Anahtar kelimeler: Desteği Vefat Kazasında Sürücüsü Kalmak Sevk Şimdilik Kaydıyla Fazlaya Kesinlik
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E.-█████████ K.
İLK DERECE
MAHKEMESİ
: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas-█████████ Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla sigortalı bulunan dava dışı araç sürücüsü ... .... sevk ve idaresindeki aracın 21.12.2016 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazasında davacıların desteği olan ...... vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 300,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere alınarak müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 19.08.2019 tarihli kusur raporunda; sürücü ......... kusursuz, müteveffa yaya ..........n davranış faktörlerinin %100 oranında etken olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davaya konu trafik kazasının; hakkında kusuru bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verilen sigortalı araç sürücüsünün yönetimindeki kamyonet ile olay yerine gelip apartman önünde, aralarında müteveffanın da bulunduğu aile mensuplarından oluşan yolcularını indirdikten sonra yeniden hareket ettiği sırada, annesiyle birlikte araçtan inen 2 yaşındaki müteveffanın, annesinin elinden kurtulup aracın manevra alanına girmesi neticesinde meydana geldiği, Ankara ATK'nın 22.02.2017 tarih ve İstanbul ATK'nın 19.08.2019 tarihli bilirkişi raporlarında, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, bu bilirkişi raporlarının aksine görüş bildiren 16.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise aracından inen küçük çocuğun araçtan güvenli mesafe uzaklaştığını tespit ederek aracını hareket ettirmemesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edildiğinin anlaşıldığı ancak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede, kazanın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin sözü geçen ATK raporlarını benimseyerek sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığına ilişkin kabul şeklinde oluşa, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, her ne kadar yaşı küçük çocuğa kusur izafesinin doğru olmadığı ve çocuğun gözetiminden sorumlu olan kişinin kazada sorumlu olduğu görülmekte ise de sigortalı araç sürücüsünün gerçekleşen kazada kusuru bulunmadığından, trafik sigortacısının da sorumluluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin 3.kişi konumunda olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu zira 13.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda sürücüye %50 kusur verildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!