Anahtar kelimeler: Yazim Layihalar Sevk İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye İdaresindeki Yoluyla

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi Davalı ... vekili ile Davalılar ... ve ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:16.07.2019 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin, ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmasıyla yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Çeşme 1.ACM'sinin ███████ E sayılı dosyasında yargılamanın derdest olduğunu, ATK raporuna göre müvekkilinin tali kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin sol bacağında parçalı 4 kırık, el bileğinde kırık ve üst çene kemiğinde kırık meydana geldiğini, bacağının ve el bileğinin sakatlığından dolayı çalışamaz hale geldiğini ve işini bırakmak zorunda kaldığını, müvekkilinin geçirdiği ameliyatlar ve devam eden tedavi süreci nedeniyle büyük acı ve ızdırap çektiğini belirterek 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan tahsiline, HMK 107 maddesi gereğince 1.000,00-TL geçici işgöremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri, 524,00 TL muayene ücreti, 8.500,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının kaza tarihi 16.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile 1.000 TL talep ettikleri geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararını 64.667,00TL arttırarak 65.667,00 TL, 8.500 TL talep ettikleri maddi tazminat alacağını 240.576,32 arttırarak 249.076,32 TL, 500 TL talep ettikleri bakıcı giderini 1.329,03 TL arttırarak 1.829,03 TL, 524 TL talep ettikleri tedavi giderini 196,22 TL arttırarak 720,22 TL olarak toplam 306.768,57 TL talep arttırımı yaptıklarını, 16.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının sunduğu %4 oranlı maluliyet raporu üzerinden 23.10.2020 tarihinde 21.877-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın esastan reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın "belirsiz alacak" nevinde ikame edilmesinin de usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının 0,45 promil alkollü olduğunu, SGK dan gelir sağlayıp sağlamadığının da tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
CEVAP
:Davalı ... █████/2020 tarihli duruşmada;davacı motosiklet sürücüsünün fren yapıp hızını yavaşlatmadığından kazanın gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ...’e ait olan ve davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan .... plakalı kamyonetin sol yan kısımlarına çarpması sonucu dava konusu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulu’nun 28.09.2022 tarihli raporuna göre %7 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayacak, 4 ay iş ve gücünden kalacak ve 1 ay bakıma ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, kazanın oluş şekline uygun olan ve Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ███████ E ████████ K sayılı 26.07.2019 tarihli kesinleşmiş mahkumiyet kararına esas alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 10.09.2021 kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalı sürücü ...’in %80 oranında asli kusurlu, davacının ise gerek motosiklet kullanırken koruyucu ekipmanları takmaması gerekse kavşağa yaklaşırken seyrini her an tedbir alacak şekilde ayarlamaması nedeniyle %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra 23.10.2020 tarihinde yapılan 21.877,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin davacının sürekli iş göremezlik zararını karşılamadığı, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin makbuz hükmünde olduğundan güncellenmeden hesaplanacak sürekli iş göremezlik zararından mahsup edilmesi gerektiği, davacıya SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı,1.348,87 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, sürekli iş göremezlik tazminatının bilirkişinin 03.05.2023 tarihli raporundaki hesaplamalara göre 270.953,32 TL, geçici iş göremezlik zararının 19.251,48 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 720,22 TL, bakıcı ücretinin 1.829,03 TL olduğu, davacının %20 oranındaki müterafik kusuruna isabet eden tutarlar indirildiğinde davacının sürekli iş göremezlik zararının 216.762,66 TL olup, sigorta şirketi tarafından yapılan 21.877,00 TL kısmi ödeme mahsup edildiğinde bakiye sürekli iş göremezlik zararının 194.885,66 TL, geçici iş göremezlik zararının 15.401,18 TL olup, SGK tarafından ödenen 1.348,87 TL mahsup edildiğinde bakiye geçici iş göremezlik tazminatının 14.052,31 TL, tedavi gideri zararının 576,18 TL ve bakıcı ücreti zararının 1.463,22 TL olduğu, davacının 18.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ve bedel artırım dilekçesindeki talep sonucu bölümünde sürekli iş göremezlik yönünden yapılan çelişkinin giderilmesi ve talep sonucunun açıklanmasına ilişkin 24.12.2023 tarihli dilekçesi ile 65.667,00 TL geçici iş göremezlik, 249.076,32 TL sürekli iş göremezlik, 1.829,03 TL bakıcı ücreti, 720,22 TL tedavi gideri isteğinde bulunduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve 216.762,66 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının kişi başına sakatlama/ölüm teminatı olan 360.000 TL teminat limiti kapsamında, 14.052,31 TL bakiye geçici iş göremezlik, 576,18 TL tedavi gideri ve 1.463,22 TL bakıcı ücreti zararlarının ise kişi başına sağlık gideri teminat limiti olan 360.000,00 TL dahilinde kaldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 216.762,66 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.052,31 TL bakiye geçici iş göremezlik, 576,18 TL tedavi gideri ve 1.463,22 TL bakıcı ücreti olmak üzere toplam 232.854,37 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 14.10.2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının sürekli maluliyeti ile sonuçlanan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün asli davacını tali kusurlu olması, davacının maluliyeti oluşacak şekilde yaralanması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının, yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı Davalı ... vekili ile Davalılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ...Ş. vekili, hükmedilen tazminat tutarının hatalı olduğunu, kararda davalı sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının sürekli iş göremezlik zararının 216.762,66 TL olup, müvekkili şirket tarafından yapılan 21.877,00 TL kısmi ödeme mahsup edildiğinde bakiye sürekli iş göremezlik zararının 194.885,66 TL olduğunun kararda tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün %80 kusur oranı doğrultusunda ve müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin düşümü neticesinde davacının sürekli iş göremezlik hak edişi 194.885,66 TL olmasına karşın, mahkemece 216.762,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, kusur indirimi yapılmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesince yapılan ve hükme esas alınan kusur değerlendirmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli oranda davacının ise tali oranda kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının %100 olarak esas alındığını, davacı sürücünün %20 kusurlu olduğu belirtilerek indirimi yapılmış olsa da bu kusur indiriminin müterafik kusur indirimi olduğunun belirtildiğini, müterafik kusur ile kusurun farklı olduğunu, bu nedenle öncelikle oransal olarak kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenmesi adına 3 farklı maluliyet oranı tespit edildiğini, 24.7.2020 tarihli İzmir Bozyaka E.A. Hastanesi tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda davacının %4 oranında kalıcı maluliyeti olduğu, 09.07.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda ise %2 kalıcı maluliyet oranı belirlendiğini, 03.10.2022 tarihili ATK raporunda ise %7 kalıcı maluliyet oranı belirlendiğini, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu tarafında düzenlenmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ceza dosyasındaki kusur oranlarına bağlı kalınarak kusur oranı belirlenemeyeceğini, kaza tespit tutanağında davacı tarafın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı belirsiz olup öncelikle bu durumun tespitini, daha sonra koruyucu tertibatın takılı olmaması halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, SGK hizmet dökümünden görüleceği üzere kazadan sonra davacının yalnızca 3 ay çalışmadığı, bu yönde bir belge dosyaya kazandırılmadan geçici iş göremezlik yönünden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının gelir getirici bir işte çalışmıyor olması ve aktif açlışması bulunmaması nedeni ile geçici iş göremezlik taleplerinin reddi gerektiğini, hesaplamada %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, kararda faiz başlangıç tarihi olarak kaza tarihi olan 16.07.2019 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, dosyaya sunulu raporun esas alınması halinde de yine maluliyet oranının belirlenmiş olması rapor tarihinde mümkün olduğundan ancak 03.10.2022 tarihinden sonra faize hükmedilebileceğini belirtmiştir.
Davalılar ... ve ..., davacının alkollü olarak bu kazaya sebebiyet verdiğini, yapılan maddi ve manevi yardımlarının dikkate alınmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle davacıda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminatın karşı araç maliki, sürücüsü ve ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile yaralanan davacının cismani zararından davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Somut olayda davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların kusur durumun tespiti önem arz etmektedir. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılacak bilirkişi raporunun açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle tarafların kusur oranlarının herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık ve net bir şekilde tespiti gerekmektedir.
Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. (TBK 74) maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK'nın █████/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - █████████ K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. (Yargıtay 17. HD'nın █████/2016 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Bu durumda ceza dosyasında alınan kusura ilişkin tüm bilirkişi raporları da dikkate alınarak, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının trafik bilirkişisi tarafından herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık ve net bir biçimde belirlenmesinden sonra davalıların tazminat sorumluğunun belirlenmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasında isabet bulunmadığı, bu yönüyle davalı taraf vekillerinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyetine ilişkin 150/1-a maddesi gereğince motosiklette bulunanların kullanması zorunlu olan koruyucu ekipmanın davacı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, davacının bacağından ve el bileğinden yaralandığı yönündeki iddiası dikkate alındığında davacının yaralanması ile söz konusu koruyucu ekipmanların kullanılmaması arasında herhangi bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Bilirkişisinden rapor alınarak, varsa meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E - █████████ K. sayılı ilamı)
Öte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın █████/2019 tarih ve █████████ E. - ██████████ K. sayılı ilamı)
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu olaya ilişkin Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ███████ E ████████ K sayılı dosyasında hükme esas alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 10.09.2021 tarihli kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalı sürücü ...’in %80 oranında asli kusurlu, davacının ise gerek motosiklet kullanırken koruyucu ekipmanları takmaması, gerekse kavşağa yaklaşırken seyrini her an tedbir alacak şekilde ayarlamaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, davacının sürekli iş göremezlik zararından %20 oranında indirim yapılmış ise de, kusur ve müterafik kusur kavramlarının birbirinden farklı kavramlar olduğu, kusur, zarara yol açan failin hukuka aykırı davranışını ifade ederken; müterafik kusurun zarara uğrayan kişinin kendi özensiz davranışı ile zararın oluşmasına veya artmasına katkıda bulunması olduğu, dolayısıyla mahkemece davacının somut olayda TBK'nun 52. maddesi gereğince herhangi bir müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, bu durumun davacının yaralanması ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının yukarıda açıklandığı üzere usulünce araştırılmaksızın, tespit edilen davacının %20 oranındaki kusurunun müterafik kusura mı, yoksa kusura mı ilişkin olduğu tespit edilmeden, bu hususta tereddüt yaratan yerel mahkeme değerlendirmesinde isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan mahkemenin karar gerekçesinde, davacının %20 oranındaki müterafik kusuruna isabet eden tutar indirildiğinde, davacının sürekli iş göremezlik zararının 216.762,66 TL olup, sigorta şirketi tarafından yapılan 21.877,00 TL kısmi ödeme mahsup edildiğinde bakiye sürekli iş göremezlik zararının 194.885,66 TL olduğu belirtilmiş ise de, hükmün 1 nolu fıkrasında davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 216.762,66 TL olduğu belirtilerek, gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında açık çelişki yaratıldığı, bu durumun HMK'nun 297. Maddesine de aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, davalı ... poliçe limiti ile sorumludur. Davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde kaza tarihi itibariyle teminat limitinin belirlenmesi gerektiği, poliçenin düzenlenme tarihinden sonra, yani kaza tarihi itibarıyla limitin yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni limit üzeriden geçerli olacağı, hükmün infazında tereddüte neden olmaması amacıyla poliçe limitini aşmayacak şekilde poliçe limiti belirtmek suretiyle davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi; her bir davacı yönünden kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altında kalması halinde ise oran yapılmaması gerekmektedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekili ile Davalılar ... ve ... istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!