Anahtar kelimeler: Smk Sınıfta Şekil Sınai Tanınmış Markanın Khk Tescilli Markalarının Markaların

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddineBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “... şekil”, “... ...”, “...”, “... ...”, “... ... şekil” markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının “...-...+ ŞEKİL” markasının 25. sınıfta tescil edildiğini, anılan markanın tescilinin davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile koruma altına alınan haklarına aykırılık taşıdığını, ayakkabı sektöründe “...” harfinin davacıyla özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde bu harf görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla ilk olarak müvekkilinin geldiğini, davalının ürünlerinde ve markasında kullandığı “...” harfinin davacının “...” logosuna birebir benzediğini, ... harfi ile ilgili yüzlerce farklı kombinasyonla tasarım yapılabilecekken davacının markasına birebir benzeyen bir ... harfinin kullanılmasının müvekkilin tanınırlığından faydalanma kastını açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek davalıya ait ██████████ sayı ile tescilli “ ...+ ŞEKİL” markasının hükümsüzlüğünü, tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılında “...” markasıyla ayakkabı sektöründe faaliyete başladığını, 2018 yılında ise ikinci marka olarak “...-...” markasıyla üretime devam ettiğini, davacının tescilli markalarında “...” harfinin diğer harflerle birlikte yazıldığını ya da “...” harfinin tek başına kullanıldığını, davacının markasındaki “...” harfinin kalın ve çerçeveli bir yazım ile çizildiğini, “...-...” markasının ise çok farklı karakterlerle yazıldığını, marka içindeki “...” harfinin değil üst kısımdaki bumerang şekli ile alt kısımdaki kuşak şeklinin belirginleştiğini, bu haliyle davacının markasıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu ██████████ sayılı “...-...” ibareli marka kapsamındaki “25. sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” ile davacının tescilli markaları kapsamındaki emtialar aynı/aynı tür olduğu, ancak iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda işaretlerin karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerektiği, davalının ayakkabı ürünleri üzerinde "...-..." ibaresi ve şekil unsuru kullanımının SMK 6/1 kapsamında yapılan karşılaştırmada davacı markaları ile benzerlik içermediği, iltibas oluşmayacağı, davalı yanca "..." ibaresi kullanılmışsa da davalının bu ibarenin yanına "..." ibaresini ve şekil unsurlarını getirerek ayırt edicilik sağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ██████████ sayılı “...-...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün önlenmesi taleplerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.