Anahtar kelimeler: İnmesinden Kapora Rezervasyonları Dekont Nde Konaklama Yangının Şahsi Gönderdiğini Limited

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████BİRLEŞEN DAVADADAVA
: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., ... ... ... ... Ticaret Limited Şirketi adına kendi şahsi banka hesabından davalı ...'a düzenlenecek tur-gezi için ... TL kapora bedeli gönderdiğini, şirket bir tur şirketi olup takibe ve davaya konu ... tarihli dekont ile müvekkili tarafından davalı ... adına ... ... ...'nde konaklama karşılığında ... TL kapora bedeli olarak gönderildiğini, müvekkilinin, ... tarihinde çıkan ve devam eden yangının yerleşim yerlerine kadar inmesinden kaynaklı olarak müşterilerin yapmış oldukları rezervasyonları iptal ettiklerini ve kısa zamanda başkaca müşteri bulunamadığı için otelde konaklama yapılamayacağını belirterek kapora bedeli olarak göndermiş olduğu ... TL'nin iadesini talep ettiğini, fakat davalı ... iade işleminin yapılamayacağını belirttiğini, bunun sonucunda müvekkil davalı yan adına ... TL değerinde ... tarihinde Kumluca İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattığını, böyle bir borcun müvekkili hesabına ödenmediğinin ispatı için müvekkilinin banka hesaplarına bakılmasını ve tanık olarak ... ... dinlenilmesini talep ettiğini, davalı taraf Kumluca İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyasına ... tarihinde müvekkili adına böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek borca,işletilmiş faize,faiz oranına,takibe ve ödeme emrine itiraz etmiş ve takip durduğunu, davaya konu borç, davalının yetkilisi bulunduğu ... ... ...'ne ait olup yalnızca kapora bedeli olarak verilen ücretin alınamayacağından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edip takibi sürüncemede bırakmak niyetinde olduğunu, davalı tarafa ödenen bedelin bağlanma parası olup cayma parası olarak ödenmediğini, ayrıca cayma parasının tarafların imzalamış olduğu otel sözleşmesinde düzenlenmiş olması gerektiği belirterek, müvekkili adına, takibe haksız yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, haksız ve mesnetsiz yere borca itiraz eden borçlunun dava konusu alacağın yüzde %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkile kapora gönderildiği iddiasını kabul etmediğini, dilekçesinde anlatmış olduğu kapora gönderme,rezervasyon iptali gibi hususları kabul etmediğini, davacı taraf borcunu ödediğini, bu kere göndermiş olduğu paranın iadesini talep etmekte olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere dekontta açıklama yok ise bu borç ödeme olarak kabul edilmekte olduğunu, burada davacı taraf borcunu ödediğini, davacı tarafın tanık dinletme talebine de muvafakatleri olmadığını, alacak miktarı senetle ispat sınırında olduğunu, bu sebeple tanık dinletilme talebini de kabul etmediklerini, bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyaya cevaba cevap dilekçesi sunulduğu görüldü.Birleşen dosyada davacı vekii dava dilekçesinde özetle; ... hizmetleri sunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket, ... ... ... isimli otelden ileri bir tarihte hizmet almak amacıyla bağlanma parası ödediğini, bağlanma parası,... ... ... isimli otelin mülk sahibi olan ...'a ait banka hesabına gönderildiğini, müvekkili, ..., ...'ın hesabına ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere iki farklı bağlanma parası gönderdiğini, tur şirketinin hizmet almak istediği gün yaklaştığında ... ağaç evlerinde yangın çıktığını ve geziye katılmak isteyen müşteriler korktuğunu, müşterilerin ilgili otelden sigorta talep ettiğini ancak ... ... ... yetkilisi ve aynı zamanda mülkiyet sahibi ... geziye katılmak isteyen müşterilere sigorta yapmayı reddettiğini, müvekkili şirket, kendi kusurundan kaynaklanmayan bu sebeplerden ötürü otel ile olan anlaşmasından dönmek istediğini ve daha öncesinde davalı tarafın hesabına göndermiş olduğu bağlanma parasının iadesini talep ettiğini, fakat davalı ... iade işleminin yapılamayacağını belirttiğini, bunun sonucunda müvekkil davalı tarafa Kumluca İcra Dairesi'nin ... /... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, karşı taraf ücret iadesini yapmadığını, başlatılan icra takibine böyle bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle ... tarihinde haksız yere itiraz etmiş ve kötü niyetli bir şekilde icra takibinin durdurduğunu, müvekkili tarafından aldığı ödemeyi geç iade etmek istemesi ve uzatma amacı gütmesi nedeniyle haksız ve mesnetsiz bir tutumda bulunan davalının icra inkar tazminatı ödemesi gerekmekte olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 177. Maddesine göre sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para,cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak sayıldığı, işbu hüküm uyarınca bağlanma parasının iki farklı işlevi olduğunu, sözleşmenin kurulduğuna kanıt oluşturur ve aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bağlanma parası esas alacaktan düşüleceğini, sözleşme geçersiz olduğu takdirde feri bir hak olan bağlanma parasının iadesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple ... .... ... isimli otelin bağlanma parasını iade etmesi gerekmekte olduğunu bildirerek davanın kabulü ile takip borçlusu ...'ın Kumluca İcra Dairesi'nin .. /... Esas sayılı icra takibine, faize ve ferilerine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Ticaret mahkemesi sıfatıyla Kumluca Asliye Hukuk mahkemelerinde dava ikame edilemeyeceğini, davanın Antalya Ticaret mahkemesinde ikame edilmesi gerekmekte olduğunu, yetki yönünden davaya itiraz ettiklerini, davacı tarafın müvekkiline kapora gönderildiği iddiasını kabul etmediğini, dilekçesinde anlatmış olduğu kapora gönderme, rezervasyon iptali gibi hususları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı taraf borcunu ödediğin, bu kere göndermiş olduğu paranın iadesini talep ettiğini, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere dekontta açıklama yok ise bu borç ödeme olarak kabul edilmekte olduğunu, burada davacı taraf borcunu ödediğini, davacı tarafın tanık dinletme talebine de muvafakatleri olmadığını, alacak miktarı senetle ispat sınırında olduğunu, bu sebeple tanık dinletilme talebini de kabul etmediğini, öncelikle davanın yetki yönünden reddine, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Kumluca ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ... /... Esas ve ... /... Karar sayılı kararı ile, "Asliye Ticaret davaları yönünden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE" karar verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yargılamaya ... /... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur.Kumluca İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ... TL alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Kumluca İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... Şti tarafından borçlu ... aleyhine ... TL alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda ve madde metninde isimleri tek tek belirtilen kanunlarda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir. Yine maddeye göre her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına bakılmaksızın ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Aynı yasanın tacir tanımını yapan 12. Maddesine göre; Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.Mahkememizce davacı ... ve davalı ... ... tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Gelir İdaresi Başkanlığı ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış olup, ... Vergi Dairesinden gelen cevapta davacı ...'un şirket ortaklığı haricinde mükellefiyet kaydı bulunmadığı, ... Vergi Dairesinden gelen cevapta davalı ... ... ... -... yılları arasında kendisine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi faaliyetinden mükellef olduğu, ilgili tarihten itibaren herhangi bir vergi kaydı bulunmadığı, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün gelen yazı cevabında tarafların unvanı altında firma kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar odası yazı cevabında ise yine tarafların adına herhangi bir kaydın olmadığı, dolayısıyla davacı ... ve davalı ...'ın tacir olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacılar tarafından ödenen kapora bedelinin iadesi talebinden kaynaklanmaktadır. Davacı, tur-gezi için davalıya gönderdiği ... TL kapora bedelinin yangın nedeniyle rezervazyonun iptali ile otelde konaklama yapılmadığından iadesini talep etmektedir. Dolayısıyla eldeki dava konusu itibariyle ticaret kanununda yer alan herhangi bir düzenlemeden kaynaklanmamaktadır. Birleşen dosyada davacı tacir olup ticari işletmesini ilgilendirse de, davalının ve asıl dosyada hem davalının hem davacının tacir olmadığı, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmayıp görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosya yönünden karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Mahkememizin asıl ve birleşen dosya yönünden görevsiz olması nedeniyle, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, karar (İstinaf incelemesi sonucu) kesinleştiğinde (veya İstinaf edilmeksizin kesinleşip merci tayini yolu ile mahkememizin görevsiz olduğu tespit edildiğinde) ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Kumluca ... . Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,2-Yargılama giderlerinin 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemece takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine,3-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya iadesine,4-Kararın İstinaf yoluna gidilmeksizin kesinleşmesi halinde Kumluca ... . Asliye Hukuk Mahkemesince de daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya BAM ... . Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 345. Maddesi gereğince (2) iki hafta içinde ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır