Anahtar kelimeler: Yazma Durdurduğunu Alternatif Satımdan Çözüm Sunmuş Esaskarar İtirazda Başlattığını Bulunarak

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZMA TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davacı alacaklı müvekkili davalı aleyhine, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve davalı 15.04.2025 tarihinde takibe itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, bunun üzerine taraflarınca itirazın hükümden düşürülmesi amacıyla öncelikli olarak ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuş arabuluculuk faaliyetlerinin neticesinde borçlu tarafla herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, işbu 28.05.2025 tarihli anlaşamama tutanak aslını dilekçe ekinde mahkemenize sunduklarını, taraflarınca dava şartı arabuluculuk alternatif çözüm yolunun tüketilmesi ve bu yoldan sonuç alamamamız üzerine ödeme emrine itirazın hükümden kaldırılması maksadıyla itirazın iptalini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, borçlunun davalının ödeme emrine itirazı hukuki mesnetten yoksun olup gerçeği yansıtmadığı gibi kötüniyetli ve alacağımızın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, müvekkil şirketin davalı borçludan 57.985,65 TL tutarında ticari ilişkiye dayalı, ... numaralı ve 57.222,55 TL bedelli fatura sebebiyle alacağı mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye ait fatura dilekçe ekinde sunulduğunu, buna rağmen davalı borcunu ödemediğini, yapılan icra takibinde borçluya, ödeme icra emri gönderildiğini ve buna karşılık davalı itirazda bulunduğunu, davalının itirazı herhangi bir makul gerekçeye dayanmamakta olup aslında icra takip sürecini yavaşlatmaya yönelik olduğu açık olduğunu, nitekim düzenlenen fatura konusu alacak müvekkil şirketin ticari defterlerinde mevcut olduğunu, aynı şekilde davalı borçlu şirketin ticari defterleri incelendiğinde de takibe dayanak faturanın konusunu oluşturan ticaret ilişkisine dair kayıtların mevcut olduğu görüleceğini, ayrıca takibine dayanak olan faturaya yönelik sekiz günlük itiraz süresi içerisinde borçlu tarafından bir itirazda bulunulmadığını, böylece fatura kesinlik kazanmış olup ticari ilişkinin varlığına karine teşkil ettiğini, davalı taraf eğer ki takip dayanağı faturanın herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığı veya takip konusu alacağın aslında mevcut olmadığı yönünde iddialara sahipse bu iddiaları ispatlamakla mükellef olduğunu, nitekim ttk m.21/2’de de fatura alan kişinin fatura içeriğine sekiz gün içerisinde itirazda bulunmaması durumunda fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı hükme bağlandığını, bu hükümden de anlaşılacağı üzere süresi içerisinde itirazda bulunulmayan fatura içeriği hakkında alacağın mevcut olmadığı yönündeki iddiaların ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğunu, bu sebeple mahkemece takibe konu faturaların hükme esas alınması ayrıca söz konusu bu faturaya karşı ispat yükünün davalı tarafta olduğuna ilişkin gerekli hukuki tanının konulmasını talep etme ihtiyacı yine tarafımızca hasıl olduğunu, icra takibinde söz konusu fatura sunulmuş olmasına rağmen davalı borçlu haksız ve kötü niyetli bir itirazda bulunarak takibin durmasına sebep olmuştur. Takip konusu alacak likit olduğunu, çünkü borçlu ödeme emri ile kendisinden istenen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda olduğunu ve buna rağmen itiraz ettiğinden dolayı itirazında haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır.Konya . İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; . Davacı Şirketin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davacı Oğuzlar Demir Profil Gıda ve Zirai Ürünler San. Tic. Limited Şirketi'nin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, Davacı Şirket Ticari Defterlerinde, Davalı 120.42.04462 nolu hesapta izlendiği, Taraflar arasındaki Ticari ilişkinin 05.04.2025 tarihinde başladığı, davacının düzenlediği 05.04.2025 tarihli 57.222,55 TL bedelli Faturanın defterde kayıtlı olduğu, Davalı tarafın Fatura bedelini ödemediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 57.222,55 TL alacağının olduğu rapor edilmiştir.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı)."Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu faturadan kaynaklı davacı firmanın davalıdan 57.222,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2018 Tarih ve... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı değerlendirilmekle Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 57.222,55-TL üzerinden aynı hal ve şartlarla devamına, takipten önce işlemiş faiz yönünden istemin REDDİNE, kabul edilen miktardaki alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktarın %20'si olan 11.444,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 57.222,55-TL üzerinden aynı hal ve şartlarla devamına, takipten önce işlemiş faiz yönünden istemin REDDİNE,2-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 11.444,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.908,87-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 700,32-TL peşin harç ve 289,93 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 2.918,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 700,32 TL peşin harç ve 289,93 -TL icra takip harcı olmak üzere toplamda 1.605,65-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (57.222,█████.985,65) hesaplanan 4.539,46-TL'sinin davalıdan alınarak, 60,54-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından karşılanan 90,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.177,50-TL nin haklılık oranına göre (57.222,█████.985,65) 4.122,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026Katip Hakim