Anahtar kelimeler: Dosyayla İlişkiden Yanca Yazim Katip Menfi Diyarbakir Diyarbakır Faturalara Borcun

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca davacı hakkında, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu ve .....tarih .....nolu faturalara dayalı olarak Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....E sayılı dosyayla genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, yapılan takip haksız olmakla birlikte, borcun nedeni olarak gösterilen faturalara konu malların/ürünlerin davacıya teslim edilmediğini, söz konusu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının borçlu olmadığının tespiti ile anılan takibin iptaline karar verilmesi gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle, söz konusu faturalardan yahut sair bir alım-satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının dayandığı faturalara konu mallar/ürünlerin davacıya teslim edilmediğini, davalının tek taraflı olarak düzenlediği faturalardan dolayı davacının borçlu olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olamayacağını, işbu uyuşmazlığın çözümü için tarafımızca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, .....tarihli anlaşmama son tutanağı düzenlenlendiğini, TTK'ya göre, fatura düzenleyecek olan tacirin ticari işletmesiyle ilgili mal satmış, mal imal etmiş, iş görmüş ya da menfaat temin etmiş olması gerektiğini, faturanın düzenlenebilmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığının gerektiğini, düzenlenmiş olan faturanın sözleşmenin kurulması ile ilgili değil ifa edilmesi aşamasıyla ilgili olduğundan, taraflar arasındaki akdi ilişkinin yalnızca fatura ile ispatı da mümkün olmadığını, taraflar arasında söz konusu faturalara konu mallara/ürünlere dair herhangi bir alım-satım söz konusu olmamasına rağmen, davalı tarafça haksız ve mesnetsiz şekilde takip dayanağı faturalar tanzim edildiğini, her ne kadar davacının takibe/borca itiraz süresini kaçırması nedeniyle takip kesinleşmiş ise de bu durumun anılan borcun ya da takibe dayanak faturaların davacı tarafça kabul edildiğini ifade etmediğini, davalı tarafça, tek taraflı olarak düzenlenmiş bulunan faturaların içeriklerinde belirtilen malların, gerçekten de davacı tarafından satın alındığına dair hiçbir delil söz konusu olmadığını, yalnızca davacının isminin yazılmasının, bu faturalara HMK'da belirtilen yazılı belge niteliğini kazandırmayacağını, bahse konu faturalarda davacının imzası bulunmadığı gibi, bu neviden faturaların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesine herhangi bir engel bulunmadığını, davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu faturaların hukuken itibar edilebilir delillerden olmadığı, bu neviden belgelerin istenen kişi adına düzenlenmesinin her zaman mümkün olduğu da gözetilerek, davacının anılan faturalardan dolayı borçlu olmadığını, davalının herhangi bir mal satmadığını ve dolayısıyla davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını bildiği halde usulsüz olarak tanzim ettiği faturaları kötüniyetli olarak takibe koyduğunu ve davacının icra tehdidiyle karşı karşıya kalmasına ve ticari itibarının sarsılmasına, maddi olarak zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının, aralarında herhangi bir akdi ilişki olmaksızın satmadığı mallara ilişkin fatura tanzim edip bunun tahsili için icra takibine geçmesinin, davalının işbu takipte kötüniyetli olduğunu açıkça ispat ettiğini, bu nedenle davalı alacaklı aleyhine takip konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacı söz konusu icra takibine itiraz süresini kaçırdığından, davalı yanca anılan takip kesinleştirildiğini ve anılan dosya kapsamında haksız şekilde davacının taşınır-taşınmaz malları ile hak ve alacakları hakkında haciz işlemleri yapıldığını, davacı söz konusu hacizler nedeniyle ticari faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiş olup, telafisi mümkün olmayan maddi zararlara uğradığını, davacının mağduriyetinin artmaması ve daha fazla uzamaması adına, dava süresince gerekirse teminat mukabilinde anılan takibin tedbiren durdurulmasına, dosyada uygulanan hacizlerin kaldırılmasına veya dosya alacağının davalı alacaklıya ödenmemesine, izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile takibin durdurulmasına, uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, takip konusu yapılan .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu, .....tarih .....nolu ve .....tarih .....nolu faturalardan (ve varsa diğer faturalardan) dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalının elektronik tebligat adresine tebliğ edilmiş ancak davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasında takibe konulan faturalar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) ve takibin iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili ....tarihinde UYAP sisteminden sunduğu dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK'nın 307 ilâ 312. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir.
İzah edilen nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, 732,00 TL maktu harcın 1/3 ü oranında hesaplanan 244,00 TL harcın peşin alınan 11.984,06 TL harçtan düşümü ile artan 11.740,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Gider avansından artan kısmın Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!