Anahtar kelimeler: Kpss Başarı Sınavda Sınavı Performansı Öğretmen Seçme Sorularını Nezdinde Göstermek

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas – █████████ KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 22. Asliye Hukuk MahkemesiTARİH : 23.02.2021SAYISI : ███████ Esas – ███████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı bakanlık nezdinde öğretmen olarak görev yapan davalı ...’un Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 2010 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sorularını hukuka aykırı şekilde temin ederek sınavda gerçek olmayan bir başarı performansı göstermek suretiyle diğer adayların önüne haksız olarak geçtiği ve bu sayede düzenlenen sonuç belgesine istinaden görevine atandığı, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının 07.12.2010 tarihinde atandığı ve görev yaptığı süreden uzaklaştırılmasına kadar geçen sürede davacıya ödenen maaş, ek ders ücreti ve diğer ücretlerin haksız olarak ödendiğinin kabulü gerektiğini belirterek davacıya yapılan ödemelerden dolayı oluşan 248.637,34 TL kamu zararının her ödeme için ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'un 10.07.2010 tarihinde yapılan KPSS'deki soruları temin etmesi suretiyle usulsüz başarı elde ettiği ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, söz konusu sınav sonucu ile bağlantılı olarak davacı idare tarafından atandığı öğretmenlik görevinin gereğini yerine getirdiği, bu nedenle kendisine ödenen maaş, ek ders ücreti ve diğer ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden iadesi isteminin kabule şayan olmadığı, iadesi istenen ücretlerin verilen hizmet karşılığı olduğu, davalının söz konusu göreve atanması sürecinde davacının gerekli özeni göstermeyerek usulsüz elde edilmiş başarı belgesini esas alarak atama yapmak suretiyle davalıdan hizmet aldığı, salt davalının ceza mahkemesince kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle hizmet karşılığı yapılan ödemenin iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden, davalının Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak görev yapabilmeye haiz eğitim ve diplomaya sahip olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup davalının öğretmen olarak ataması yapıldıktan sonra KHK ile ihraç edildiği tarihe kadar yaklaşık 8 yıl süresince görev yaptığı, bu süre içerisinde görevini gerektiği gibi yerine getirmediğine dair bir iddiada bulunulmadığı, Anayasanın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağı uyarınca ücret ödenmeden çalıştırmak yasak olup davalının her ne kadar KPSS'de sınav sorularını önceden elde etmek suretiyle sınavda başarılı olduğu anlaşılmış ise de, davalının öğretmen olarak görev yapabilme eğitimine sahip olduğu, davalının ataması yapıldıktan sonra eğitimine uygun şekilde emek ve mesaide bulunduğu, kendisine ödenen maaş ve ücretlerin fiili çalışmasının karşılığı olduğu, bu nedenle davalıdan iadesi talebinin yerinde olmadığı ve İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesinde davalının mahkumiyetine ilişkin verilen kararın gerekçesinde alınan ücretin haksız menfaat niteliğinde olduğu yönündeki belirlemenin mahkemece göz ardı edildiğini, davaya konu Kamu Personeli Seçme Sınavının (KPSS) 10.07.2010 tarihinde yapıldığını, sınav öncesinde soruların e-mail yolu ile ilişki ve iltisaklı bulunan adaylara ulaştırıldığını, bu adaylardan davalı ...'un FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu, çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından davalıya verildiğini ve davalının sınavda bu şekilde başarı sağladığını, bu sayede düzenlenen sonuç belgesine istinaden kamu kurumuna atandığını, davalının atamasının haksız ve hileli olması nedeniyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğunu, davalının ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucu mahkumiyetine karar verildiğini, haksız menfaat temin edilmesinin kamu zararını oluşturduğunu, kişinin kurumda fiilen çalışarak hizmet üretmesinin elde ettiği kazancı haksız olmaktan çıkarmayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinın hukuka ve mevzuata aykırı bir karar olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının, 2010 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sorularını hukuka aykırı şekilde temin ederek (FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından sızdırıldığı belirtilen 2010 KPSS sorularını) sınavda gerçek olmayan bir başarı performansı göstermek suretiyle diğer adayların önüne haksız olarak geçtiği ve bu sınav sonucu haksız şekilde memuriyete atandığı iddiasına dayalı olarak ödenen maaş ve diğer ücretler nedeniyle oluşan kamu zararının tahsili istemine ilişkindir1.Dosya kapsamından; Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamı ile davalı ...'un, silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üyeliği suçunu işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi uyarınca ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle aynı Kanun'un 158/1-e-son maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 17.07.2020 tarihli, █████████ esas ve ████████ kararı sayılı ilamı ile, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf talebinin temyiz yolu açık olarak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf talebinin ise hükmolunan ceza miktarı nazara alınarak kesin olarak esastan reddine karar verildiği, mezkûr karara yönelik temyiz talebi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli, █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davalı hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve temyiz incelemesi sonucu onanmasına karar verilen beraat hükmünün kesinleştiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2025 gün ve █████████ sayılı itiraz yazısında, İlk Derece Mahkemesinin sanık ... hakkındaki "Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık" suçuna ilişkin kararında; sanığın, örgütsel faaliyet çerçevesinde ele geçirilen sınav sorularını örgüt mensubu olması sayesinde sınav öncesi temin ederek sınavda başarılı puan alabildiği kabulüyle mahkûmiyet kararı verildiği, ancak sanık hakkında aynı eylem ve gerekçelerle “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçu yönünden Yargıtay bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen ve kesinleşmiş beraat kararının mevcut olduğu göz önüne alınarak, aynı eylemleri ile ilgili “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” suçundan örgütsel bağlantısı sayesinde soruları önceden temin ettiği kabulüyle verilen mahkûmiyet kararı bakımından yeniden değerlendirme yapılarak hüküm tesisi gerektiği, bu kapsamda kesin nitelikteki esastan ret kararında sanık lehine olacak şekilde kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hata olduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, bunun üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 02.07.2025 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamı ile Dairenin 17.07.2020 tarihli, █████████ esas ve ████████ sayılı kararından sonra, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.03.2025 gün ve ... nolu itirazının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 308/A maddesi gereğince kabulü ile ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi'nin 17.07.2020 tarihli, █████████ esas ve ████████ sayılı kararının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu bakımından kaldırılarak yapılan inceleme sonucu; Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı hükmünün kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden CMK’nın 280. maddesi 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dolayı sanık ...'un atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 11.Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.