına yol açtıklarını, davacının çocuğun kendi çocuğu olduğunu düşünerek bugüne kadar babalıktan kaynaklı tüm sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, doğduğu gibi bu çocuğu kucağına alan müvekkilinin büyük bir bağlılık hissettiğini, davacının kişilik haklarının ağır derecede zarara uğradığını belirterek davacının yaşamış olduğu elem ve ızdırabı bir nebze dindirebilmesi için 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; evli biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının tefrik edilerek yeni esas kaydı ile davanın aile mahkemesi sıfatıyla alınan yeni esas üzerinden görülmesine, davalı 3. kişinin evli bir kimseyle birlikte olması davranışı ve yine davacı tarafından iddia edilmiş olmakla birlikte, 01.09.2021 havale tarihli para ve hesap hareketlerine yönelik bilirkişi raporunda da taraflar arasında hukuki bir parasal işlem olmadığının belirtildiği ve kaldı ki evli bir kimseye para gönderilmesinin hukuka aykırı olarak görülmesinin mümkün olmadığı, yine üçüncü kişi davalı ... tarafından gerçekleştirilen başkaca bir kişilik hakkı ihlalinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafından iddia olunan müvekkilinin aynı muhitte çalışmasının imkansız hale gelmesinde de zikredilen Yargıtay İBK doğrultusunda üçüncü kişi konumunda olan davalı ...'ın yansıma yoluyla zarardan tazmin sorumluluğunun doğmayacağı gerekçesiyle davalı ...'a karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın, davalının dava dışı ...iye ile ... ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kendisinin biyolojik çocuğu olan ... ......., müvekkilinin çocuğu olduğu yönünde müvekkili kandırması sebebiyle, davacının çocuğu kendi çocuğu olarak bilmesinden kaynaklı uğradığı manevi zararın tazmininden kaynaklandığını, davanın salt aldatma fiiline dayalı bir manevi tazminat davası olmadığını, kasıtlı davranışları ile bir babanın hamilelik aşamasından bir buçuk yaşına gelinceye değin çocuğu kendi çocuğu gibi sevip sahiplenmesine sebebiyet veren davalının, gerçeğin ortaya çıkması sonucu müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdıraptan doğan manevi zararları karşılama yükümlülüğünün bulunduğunu, davalının dava dışı .... ile eylem ve fikir birliği içerisinde çocuğun gerçek soy bağını müvekkilinden kasıtlı olarak gizlediklerinin dosya kapsamı ile ispatlandığını, davalının kasti hareketleri sebebiyle davalının çocuğunu yıllarca kendi çocuğu zanneden ve bu sebeple kişilik hakları ağır derecede zarara uğramış olan müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdırabın karşılığı olarak talepleri doğrultusunda müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; sadakat yükümlülüğünün ihlali, davalı tarafın davacıyı tehdit ve rahatsız etmesi ve evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı davacının kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı tarafından dava dilekçesinde davalının dava dışı eş ile birlikte davacıya yönelik ve bütün olarak aldatma mahiyetindeki davranışlarından, davalının davacıyı sürekli olarak arayarak, sms göndererek taciz etmesi ve hatta defalarca kez davacının işyerine gelerek davacıyı tehdit etmesinden, evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunulduğu; Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlığın nitelendirilmesinin davalının dava dışı eş ile birlikte davacıya yönelik ve bütün olarak aldatma mahiyetindeki davranışlarının bulunup bulunmadığı, fikir birliği içerisinde davacıyı kandırıp kandırmadığı, aldatma olayına bağlı olarak davalının davacıyı rahatsız edip etmediği, şayet rahatsız etmiş ise davalının eyleminin davacı açısından kişilik hakkı ihlali oluşturup oluşturmadığı ve manevi tazminat gerektirip gerektirmediği noktalarında toplandığı şeklinde belirtildiği, davacının evlilik dışı çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasına değinilmemekle bu haliyle uyuşmazlık nitelendirilmesinin eksik bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eşler arasındaki sadakat yükümlülüğüne ilişkin zarardan asli olarak sorumlu tutulamayacağı ve davalının aldatma olayına bağlı olarak davacıyı sürekli aradığı, işyerine giderek davacıyı rahatsız ettiği, davacının davalının tacizlerinden kurtulmak amacıyla taşınmak zorunda kaldığına ilişkin iddiaları bakımından tanık dinlendiği, dosya kapsamı itibariyle davacının bu iddialarını ispatlar mahiyette delil bulunmadığı ve tanık beyanında belirtilen hususların da manevi tazminatı gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacının anılan iddialar ile kişilik haklarının ihlaline ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetli ve yerindedir. Ne var ki, davacı tarafın talebinin sadece sadakat yükümlülüğünün ihlali ve davalı tarafın davacıyı tehdit ve rahatsız etmesi iddialarına dayanmayıp evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasına da dayandığı açık ve kesindir. Bu durumda, mahkemece, evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasından kaynaklı kişilik hakkı ihlaline ilişkin manevi tazminat istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu iddia değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!